Perşembe, 29 Haziran 2017

Serbest bırakılan Guantanamo esirleri, ABD uçakları tarafından Yemen’de hedef alınıyor

Amerikan Savunma Bakanlığı Pentagon, eski bir Guantanamo tutuklusu Yasir el Silmi olarak bilinen kişinin 2 Mart’ta Yemen’de düzenlenen hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı. El-Silmi, Ortak Görev Gücü Guantanamo tarafından hazırlanan gizli ve sızdırılmış dosyalarda Muhammed Yasir Ahmed Tahir olarak tanımlandı. Obama yönetimi Tahir’i 19 Aralık 2009’da Yemen’e nakletti. Sadece günler sonra, Noel Günü 2009’da, bir canlı bombacı, Detroit’e bağlı bir uçağı havaya uçurmaya çalıştı ama başaramadı. Yemen’deki Arap Yarımadası El-Kaidesi (AQAP), bu saldırıdan sorumluydu.

Daha sonra Obama yönetimi gözaltında bulunan kişilerin Yemen’e transferlerini durdurdu. 2009’da tutuklu nüfusunu değerlendiren Başkan Obama’nın “Guantanamo Gözden Geçirme Gücü”; Tahir’i, ABD dışına doğru güvenlik önlemlerini uygulayacak bir ülkeye transfer etmeyi onayladı.

Guantanamo Gözden Geçirme Gücü, 30 Yemeni tutukluyu şartlı gözaltına almıştı; bu, belirli koşullar sağlandığında transfer edilebilecekleri anlamına gelir. Bazı Yemeniler ise yargılanması üzere salık verildi. Diğerleri savaş hukuku uyarınca süresiz olarak gözaltı altına alınıyorlardı, çünkü transfer etmek çok tehlikeli görünüyordu, ancak davalarının; yargılanmak için uygulanabilir olunmadığı düşünülüyordu. Sonuç olarak, düzinelerce Yemeni Guantanamo’da yıllarca hapsedilmiş olarak kaldı. Fakat Tahir hariç. Savunma Bakanlığı, Tahiri’in cihada ne zaman dönüş yaptığını söylemedi. Ancak kendisinin uzun zaman “Arap Yarımadası El Kaidesi” patlayıcı uzmanlığı yapmış olan Usayd el Adani ile birlikte Yemen Abyan Valiliğinde öldürüldüğü bildirildi. Taher, yıllar önce Afganistan’da Amerikalılara karşı patlayıcı kullanmayı planlayan bir kadroya sahip olduğu şüphesiyle gözaltına alındı.

Ortak Görev Gücü Guantanamo: Tahir, serbest bırakıldıktan sonra faaliyetlerle meşgul olmaya devam ettiğini bildirdi. 19 Mart 2008 tarihli sızdırılmış bir tehdit değerlendirmesinde Ortak Görev Gücü Guantanamo; Tahir’i ABD, çıkarları ve müttefikleri için “yüksek” bir risk olarak görüyordu. Ortak Görev Gücü Guantanamo ayrıca, Tahir’in tutuklu kalmasını ve istihbarat analistlerinin transfer edilebileceğini söylediği 2007 değerlendirmesini geri çevirmesini önerdi. Tehdit dosyası şu uyarı içeriyor: “Tutuklanan kişi Tahir serbest bırakıldıktan sonra radikal eylemlere katılacak. Guantanamo personelini tehdit etti ve cihada destek vermeye devam ediyor.”

