Cuma, 26 Mayıs 2017

Kafkas Dağlarının Cesur Yiğidi: Komutan Hattab

1969 yılında Arap Körfezi’nde doğan Ömer (Komutan) Hattab, zengin aileye mensuptu. Çocukluğunda, ileride Rus askerlerin kalplerine korku salacağını belli edercesine cesur ve kuvvetli olan Komutan Hattab, 1987 yılında Afganistan’da Müslümanları katleden Rusya karşısında savaşmak üzere Afganistan’a hicret etti.

Dünyanın süper güç olarak gördüğü Rusya karşısında Müslümanların yanında savaşmak için yola çıkan Komutan Hattab’ı orada bulunanla şöyle anlatıyor: ”Celalabat eğitim kampı hemen her gün gelip gidenlerle dolup taşıyordu. Hattab’ı ilk defa orada gördüm. Henüz 16-17 yaşlarında, sakalları çıkmamış ve uzun saçlı bir delikanlıydı. İlk yaptığı şey ise komutanlara gelip kendisini cepheye göndermeleri için yalvarmak oldu. Komutanlar müsaade etmediler. Gittim ve kendisini tebrik ettim. Hattab’la böylece tanışmış oldum.”

Eğitimini tamamlayan Komutan Hattab, cephede geçen 6 yılda sadece 20. yüzyılın değil, tarihin gördüğü en cesur komutanlardan biri olduğunu ispatladı. Yaralandığında yarasını gizlemesi ile ün salan Komutan Hattab, Rus askerlerin korkulu rüyası olmuş, onlara karşı bizzat pusu ve baskınlar düzenlemiştir. Bir arkadaşı onun 12 mm’lik bir silahla yaralanmasını şöyle anlatıyor: (12 mm’lik bir silah ‘zırh delici’ olarak tanımlanmaktadır ve insana isabet ettiğinde kıyma haline getirebilir.) ”Operasyon sırasında biz cephe gerisinde evde idik. Akşam olmuştu ve savaş devam ediyordu. O, birden oradan içeri girdi ve bir şey olmamış gibi davranmaya çalışıyordu. Yavaşça yürüyerek bize doğru geldi ve yanımıza oturdu. Herhangi bir acı ifadesi göstermiyordu ama bir şeylerin yanlış gittiğini anlamıştık. Yaralanıp yaralanmadığını sorduk. ‘Ufak bir sıyrık, önemli bir şey yok!’ dedi. Bir kardeş yarasında baktı. Hattab’ın yarası şiddetli bir şekilde yarıyordu, elbisesi tamamen kana bulanmıştı. Hemen bir araç çağırarak onu biran önce en yakın hastaneye ulaştırmak için harekete geçtiğimizde halen bunun hafif bir yara olduğunu, önemli bir durumun olmadığını söylüyordu.”

Daha sonra geçtiği Tacikistan’da ise iki parmağını kaybetmesine rağmen tedavi olmayı reddeden Komutan Hattab, Hz. Muhammed’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) sünneti üzere yarasını bal ile sarıyordu. Kısacası Hattab, tam bir ‘Komutan’dı.

Komutan Hattab, Ruslara Kafkas dağlarını dar edeceği Çeçenistan’a gitme kararını nasıl verdiğini ise şu cümlelerle anlatıyor: ”Üzerinde ‘La İlahe İlla Allah’ yazılı saç bantları takan ve tekbir getiren Çeçenleri gördüğüm zaman Çeçenistan’da bir cihad olduğuna ve oraya gitmem gerektiğine karar verdim.”

8 arkadaşı ile Çeçenistan’a geçen Hattab, mücadelesine burada devam etti. Hattab’ın da Çeçenistan’a geçmesi ile birlikte Rusya, Afganistan’da 10 yılda verdiği kaybı Çeçenistan’da 4 yılda verecekti.

