Cuma, 24 Mart 2017

The Wall Street Journal: “El Kaide mağlup olmayacaktır”

Seth G. Jones tarafından 2012’de kaleme alınan “Al Qaeda Is Far from Defeated”[1] (El Kaide mağlup olmayacaktır) başlıklı makale The Wall Street Journal haber sitesinde yer almıştı. Haberin önemine binaen “El Kaide mağlup olmayacaktır” yazısını Küresel Analiz okuyucularına sunuyoruz

“The Wall Street Journal” Amerika Birleşik Devletleri merkezli uluslararası yayınlanan günlük finans ve haber gazetesi.

New York merkezli gazetenin sahibi Dow Jones & Company şirketidir. Asya ve Avrupa versiyonları da yayımlanan gazetenin günlük sirkülasyonu 2006 yılı verilerine göre 2 milyondan fazla okuyucudur. Aynı şekilde internet okuyucu sirkülasyonu günde 931,000 kişidir.” [2] Resmi web siteleri ise şu; online.wsj.com

El Kaideyi Tekrar Düşünmek

Seth G. Jones şunları aktarmaktadır;

Usame b. Ladin’in ölümünün ardından bir yıl geçmesine rağmen, onun mensubu bulunduğu örgütün sonu henüz gözükmüyor.

Usame bir konuşmasında; kendi takipçilerinin zor ve çetin bir zamanda olduğuna değinir ve bunu Kur’an-ı Kerim’deki bir kıssa ile ifade eder. Çok iyi donanımlı Hıristiyan bir ordu filleriyle İslam’ın en kutsal mekânı olan Mekke’yi işgale ve Kabe-i Şerif’i yıkmaya gelmiştir. Fakat Ebabil kuşları pişirilmiş toprak ve taşlarla bu Hıristiyan ordusunu hezimete uğratır. Ve sonunda Hıristiyan ordusu yenilgiye uğrar.

Bin Laden ve diğer el Kaide liderlerine göre bu da gösteriyor ki kesin bir mağlubiyetle yüz yüze gelseler bile Allah onların yanındadır.

Usame’nin ölümü Amerika’da kazanılmış bir zafer olarak görülüyor. Başkan Barak Obama; “El Kaide’yi mağlup olmuş bir yola soktuk” diyerek “el Kaide’nin Yükselişi ve Düşüşü” başlığıyla sayısız makale ve kitap yazılmasının önünü açtı.

Zafer açıklamaları ve ardından gelen Arap Baharı, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki gelişmeler şunu gösteriyor ki el Kaide meselesi hala bitmiş değil.

Terörizmle Savaş Sona Erdi mi? Henüz Değil.

El Kaide Afganistan’da Amerika’ya ve onun müttefiklerine askeri açıdan maliyeti yüksek bir zarara uğrattı.

Amerika ve Nato güçleri biran önce Afganistan’dan çekilmek zorunda kalacaktır. Bu da El Kaide’ye rahat bir nefes aldıracaktır.

“El Kaide Mağlup Olmayacaktır”

Amerikan güçlerinin Usame b. Ladin’i öldürmesinin ardından bir yıl geçti. Birçok analizci El Kaide’nin yakında yerle bir olacağını düşünüyor. Şubat ayında Senato’dan ulusal istihbarat direktörü James Clapper “El Kaide’nin sadece sembolik açıdan önemini koruduğunu” söyledi.

Tabi bunlar sadece varsayımlardan ibaret. Arap baharı El Kaide’yi Ortadoğu ve Afrika’da şiddet eylemlerine sürükleyebilir. El Kaide stratejik anlamda yeni fırsatlar ele geçirebilir.

Acaba böyle bir ihtimal olabilir mi? Arap dünyasına bir bakalım.

Yemen’deki Arap kökenli El Kaide mensupları Şabweh ve Abyen’in kontrolünü ellerine almış durumdalar.

Ve yine Somali’deki El Kaide mensubu el Şebab militanları birçok saldırılar yapmaktadır.

11 Eylül 2001’den bu yana dünyanın birçok bölgesinde El Kaide yanlısı çeşitli direniş grupları ortaya çıktı. 10 yıl öncesinden bunlardan söz etmek mümkün değildi.

Son olarak, Maryland Üniversitesi Küresel Terörizm veritabanı verilerine göre, El Kaide ve iştiraklerinin, saldırılarında son birkaç yıldır artış olduğu gözleniyor. Hatta Bin Ladin’in ölümünden bu yana, El Kaide istikrarlı çalışma temposunu korumuştur. ABD hükümetinin verilerine göre, Irak’taki El Kaide önceki yıla göre Bin Ladin’in ölümünden bu yana 200’den fazla saldırı yapmıştır.