Taher, gözaltında iken “kafirlerin Allah’a savaş açtıkları için yok edilmesini” istediğini iddia etti. Onun, ayrıca “Amerikalıların İslam’a saldırdıklarını iddia edip ayaklanma başlatmakla tehdit ettiği’’ gerekçesi dile getirildi. Tahir’in ‘’İslami aşırılık yanlısı’’ ve ‘’üst düzey bir El Kaide üyesi olan Ebu Zübeyde tarafından açılan ‘Şehitler Tugayı’ hücresinin bir üyesi olduğu’’ ortaya çıkarıldı. Tahir, gözaltına alınmadan önce birçok Guantanamo tutuklusunun yolculuklarına yardım ettiği, ayrıca Tebliğ Cemaati ile ilişkisi olduğu da ileri sürüldü. Tahir’in kardeşi Ali Abdullah Ahmed, Haziran 2006’da Guantanamo’ya bir canlı bomba saldırısı düzenledi. Tahir, yetkililere; kardeşinin ‘’Allah’a gittiğini’’ söyledi. Guantanamo yetkilileri, Tahir’in tepkisini; kardeşinin ‘’ABD’ye karşı cihad için feda edildiği ve şehid düşüp cennete girmesine vesile olduğu’’ şeklinde yorumladı. Ortak Görev Gücü Guantanamo analistleri, Tahir’in gözaltı sürecini Küba’da geçirmesine rağmen geçmişi hakkında hiçbir zaman gerçekten açık olmadığı sonucuna vardı.

Ebu Zübeyde: ‘’Biz ve Şeyh Usame bin Ladin biriz.’’

2016 yazında ABD’li yetkililer, Ebu Zübeyde’nin kariyerinin gizli olmayan bir özetini yayımladılar ve çok sayıda üst düzey El Kaide lideriyle olan yakın ilişkilerini vurguladılar. Ebu Zübeyde, Halid Şeyh Muhammed (11 Eylül planlayıcısı), Ebu Hafs el Masri (El Kaide operasyonlarının baş amiri) ve Abdul Hadi el Irak (Usame bin Ladin’in 11 Eylül’den önceki paramiliter komutanı) ile çalıştı.

Tahir’in iddia ettiği “Şehitler Tugayı”, Ebu Zübeyde ve Abdul Hadi el Irak tarafından ortaklaşa kuruldu. Guantanamo’daki Periyodik Gözden Geçirme Kuruluna sunulan kanıtlar, bazılarının savunmuş olduğu Ebu Zübeyde’nin gerçekten El Kaide üyesi olmadığı yönündeki iddiasını önemli ölçüde zayıflatıyor. Ebu Zübeyde’nin Usame bin Ladin’e biat etmediği söyleniyor. Fakat bu iddia imkansız değilse de çok zayıftır çünkü kişisel biat özel bir konudur. Üstelik Ebu Zübeyde, bin Ladin’e biat etmemiş olsaydı bile, etmiş gibi davranırdı. Periyodik Gözden Geçirme Kurulu, 2016 Eylül ayında, Ebu Zübeyde’nin transfer talebini reddetti. Bu kurul aynı zamanda, Ebu Zübeyde’nin Usame bin Ladin’in en güvenilir adamlarından biri olarak hizmet ettiğini ve El Kaide’nin resmi bir üyesi olmadığı iddiasında bulunmaksızın; aşırılık yanlısı olması sebebiyle uzun vadeli bir üyelik ve bağış toplama yetkisi verildiğinin muhtemel olduğunu açıkladı. Ebu Zübeyde bir videosunda Usame’ye olan sadakatini şu şekilde dile getiriyor: ‘’Biz ve Şeyh Usame bin Ladin biriz. Müslümanların çıkarına olan uğraşlarımızda Allah bizlere başarı verdi. Şeyh Ebu Abdullah (Usame bin Ladin) bizim şeyhimiz ve örneğimizdir. Allah onu ve bütün Müslümanları ödüllendirsin. Şeyhle beraber bazı operasyonlara katılmak bizi onurlandırıyor, gururlandırıyor. Allah’a Şeyh’e ve bize başarı vermesi için her gün dua ediyoruz.’’ Başka bir deyişle Ebu Zübeyde , Usame bin Ladin’e olan sadakatini hiçbir zaman inkar etmedi. Her zaman bununla gurur duydu.