Çeçenistan’da Rus askerlere karşı sayısız pusu ve operasyon düzenleyen Komutan Hattab ve arkadaşlarının bir operasyonu Rus kaynaklarında şöyle geçiyor: ”26’sı rütbeli toplam 223 Rus askeri öldürülmüş ve bütün askeri araçlar bertaraf edilmiş. Bu operasyon sonucunda 3 Rus görevden alınmış ve yaklaşık iki ay sonra düzenlenen başka bir operasyonda AT-3 Rus helikopteri düşürülmüş…”

Bu ve bunun gibi birçok operasyonda yer alan Komutan Hattab’ı, yaptıklarını ve Rusya’ya verdiği zararları anlatmaya belki de bu sayfalar yeterli kalmayacaktır. O’nu savaş meydanlarında öldüremeyen ve başa çıkamayan Rus güçleri, bu cesur yiğidi, 19 Mart 2002 günü zehirleyerek şehid (inşaallah) ettiler.

Bu şanlı Komutan, mücadele ile geçirdiği kısa ömrünü, tıpkı Şamil Basayev, Şeyh Şamil, Hamzat Gelayev, Said Busyatski, Aslan Mashadov ve daha nice Çeçen dağlarının arslanları gibi şehadetle süsledi.

Şehadetinden önce ise oğlu Salih’e şu mektubu bıraktı:

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Salih, kutsal bir mücadele olan Çeçenistan’dan, benim sana olan tavsiyem budur. İslam tarihi sayfalarında sadece Allah yolunda verdikleri sözleri tutanlar şerefle kayıt edilmiştir. Onlar ise sözlerinde durarak söyledikleri gibi, savaşın olduğu yere gidenlerdir.

İnan bana oğlum, para inananları inaçlarından alıkoydu. İnananlar batılılaştılar ve onlar maaşlara tapıyorlar. Ancak, Allah’ın verdiği daha hayırlıdır.

Ve bu yanlış davranıştan dolayı insanlar sanki hayvanlaşmışlar. Yani, onlar sabah kahvaltıya kalkarlar, sonra işe giderler, sonra öğlen yemeğe giderler, sonra eve giderler ve sonunda yatarlar. Ve onların hayatlarında başka bir amaç ve hedef yoktur.

İnan bana Salih, onların amacı kendilerini zenginleştirmek ve о yolda ilerlerken problemlerden kendilerini sigorta etmek. Ancak, problemler hiçbir zaman bitmez. Evde, karısıyla, çocuklarıyla, ev problemi ve benzeri problemleri birini çözerler, arkadan diğeri başlar. Ve böylece onları çözerlerken hayatları sona erer, problemleri kalır.

Bu gün İslam ümmeti içerisinde her türlü insanlar mevcuttur: Alimler, talebeler, işadamları, mühendisler hatta hırsızlar ve haydutlar. Ancak, tevhid ehli ve cihad ehli askeri azdır.

İnan Salih, bu gün cihad zamanıdır. Küfr ümmeti çok dikkatli çalışmaktadır. İslam ümmeti ise keskin bir kılıca muhtaçtır.

Allah, bu zamanda da İslam ümmetine merhamet ederdi, Peygamber efendimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ve ashabın ve onların yolunda devam edenlerin zamanından bahis etmiyorum.

Biz gördük, dünyanın en fakir olan milleti Sovyet birliğini nasıl yok ettiğini ve en az olan milletin ise Rusya’nın kalbini kırdığını. Ben bunlarla yaşamasaydım, belki ben de inanmazdım.

İnan Salih’im, şehadetini isteyerek ölümünü kendin seçebilirsin cihat yolunda. Ama Allah daha iyi bilir. Allah’a tevekkül et ve ölümüne dimdik karşı koy hayat da о zaman sana gelir. Allah’a olan ümidini yetirme ve ona tüm kalbinle inan. Biz insanlar Allah’a inanırız ve yine de zafer gelir mi acaba diye şüpheleniriz? İnsanlar her zaman şüpheli davranırlar. Körfez savaşından beri, kafir uçakları tankları çoğu insanların kalplerinde korku bırakmıştır.

