Cuma, 26 Mayıs 2017

Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir

       

”Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir”

Bazı insanlar sürekli gündemde tuttuğumuz tevhid hakkındaki konuşmalarımızı kınamaktadırlar.

Ve diyor ki: İnsanlar kafirler mi ki onlara yönelik tevhid hakkındaki konuşmalarımızı tevhid… tevhid… diye ısrarla devam ettirelim.

İslam dininde tevhidin mekanını bilen bir müslümandan bu tür şeylerin sadır olması ne tuhaftır.

Allah’ın şu sözünü anlayan kişi hiç böyle der mi?: ‘‘gerçek dua ancak O’nadır. O’ndan başka çağırdıkları (dua ettikleri) ise kendilerine hiçbir şeyle karşılık veremezler.’’

Ali ibni Ebi Talip: ‘‘Gerçek dua ancak O’nadır.’’ ayeti için dedi ki : ”İşte bu Tevhiddir.”

İbni Abbas dedi ki: ”Bu La ilahe ilallah’tır.”

Tevhidin kurandaki durumunu bilen bir müslüman hiç böyle söyler mi?

İbni Kayyım derki : ”Kuranın hepsi, tevhidden haklarından ve mükafatından ve şirkten ve ehlinden ve onlara verilen cezadan bahsetmektedir.’’

Şeyhimiz ibni Teymiyye dedi ki: ‘‘Allah’ı tevhid etmek, ibadetlerde ve O’na sığınmada  dini yalnızca O’na has kılmak Kuran’da çokca bulunmaktadır. Bilakis bu imanın kalbidir. İslamın basşı ve sonudur’’ (Feteva)

İbni Teymiyye yine şöyle der: Muhakkak ki tevhid imanın aslıdır. Ve bu söz cennet ehli ile cehennemliklerin arasını ayırmaktadır. Ve O Cennetin bedelidir. Hiç kimsenin islamı onsuz gerçekleşmez.’’ (Feteva)

İbni Kayyım dedi ki: ‘‘Tevhid kelimesi islam kelimesidir. Ve islam yurdunun anahtarıdır. İnsanlar bu kelime ile şaki ve said, kabul edilen ve kovulan olarak kısımlandırılır. İman yurdu küfür yurdundan bu kelime ile ayrılır.’’

Tevhid yaratılmışların yaratılma sebebidir. Allah Teala şöyle buyurmaktadır: ‘‘Ben cinleri ve insanları yalnızca bana ibadet etsinler diye yarattım.’’

Yani ibadette beni birlesinler diye.

İbni Abbas der ki: ‘‘Kuranda her varid olan ibadetin manası tevhiddir.’’

İbni Abbas Allah Teala’nın: ‘‘Çünkü o, Rabbine selim bir kalp ile gelmişti.’’ sözü hakkında der ki: ”Yani la ilahe illallah şehadetidir.”

Hasan dedi ki: ‘‘Şirk koşmadan’’

İbni Kayyım dedi ki: ‘‘Kalp yeryüzü gibidir. Allah’ı tevhid etmekten, O’nu sevmekten, marifetinden, O’nu zikretmekten ve O’na dua etmekten uzak düşerse kurur.’’

Mümin bir göğüs, tevhid kelimesinin, şirkten ve Allah’a eşler koşmaktan beraatin, tevhidi bozan hallerden sakındırmanın, onu bozanların tekfir edilmesinin ve onlardan beraat edilmesinin, onunla başlamanın  ve onu güç nisbetince izhar etmenin tekrar edilmesinden asla daralmaz…

Allah Teala’nın  beyan ettiği ve yalnızca sefih olanların bundan yüz çevireceği Milleti ibrahim işte budur.