Çok Sayıda Guantanamo’lu Eski Tutuklu Arap Yarımadası El Kaide’ye Katıldı

Tahir, Cihad’a El Kaide Arap Yarımadası üyesi olarak tekrar katılan tek eski Guantanamo tutuklusu değildir. 2009’un başında, daha önce Guantanamo’da bulunan iki mücahit, Arap Yarımadası El Kaidesi dört kurucu ortağı arasındaydı.

Said el Şihri ve Muhammed el Avfi, bir videoda El Kaide’nin bölgedeki uğraşlarını tekrar açıkladı. Daha önce El Kaide’nin Suudi Arabistan’da isyan başlatma girişimleri şiddetle bastırılmıştı. Ancak bu dört adam, bu kez, Yemen’de, işlerin farklı olacağına söz verdi. Ve haklılardı; El Kaide Arap Yarımadası o zamandan bu yana çetin bir savaşım faaliyetleri sürdürüyor. Bununla birlikte, El Avfi Suudi Arabistan’a hızla geri döndü.

Said el Şihri Amerikan droneleriyle vurulmadan önce El Kaide Arap Yarımadası’nın temsilci emiri olarak görev yaptı. El Kaide Arap Yarımadası, açıklamalarından kısa bir süre sonra çabucak çalışmış, Yemen’de büyük bir güç haline gelmiş ve ABD’yi doğrudan tehdit altına almıştır. Ve bir zamanlar Küba’da tutulan cihadçılar, o tarihten bu yana grubun operasyonlarında önemli rol oynamışlardır.

2006 yılı Aralık ayında Suudi Arabistan’a geçen İbrahim Süleyman El-Ruveyşi adlı El Kaide kolu baş ideologdu. Ruveyşi, 2015’te yapılan saldırılarla katledilen Arap Yarımadası El Kaidesi figürlerinden biriydi. Fahd Salih Süleyman El Cuteyli’de 2006 yılında Suudi Arabistan’a geri gönderildi ve üç yıl sonra Eylül 2009’da Yemen’de bir çatışmada öldürüldü. Yusuf el Şihri, birkaç hafta sonra Suudi güvenlik kuvvetleri ile ayrı bir çatışmada öldürüldü.

Hamdi ise, 2010 yılında Arap Yarımadası El Kaidesi askeri komutanı olarak tanımlandı. The Bureau of Investigative Journalism’e göre Hamdi, muhtemelen 2015’te öldürüldü. Aralık 2009’un ortalarında Hani Abdo Shalan, başkent Sana’nın kuzeyindeki Arhab’da bir saldırıda öldürüldü.

Diğer El Kaide üyeleriyle birlikte Shaalan’ın o sırada İngiliz elçiliğine ve diğer Batılı hedeflere yönelik saldırılar hazırladığı bildiriliyordu. 2015 yılının sonundan bu yana, Usame bin Ladin’in uzun zaman yardımcılığını yapmış olan İbrahim el Kusi, en üst düzey Arap Yarımadası El Kaidesi liderlerinden biri olarak görev yapıyordu. Kusi, askeri mahkemede bir anlaşma imzalamayı kabul etti ve Temmuz 2012’de Guantanamo’dan kendi ülkesi Sudan’a nakledildi. Fakat Yemen’e doğru yola çıktı ve Arap Yarımadası El Kaidesi’nde önemli bir yer edindi. Grubun propagandasında defalarca yer aldı. Eski Guantanamo tutuklularının hala Arap Yarımadası El Kaidesi’ne katılıyor oluşu muhtemeldir.

Mütercim: Reyyan

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Lübnanlı sunucudan Nasrallah’a dava

Lübnanlı program sunucusu “savaş suçu işlediği ve birçok Arap ülkesinde mezhepsel fitneye sebep” olduğu gerekçesiyle …

Afganistan’da Taliban’dan karakola operasyon

Afganistan’ın batısındaki Farah vilayetinde Taliban mensuplarının bir karakola gerçekleştirdikleri operasyonda Kabil hükümetine bağlı 8 polis …