Cuma, 26 Mayıs 2017

Makdisi’den Tahrir Şam Heyeti’ne bir nasihat

Filistin asıllı olup Ürdün’de yaşayan İslam alimi Ebu Muhammed el-Makdisi, Suriye’de birçok grubun birleşmesi ile oluşan Tahrir Şam Heyeti’ne bazı nasihatlerde bulundu. Türkçe çevirisini sizlere sunuyoruz:

* * *

Aslanlarınızdan asla vazgeçmeyin, kurtlarınızdan da vazgeçmeyin sonra köpekler sizi yiyiverir. Meşhur bir Darb-ı Mesel olarak anlatılır; Karganın biri güvercinin yürüyüşünü taklit etmeye çalışır. Bunu başaramadığı gibi kendi yürüyüşünü de unutur. Hey’etu Tahrir Şam’ın Liva el Aksa meselesinin bitirilmesine dair yayınladığı devrimci hitabı okuyunca aklıma bu mesel geldi. (Heyeti kargaya değil bilakis şahine benzetiyorum)

Menheci olarak anılan bazı kardeşlerimiz Tahrir’in bu hitabını kınadılar.  Bunun üzerine onlara dedim ki: Ey kardeşlerim, muhakkak ki biz, Taliban’ın da bu tür hitaplarını çok yamadık. Taliban’a benzer meselelerde gizli açık pek çok nasihatte bulunduk. Şam’daki büyük yapıların hakka en yakın olanı; sabitelerine zarar vermedikleri, gayelerini de değiştirmedikleri sürece onlara nasihat etmemizi, yaptıklarına mazeretler bulup, hitaplarındaki dil sürçmelerini görmezden gelmemizi hak etmiyorlar mı?

Bu, benim kardeşlerime o dönemler yaptığım nasihatimdi ki bu konudaki bakış açım değişmedi. Cemaatteki ılımlı kanadın bazı tutucularını rahatsız eden ve kendilerine beni karalamada ihtisas yaptıran önceki eleştirilerim de sadece Heyet’e karşı bir çaba, avamına ve seçkinlerine karşı bir nasihatti.

Bu nedenle onlara yakışmayan ve asla ölçüleri olmayan bu devrimci hitap beni gerçekten çok üzdü. Bol bir elbise giydiler ve bu elbise Cihadçı vücutlarının kapatılmasına dar geldi. İstişhadçı menheclerinin hoşnut edilmesinde zayıf kaldı.

Bu hitap; ne yeni hitap dilinin şok ettiği mücahit kardeşlerini ne de o; yazarlar, rahipler ve kâhinlerden oluşan avareler güruhunu razı etti.

Tevhid, vela ve bera akidesi üzerine büyümüş kardeşlerinin hoşnut olmamasını anlayıp, kavrayabiliyorum. Bununla birlikte bu hitaplarında onların mazur görülmesini kardeşlerimden dilerim. Şer’i siyaset dâhilinde olan her meselenin doğru kavranılmasını, bununla hor görülmemesinin onlar için önemli olduğu sabitelerinin arasının karıştırılmamasını da Tahrir’deki kardeşlerimden dilerim.

Beni şaşırtan ve ilk bakışta anlam veremediğim olay ise Heyet’e ve eski Cephe’ye daima karşı olan koronun da – eskiden beri onun Kaide hitabını, menheci öne alan hitabını, Cihad hitabını kınayan koro- tonunun yumuşadığı, ılımlı bu yeni hitaptan da razı olmamaları idi.  Önceden beri sevip istedikleri hitap tarzı bu değil miydi?

Cemaat, El Kaide ile olan irtibatını kopardı koro ondan razı olmadı. Kaide’den sayılan şeyhler olarak bilinen fikir mimarlarıyla olan ilişkisini kesti. Koro yine ondan razı olmadı. Terörist olarak yaftalanan Cevlani’yi öteye koydu ve gölgelerde gizledi. Yine razı olmadılar. Feth’i, Tahrir’e(Özgürleştirme) çevirdiler yine de onlardan razı olmadılar.