Allah Teala şöyle buyurmaktadır: ‘‘İbrahim’de ve onunla birlikte bulunanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani onlar kavimlerine, “Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda sürekli bir düşmanlık ve nefret belirmiştir” demişlerdi.’’ (Mümtehine, 4)

Ve Teala dedi ki: ‘‘İbrahim’in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir ?’’ (Bakara, 130)

İşte bu tevhiddir. Bütün Rasullerin davetidir. Bu onların mirasıdır. Ona davet etmeyenler ise onların mirascilarından değillerdir. Allah Teala şöyle buyurmaktadır: ‘‘Biz her ümmete onları Allah’a ibadete çağırıp tağuttan sakındırmak için rasul gönderdik.’’

Tevhid Rasuller ile gönderilen en yüce şeydir.  Bu sebepten dolayı ne hapishane ne bela ne şiddet ne de zorluk onları buna davet etmeye odaklanmaktan alıkoymamıştır.  Ve Yusuf hapishanede demiştir ki: ‘‘Ey hapishane arkadaşlarım birbirinden farklı rabler mi hayırlıdır yoksa bir ve kahhar olan Allah mı?’’

Gecenin  ve denizin karanlığında  ve balinanın karnında Yunus nidada bulunarak dedi ki: ‘‘Senden başka ilah yoktur. seni tenzih ederim. Şüphesiz ki ben zalimlerdendim.’’

Ve tevhide yapılan şahidlik  ve ona davet etmek ile Allah ilim ehline fazilet verdi ve onları meleklere yakınlaştırarak dedi ki: ‘‘Allah, melekler ve adaleti gereği gibi ayakta tutan ilim sahipleri O’ndan başka ilah olmadığına şahidlik etti. O’ndan başka ilah yoktur. O Aziz ve Hakimdir.’’

Ulemanın şerefi ise, kendisine şehadet edilenlerin en yücesi olana davetlerinde ve şehadetlerindedir. O da La ilahe illallah’tır.

Eğer göğsün daralmışsa ya da tevhid kelimesinin tekrar edilmesinden ya da ona davet edilmesinden dolayı bir sıkıntı hissetmişsen bu sana ağır geldiğinden ve onu kerih görmendendir. Kalbini tedavi et ve imanını gözen geçir. Ve Allah ile bu vaziyette karşılaşmaktan sakın. Çünkü bu hal iman ehlinin hali değildir. Teala şöyle buyurmaktadır: ‘‘Allah bir olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri nefretle çarpar. O’nun dışındakiler anıldığında ise hemen sevince kapılırlar.’’

Ve yine bu Rasul düşmanlarının Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin tevhide yönelik sözünü ve ona davet etmesini hakir görüp tahkir ederek dediler ki: ‘‘Yoksa sen ilahları tekbir ilah mı yaptın şüphesiz ki bu şaşılacak birşeydir’’

Sonra O müslümanları ve başkalarını Allah canını alıncaya kadar tevhide davet etmeye devam etti. ve O’nun son sözü tevhidi teyyid edip şirkten sakındırıp üzereydi. Ayşe radıyallahu anhenin rivayet ettiği bir hadiste Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem hastalandığında dedi ki: ‘‘Allah Yahudilere ve Hiristiyanlara lanet etsin. Onlarki Peygamberlerin kabirlerini mescid edindiler.’’ (Buhari ve Müslim)

Nebi sallallahu aleyhi ve sellem elçilerine ve ordularının komutanlarına tevhide davet etmeyi vasiyet etti yeryüzü meliklerine gönderdiği risalelerinede tevhid ile başladı.

Ve Muaz’a dedi ki, sallallahu aleyhi ve sellem:  ‘‘Onları Allah’ı birlemeye davet et.’’ (Buhari)

Savaşta ancak Allah’ın tevhid kelimesi en üstün olsun diye olursa Allah yolunda olmaktadır.