Körfez savaşı, Afganistan’da Rusya’ya karşı kazanılan savaştan sonra Müslümanların kalplerine inen inanç ve cesareti yok etmeye yetti. Düşmanların silahlı kuvvetleri Allah’a inanan az bir insanlara karşı yenilgiye uğradıktan sonra, Ortadoğu’ya tüm yerlere yerleşip Muhammed (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ümmetini korkutmaya başlamışlardır. Saddam’a ve askerlerine bir şey olmuyordu. Ama Batı gittikçe vahşileşerek Müslümanları korkutarak onları tüm sahip olduklarına el koyarak devam ettiler ve biz buna karşı koymayı borç bildik. Ve hala bu savaş 18 yıldır devam etmektedir.

Salih zaman gelir sen de ölümle karşı karşıya kalırsın. O halde Allah’a yönel ve O’nun yolunda cihat et. O, bu dünyada ve öbür dünyada da bir şereftir. Canım benim! Sen hala çok küçüksün. Ama biz sana ve senin yaştakilere bir yol gösterdik ki bunu bize bizim nineler gösteremezdi. Biz önce Allah’a ve sonra size inanıyoruz. Siz, bu ümmettin umudusunuz.

Maalesef, bu gün gençler televizyonun ve futbolun ve benzeri şeylerin ve arabaların kölesi olmuşlar. Boşu boşuna ölmekten kork ve Allah’tan sonunu hayırlı olmasi için dua et. Allah yolunda cesedini parçalanarak ölmek, mahşer’de seni Peygamber efendimizle (s.a.v.) beraber kılar.

Benim için en büyük hediye, Elhamdulillah, senin bu cihat topraklarında dünyaya gelmendir. Senin anne tarafı akrabalar birileri şehit edildi, birileri benimle hala savaşmaktalar, birileri Ruslara esir düştüler. Onlar ilk Dağıstan’da şeriatı ilan edenlerdendirler. Ben hatırlıyorum, о zamanlarda onların bulundukları köyler, Ruslar tarafından çembere altına alınmıştı ve biz onlara yardıma koştuk ve beraberce orada kafirleri dize getirdik.

Çeçenistan’da о zaman senin annen hala seni karnında taşıyordu. Ve uçaklar bizim toprağımızı her yerde bombalıyordu ve yakıyordu. Ve onun için, Allah’a şüküet ki sen karnındayken cihadın seslerini duymaya başladın. Senin annen ise bir yerde öbür yere koşardı. Canım benim, lüks bir hayatı hiç düşünme çünkü seni her yerde küfür ümmeti takip edecektir ve sana rahat vermeyeceklerdir. Sen ise babanın yoluna devam et ve şerefli bir yol seç. Çoğu senin babanın arkadaşları da bunu seçtiler ve şehit oldular veya esir düştüler. Sen ise onlar’dan daha iyi değilsin. Hayatında ciddi bir karar al ye Allah’a inanarak ve zafere inanarak devam et. Boş konuşmalara kulak verme, çok soru da sorma. İlim ara ve onu uygula ve Allah’ın kitabını öğren. Küçükken bunları yap sonra Allah’ın yolunda cihada hazırlığını yap.

Oğlum benim! Bilmem, cihadda beraber olur muyuz. Belki sen tek başına olursun, ben ise mezarda. Ama bu bir komutanın askere olan bir tavsiyesidir, benim için bir rahmet ol, bana dua et ve salih bir evlat ol ki, ölenler ancak salih evladın duasını alırlar. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) de böyle söylemiştir.

İsterim ki, Allah’ım koru onu! Bu ümmete faydalı ve bu dini korumaya güç ve cesaretini ver ona! Ve senin sonsuz rahmetinden rahmet eyle ona! Allah’ım düşmanlarından koru onu! Ve fakir babasına ve annesine şefaatçi kıl onu! Allah, inanmayanlara karşı senin şerefini ve gücünü yükseltsin!

Allahu Ekber

Baban, Hattab 

Küresel Analiz

BU HABERLER DE VAR!

Çeçen Komutan Aslan Mashadov ve şehadeti – 8 Mart 2005

Unutma, büyük savaşlar büyük kahramanlar ister!.. Ailesi, 1951 yılında Stalin tarafından Kazakistan’a sürgün edilen Aslan …

Çeçenistan Savaşı 1996 (Video)

1996 yılında Çeçenistan topraklarında çekilen bu belgesel, Çeçenistan’da Müslüman halkın Ruslara karşı verdiği mücadeleyi, Çeçen …