Ondan sonra işte onlar için hitabında renk değiştiriyor, (makyaj yapıyor) süsleniyor. Buna rağmen yine de ondan razı olmadılar ve yazarlarını, kâhinlerini hareketlendirdiler ki keskin dilleriyle onu eleştirsinler.

Ondan ne istiyorlar?

Ey Tahrir’i Şam’daki kardeşlerim benden alın (nasihat): Vallahi eğer menhecle ilgili sizi örten son örtünüzden vazgeçseniz bile bu avareler sizden asla razı olmayacaklar.

Doğrusu haset hastalığının şifası yoktur. Dışarıdan verdiği destekle yönetenin hastalığı ise daha habis ve daha pistir.

Bu habis koro, Kaideci bir hitap kullansanız da devrimci, pragmatik bir dil kullansanız da sizden razı olmayacaklar. Arap, Türk ve Batı başkentlerindeki efendileri sizden razı olmadığı müddetçe!

Tağutların köpeklerinden sakının, aşırıların kurtlarından sakındığınızdan daha şiddetli şekilde.

Hala efendilerinin yaptığı gibi Kaide ile olan eski irtibatınıza düşmanlığa devam ediyorlar ve Suriye halkının bütün acılarını ona yüklüyorlar. Neredeyse İslam ve Arap âleminin acılarını da ona yükleyecekler. Hatta Ozon Tabakasının delinmesinin mesuliyetini bile…

Onlar için irtibatınızı kopardığınızda, liderlerinizi kızdırdığınızda koro sizden razı olmadı. Hala dahi sizden menhecinize olan bağlılığınızdan ayrılmanızı istiyorlar.  Bu şu anlama geliyor: Allah’ın, Resulünün ve müminlerin sevdiği tevhidle olan irtibatı koparmanız ve onun yerine dışarıdan destek veren tağutlarıyla irtibat kurmanız.

Sadece o zaman ve onların tağutları sizden razı olduğunda koro sizden razı olacak, alkışlayacak, bağırıp çağırıp, dans edecek. Bu dışarıdan destek gören korolarına katılmanızdan değil bilakis düşüşünüzün sevincinden dolayı olacak ki bu da zaten istedikleri şeyin ta kendisi. O zaman sizinle alay edecek ve sizden uzak durmayı dahi temize çıkaracak bir şey bulmaktan aciz kalmayacaklar.

Şeytanın durumu gibi; çünkü insana ‘İnkâr et’ dedi, inkâr edince de: ‘Gerçek şu ki, ben senden uzağım. Doğrusu ben, âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım’ dedi. (Haşr 16)

Biliyorum ki sözlerim, koro ile uyum sağlayan, onlarla iletişimde olan ve onları onaylayan bazı fertlerinize ağır geliyor. Ve biliyorum ki liderlerinizden ve şer’ilerinizden size ve yeni menhecinize karışmamamı arzu edenler var. Ve lakin yine çok iyi biliyorum ki çeşitli derecelerdeki kardeşlerinizden çoğu bu sözleri arzu ediyor, bekliyor ve asla nasihati bırakmamamı istiyor benden.

Orta yolu tutun, yumuşak olmada aşırı gitmeyin. Yumuşaklık uçtur, aşırılığın uç olması gibi. Müsamahakâr Haniflik işte ortadadır.

Böylece sizi, insanlara şahid olmanız için orta (vasat) bir ümmet kıldık; Peygamber de üzerinizde şahid olsun. (Bakara 143)

Bizde orta yol için verilen bir mesel var. Denir ki: Lütfen ne kurt ölsün ne de koyunlar bitsin.

Küresel Analiz / Haber Merkezi

BU HABERLER DE VAR!

Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir

        ”Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir” Bazı insanlar sürekli …

Dr.İyad Kunaybi – Çocuk Yetiştirmek

Küçük oğullarınız ve kızlarınız büyümeye başladıkça onlar üzerinde hâkimiyet kurmanız zorlaşır. Sonra da yeni evler …