Ebu Musa El-Eşari Radıyallahu anhunun rivayetinde şöyle geçmektedir. Rasulullah sallallahu aleyhi ve selleme övülmek için savaşan ve ganimet için savaşan ve gösteriş için savaşan adamdan soruldu ve denildi ki bunların hangisi Allah yolundadır. Dedi ki: ‘‘Herkim Allah’ın kelimesi en yüce olsun diye savaşırsa işte o Allah yolundadır.’’

Allah’ın kelimesi, Allah’ın birlenmediği ve hakimiyetin yalnızca O’na verilmediği bir devletin istenmesiyle en yüce olmaz.

Bu sebepten dolayı en önemli olan şey mücahidlerin şeyhlerinin ve şer’ilerinin bu sıfatla sıfatlanmalarının gerekliliği ve tevhidi hatırlatmaya ve onu bozan hallerden şirk koşmanın her şeklinden sakındırmaya devam etmeleridir.

Dindeki en büyük maslakat kendisi uğruna cihadın meşru olduğu şey tevhiddir. Bilakis bu var olan en büyük maslahattır.

Kendisini def etmek üzere cihadın başladığı en büyük mefsede ise şirktir.

Nebi sallallahu aleyhi ve selem en büyük günahtan sorulduğunda demiştir ki: ‘‘Allah seni yaratmışken senin Allah’a eşler koşmandır.’’

Şeyhimiz ibni Teymiyye der ki: ‘‘Allah’ın en sevdiği şey tevhiddir ve en buğz ettiği şey ise şirktir.’’

İbni Teymiyye yine şöyle der: ‘‘Tevhidden ve sünnetten uzak duran herkes,  şirke, bidate ve iftiraya daha yakındır.’’

İbni Kayyım der ki:  ‘‘Nasıl ki cennetin meyvası tükenmez ve yasaklanmaz ise, tevhidin ve ihlasın meyveside dünyada bu şekildedir.’’

Tevhidin verdiği en büyük nimetlerden birtaneside davetin basiret üzere olması ve bu uğurda yürüyenin pusulasını karıştırmamasıdır.

İbni Recep dedi ki: ‘‘Tevhidi tahkik etmek üzere çalışın çünkü Allah’a onun gibi ulaştıran yoktur. Onun haklarını yerine getirme doğrultusunda hırslı olun çünkü kişi Allah’ın azabından ancak onunla kurtulabilir.’’

İmam Muhammed bin Abdulvahhap dedi ki: ”Vallahide ey kardeşlerim dininizin asılna öncesine ve sonuna, temeline ve başına  sıkıca tutunun. Ve bu da: ‘‘La ilahe ilallah’a yapılan şahitliktir.’’

Şeyh Abdurrahman ibni Hasan ibni Şeyh Muhammed ibni Abdulvahhap diyor ki: ‘‘Tağutu inkar etmek tevhidin ruknudur. Eğer bu rukun hasıl olmazsa kul muvahhid olamaz. Tevhid, varlığında kendisi ile amellerin fayda vereceği yokluğunda ise amellerin ifsat olacağı imanın esasıdır.’’

Şeyhimiz ibni Teymiyye dedi ki: ‘‘Dinin başıda sonuda zahiride batinide tevhiddir, dinin hepsini Allah’a has kılmaktır, la ilahe ilallah sözünü tahkik etmektir.’’ (Feteva)

Tevhid önce ve daimidir.

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve selam mahlukatın efendisi, enbiyaların ve rasullerin imamınadır.

 Ebu Muhammed El-Makdisi

Çeviri: Ebu Haris  

BU HABERLER DE VAR!

Dr.İyad Kunaybi – Çocuk Yetiştirmek

Küçük oğullarınız ve kızlarınız büyümeye başladıkça onlar üzerinde hâkimiyet kurmanız zorlaşır. Sonra da yeni evler …

Dr.İyad Kunaybi-“DUA”

Bugün bu ayeti hayatımda sanki ilk defa okuduğumu hissettim: “Allah, rahmetini dilediğine has kılar. Çünkü …