Bütün bu olanlar şunu açık bir şekilde göstermektedir; El Kaide gücünü kaybetmiş durumda değil ve birçok liderini kaybetmesine rağmen mağlup olmuş görünmüyor.” [3]

Batı’nın Algısındaki Yanlışlık

Bütün bu açıklamalardan şunu anlıyoruz. Batı öncelikli olarak kendi iç muhasebesini yapmak yerine El Kaide’yi ya da diğer direniş gruplarını yok edilmesi gereken terörist organizasyonlar olarak görüyor. Bu algılama içine girerken bu savaşın gerçek nedenlerini gözden kaçırıyor. Bir taraftan bütün dünyayı sömürge alanı haline getiren Batı, diğer taraftan Ortadoğu ve Afrika kıtasında oluşturduğu sefaleti, meydana getirdiği iç savaşları, siyasi istikrarsızlığı, ekonomik geri kalmışlığı görmezden geliyor. Gelir dağılımındaki adaletsizleri, Batılıların hayat standartları ile Doğu halklarının hayat standartları arasında büyük uçurumların olduğunu görmezden geliyor. Batı bütün bu olanları görmezden geldiği müddetçe savaş kaçınılmaz bir vakıa olarak karşısına çıkacaktır.

Bütün bunların yanında gözden kaçırdığı en ciddi meselede Batı’nın çarpık inanç anlayışı ile İslam ümmetinin ahvalini asla anlayamayacağıdır. Bunun yanında Allah’a olan bağlılığın, dinine gösterilen sadakatin boyutlarını hiçbir analiz merkezi, sosyolog, bilim adamı vs. kavrayamayacaktır. Ve bu savaşın veya mücadelenin şahısların yok edilmesi(!) ile son bulamayacağı gerçeğini bilmesi gerekmektedir.

İslam tarihi birçok savaşlara tanıklık etti. Birçok lider öldü veya öldürüldü. Ama Müslümanlara kimse galip gelemedi. Mesela şehid edilen liderler; Selahaddin Eyyubi, Şeyh Şamil, İmam Mansur, Şeyh Said-i Kürdî, Hasan el Benna, Şeyh Dr. Abdullah Azzam, Şeyh Ahmed Yasin, Dr. Abdulaziz Rantisi, Cevher Dudayev, Şamil Basayev, Hattab, Usame b. Laden ve daha ismini sayamadığımız birçok kişi.

Cabir bin Abdullah’tan (Radıyallahu Anh) şöyle rivayet edilmiştir: “Rasulullah’ı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) şöyle buyururken işittim: “Ümmetimden bir grup kıyamet gününe kadar hak üzere savaşmaya ve üstün olmaya devam edecektir.” [4]

Tarihten Bir Kesit

Anlatıldığına göre Moğollarla Ayn Calut savaşı yapılırken sultan Kutuz’un atı öldürülmüştü. O anda yedek atları bulunduran sorumlulardan hiçbirini yanında bulamayınca bir süre yerinde hareketsiz kaldı. Savaş devam ediyordu. Kutuz, sultan konumunda, ordunun merkezindeydi. Emirlerden biri onu bu halde görünce atından indi ve ondan kendi atına binmesini istedi. Fakat o binmedi ve Emire, “Müslümanları, senin onlara sağlayacağın faydadan yoksun bırakamam” dedi. Nihayet yedek atların sorumlusu geldi. Ona bir at verdi. O da ata bindi. Emirlerden biri kendisini kınayıp şöyle dedi: “Ey Han! Niçin o emirin atına binmedin? Düşmanlardan biri seni, o halde görseydi, öldürürdü. Senin ölümün nedeniyle de İslamiyet helak olurdu!” O şöyle cevap verdi: “Ben öldürülseydim Cennet’e giderdim. İslam’a gelince, onun sahibi vardır. Falan, falan, falan ve falan hükümdarlar, komutanlar öldüler, öldürüldüler; ama İslamiyet’i koruyacak başka kimseler ortaya çıktılar. Böylece İslamiyet zayi olmadı!”[5]

Bütün temennimiz rahmet ayı Ramazan-ı Şerif’te dünyaya barışın egemen olması, zalimlerin hak ettikleri cezayı bulması, adaletin tesis edilmesi ve İslam’ın bütün dünyaya hakim olmasıdır. Huzur ve saadet İslam’dadır.

“Yarattıklarımızdan, daima hakka ileten ve adaleti hak ile yerine getiren bir millet bulunur.”(Araf 181)

 

Dipnotlar

 

[1] http://www.rand.org/commentary/2012/04/29/WSJ.html

[2] http://tr.wikipedia.org/wiki/The_Wall_Street_Journal

[3]  http://www.rand.org/commentary/2012/04/29/WSJ.html

[4] Sahih-i Müslim

[5] İslam Tarihi 2. Cilt, sh.9, Beka yay.

Küresel Analiz

BU HABERLER DE VAR!

Feylakur-Rahman’ın Drone ve Gopro kamerasından Şam-Cobar cephesi görüntüleri

Üç gün önce Tahrir Şam, Ahraruş Şam ve Feylakur-Rahman öncülüğünde gerçekleştirilen Şam saldırılarında “Allah’ın kulları Cobar’da …

İslam karşıtı milyarder David Rockefeller öldü

Yahudi işadamı Chase Manhattan Bankası’nı uzun süre yöneten David Rockefeller, 101 yaşında öldü. Dünya ekonomisinde …