Perşembe, 25 Mayıs 2017

Servet mi lezzetli cihad mı? (1. ve 2. Bölüm)

Şam sahasından yazan Al-Kuvvah twitter hesabının “Servet mi lezzetli Cihad mı?” yazısının 1. ve 2. bölümünü sizlere sunuyoruz:

* * *

Servet mi lezzetli Cihad mı ?  

Bazı kimseler durumu iyi olan müslümanların maddi yardım yapmasının o kimse için yeterli olduğunu söylediler. Bu kısmen doğru olsa da o kimsenin Allah yolunda tozlanmaya ihtiyacı olduğu gerçeğini değiştirmez. Nice zengin iş adamları yalnız para yardımı ile yetinmekte ve cihad topraklarına uğramayı aklından geçirmemektedir. Oysa, cihad meydanlarını ve mücahitleri ziyaret edebilmek için fırsat kollamaları gerekirdi.

Geçen senelerde işadamının biri yardım tırlarını dağıtmak ve sahanın ortamını görmek için Şam’a geldi. Yardım ulaştırdığı mücahid kardeş ona ribatın ecrini anlattı. Allah sana buraya kadar gelmeyi nasip etti bir gece hatta ribat tutmadan dönme diye teklifte bulundu. Yanında ki kardeş bunu istemese de saygın iş adamı bu teklifi kabul etti. Kısmet ya, tam ribat vaktinde nizam o bölgeye küçük bir saldırı başlattı. Ertesi gün olduğunda iş adamı yüzünde huzur ve heyecan ifadeleri ile mermilerin nasıl kafasının üzerinden geçtiğini anlatıyordu. Hayatında belki de unutamayacağı bir gün yaşamıştı. Belki de hayatının en bereketli gecesini yaşamıştı.

Enes b. Malik’den (r.a) Rasulullah’ın (s.a.v) şöyle dediği rivayet edilir:

“Kim Allah yolunda bir gaza ederse, Allah’a karşı olan tüm taatını da eda etmiştir. “Dileyen iman eder ve dileyen küfreder. Şüphesiz zalimler için ateş hazırlamışızdır.” (Kehf: 18/29) Devamla denildi ki: Ey Allah’ın Rasulü! Senden işittiğimiz bu hadisten sonra cihadı kim terkedip yerinde oturur? O dedi ki: Allah’ın lanet ettiği, gazap ettiği ve onun için büyük bir azap hazırladığı kişiler terkeder. Âhir zamanda ci­hadı görmeyecek bir kavim gelecektir. Şüphesiz Rabbin kendi katında bir ahitte bulunmuş. Ahdini O bozmaz. O da şudur: Hangi kul bunu bu şekilde görerek ona varır­sa alemlerde hiçbir kimseye azap etmediği bir şekilde onu azaplandıracaktır.’’   

(El-İsabe: 3/337)

Servet mi lezzetli Cihad mı ?  -2

Bazı kimseler de Mücahitlerin sosyal hayatta başarısız ve eğitimsiz kimseler olduklarını söylediler. Bu o kimselerin değil, hayata tutunmayı başarmış yada eğitim almış kimselerin eksikliğidir.

Geçen senelerin birinde büyük bir operasyon için hazırlıklar başlatılmıştı. Cezire, Mısır ve Şam’dan 14 genç ölüm üzerine beyat verdiler. Operasyon gününe kadar onların maneviyatı devamlı yükselmekteydi.

Operasyon hazırlığı için askeri mektepte o gün daha önce hiç görmediğim cezravi’li biri ile tanıştım. Emirin yanında bütün masrafları baştan aşağıya ben karşılayacağım diyordu. Operasyon gününden bir önce ki gece 14 fedai kardeşin olduğu makara gittiğimde o kişiyi kardeşlere pilav ve et pişirirken gördüm. Kimsenin yardım etmesine izin vermiyordu.

Ertesi sabah operasyon başlamadan 1 saat önce gelerek bir isteğinin olduğunu ama mutlaka kabul edilmesini istedi. Ne istediğini sorsakta söz almadan söylemek istemedi. Yapabileceğimiz bişey ise söz kabul edeceğiz dedik. Bunun üzerine, bende bu operasyona gireceğim dedi. Belli ki kıyadelerin bilmesini istemiyordu. Bizde kimse bunları almayın demediği için kabul ettik.

İstişadın patlamasının ardından herkes içeri hücum etti. Beyatlı olanlardan 4 tanesi beklemeden içeri girdiler. Biraz çatışma sesi peşinden patlama tekrar çatışma tekrar patlama şeklinde birkaç kere tekrar etti. Üzerlerinde ki yelekleri patlattıklarını anladık. O arada etrafa inanılmaz ağır top atışları yapılıyordu.

Biraz sonra cezravi’li kardeş ayağından yaralandı. Baldırından kan akıyordu. Geri dönmesini istesekte ısrarla reddetti. Hiçbir ağrısı olmadığını söylüyordu. İtiraz ederken mesul kardeşi üzmemek için çok itina gösteriyordu. Sonuçta kendisine izin verildi. Tam o sırada bir top mermisi çok yakına düştü. Beraber bir duvarın arkasına yuvarlandıktan sonra dedi ki; “kardeşim, ben Cezire’nin en zengin adamlarından biriyim. Benim arabamdan Cezire’de başka birtane bile yok. Vallahi ben burda aldığım lezzeti hiçbir yerde almadım.” bunu elimizdeki nimetin kıymetini bilmemiz izin söylüyordu. Yardım toplayan birisi sanmıştık ama o yardım dağıtan birisi çıktı.

Cihad ibadeti durumu iyi olanlardan yardım karşılığında kaldırılmış değildir. Bize ne oluyor ki aramızda zenginleri göremiyoruz. Osman r.a orduyu teçhiz ederken kendisi geri de mi kaldı?

 İbn Asakir isnadıyla Mücahid o da Şabi’den şunu söylediğini tahriç etmiş: “Ebubekir’e biat edildikten sonra minbere çıkıp hadisi zikreder.” Ve onda “cihadı terkeden bir kavim yoktur ki, Allah onları fakirlikle vurmasın’’ cümlesini de söyledi. Eğer desen ki, insanları, cihaddan yüzçevirdikleri halde içlerinde zengin olan çok insanı görürsün. Bunun sebebi nedir? Cevap olarak: Zenginlik şudur. Sahih bir hadiste olduğu gibi zenginlik, meta çok­luğundan olan zenginlik değildir. Asıl zenginlik kalp zen­ginliğidir. Fakirlik kalp fakirliğidir, insanlardan gördüğümüz ise, onlar cihad ve ganimetten yüz çevirip, mubah ve başka yollarla kazanma yollarına yönelince; Allah, onlara kalp fakirliğini, aşırı hırsı, cimriliği musallat kıldı. Vacip olan bir çok hakkı menettiler. Gümrük vergisi gibi bir çok harama el attılar.

Kaynak: Al-Kuvvah

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Azez’de bombalı araç saldırısı: 3 ölü, 10 yaralı (Foto Galeri)

Suriye’nin Azez ilçesinde bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Saldırı sonucunda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 10 …

Hama’da Esed askerlerinin toplanma alanının TOW ile vurulma anı (Video)

Esed rejiminin Hama’da kayıpları devam ediyor. Muhalif grupların 3 farklı operasyon odası kurarak saldırdıkları Esed …