Pazar, 26 Mart 2017

Ebu Yahya el Libi’nin Cevlani’ye yazdığı mektup (arşivden)

El Kaide merkez komutanlığının önde gelen liderlerinden biri iken Afganistan’da 4 Haziran 2012’de ABD saldırısında hayatını kaybeden Ebu Yahya El-Libi’nin mektubunu sizlere sunuyoruz.

Bu mektup yazıldığı sırada Ebu Muhammed Fatih El-Cevlani’ye yazıldığında Cevlani’nin konumu Nusret Cephesi’nin genel liderliği idi. Şu an ise Ebu Muhammed El-Cevlani Tahrir Şam Heyeti’nin askeri emirliği görevinde bulunuyor.

* * *

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla

Allah’ın fakir kulu Abdulhalim’den, değerli kardeşi Ebu Muhammed El-Cevlani’ye… (Allah onu korusun)

Es-Selamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh…

Allah’tan, sen ve yanındaki seçkin askerler din ve dünya yönünden en iyi haldeyken bu mektubumun size ulaşmasını, ayaklarınızı sabit kılmasını, üzerinize sabır yağdırmasını ve size fetihler vermesini diliyorum.

Sahadaki gelişmelerin her geçen gün hatta her an hızlı bir şekilde değişmesiyle birlikte ribat ve umut Şam’ının olaylarını ilgiye takip etmekteyiz. Oradaki olayların şiddeti ve tehlikeleri yanında büyük kazanımlar ve bu sıkıntıların arasında eşsiz lütuflar bulunmaktadır; bunları elde edip koruman, en iyi şekilde değerlendirmen ve elimizden gitmemesi için en iyi şekilde gözetmen gerekir.

Bu kısa mektupta, şu andaki koşulların uzun bir şekilde ele alınmasına el vermediği bazı hususlara değinmek istiyorum. Konuları geniş bir şekilde ele alma fırsatı doğana kadar bu noktaları konu başlıkları olarak zikretmeyi uygun gördüm. Sizin gibi zeki kimselere de işaretler yeterlidir…

1-Savaşın yakıtı yiğitlerdir, savaşın bekası ve devamı onların kalmasıyladır. Kuşkusuz sizlerde savaşın ilk dönemlerinde olduğu gibi tüm şiddetiyle devam edeceğini ve ne kadar uzayıp süreceğini sadece Allahu teâlâ’nın bilebileceğini bilmektesiniz. Buna binaen bu hususta şunlara dikkat etmelisiniz:

a)Askeri, şer’i, siyasi ve diğer kalifiye fertlerinizi çok iyi muhafaza edin, bu şekilde bir musibetle karşılaştığınızda Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve Halid’leri yanınızda bulabilirsiniz. Ben kesin olarak sizden şartlar ve etkenler ne olursa olsun kalifiye kardeşlerin özellikle de şer’i potansiyelde olanların istişhad operasyonlarına dâhil edilmesinin men edilmesini talep ediyorum.

b)Mümkün olduğunca gençlerin kazanılması, eğitilmeleri ve terbiyeleriyle ilgili çalışılması. Şu anda nefisler hazır, kalpler yönelişte, etkenler ve unsurlar bulunmaktadır. Böyle bir fırsat nadiren bulunur ya da tekrarlanır. Çok sayıda ve farklı bölgelerden gençleri eğitin, hatta eğitim arasında bazı dönemler sahaya iştirak etme de olabilir.

c)Fertlerini takipten tamamıyla uzaklaştırılmadan lider kadronun muhafaza edilmesi. Liderlerin meydanda bulunan fertlerine, yazı, ses kaydı vb. yollarla özel risalelerle yönlendirmelerde bulunmaları gerekir.

Özetle, bu gün kazanacağınız her bir ferdi yarın yanınızda bulacaksınız. Bizim haça tapanlara karşı verdiğimiz savaşı düşünün, ne kadar adama ihtiyaç var, mücahid ve avamdan ne kadarı bitirilmiş ve hala da tükenmemiştir! Yine -ister liderler isterse de fertler bazında olsun- Irak’ta sabreden kardeşlerinizin durumlarından da dersler çıkarın. Bunu tüm yönleriyle değerlendirip her zaman gözünüzün önünde bulundurun; savaşın uzayacağını, kızışacağını, çetrefilleşeceğini ve birçok gereksinimleri olacağını unutmayın.

2-Bedir savaşında Nebi (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabına şöyle seslenmiştir: “Size yaklaştıklarında, onlara atın ve okunuzu bitirmeyin.” Evet, oklarınızın bir kısmını bırakmalı ve okluğunuzdaki tüm eylem ve operasyonları ortaya koymamalısınız. Sizler hala kesinlikle uzun sürecek olan bir savaşın başında bulunmaktasınız. Zor günler ve gediklerin kapatılması için elinizden geldiğince silah ve mühimmat depolayıp saklayın. Saklama koşullarına dikkat edin ki silahlarınız zayi olmaya maruz kalmasın. Buna binaen, sizden kesinlikle istişhad operasyonlarının dairesini mümkün olduğunca daraltmanızı, hatta imkân varsa durdurma seviyesine getirmenizi rica ediyoruz. Allahu teâlâ’nın dilemesiyle ileride istişhad operasyonlarını gerçekleştirmede takip ettiğimiz ve eylemin meyvelerini en iyi şekilde verebilmesi için sahada uygulanması gereken bazı kuralları yazacağım.

Tabi ki bu husus askeri eylemlerin durdurulması veya yoğunluğunun azaltılması anlamında değildir. Lakin tüm imkânlarımızı ya da olanaklarımızın çoğunu savaşın başında tüketmememiz içindir. Aksi halde savaşın keskin anları geldiğinde, birliğimizin sayı, teçhizat ve hazırlık bakımından en fakir birliklerden olduğunu ve fedakârlıklarımızın meyvelerinin başkalarının ellerine geçeceğini görmeyelim.

3-Cemaatin saflarının sıklığı aşağıdaki şekil üzere olmalıdır:

a)Anlaşılması kolay olmakla birlikte menhecin net olması.

b)Sadık, vefakâr, merhametli, affedici, yumuşak ve istişareye önem veren bir lider kadrosu.

c)Fertlerin veya askerlerin eylem isteklerinin doyurulması ve işlevsiz bir halde atıl bırakılmamaları.

Temel olarak bu üç husus gerçekleştirildiğinde, Allah’ın izniyle cemaatinin yol boyunca birbirlerine tutunan kuvvetli bir cemaat olduğunu göreceksin. Bunlardan birisinde olacak olan eksiklik ise, nihayetinde cemaatin kendi kendisiyle uğraşmasına ve kendi sorunlarına yoğunlaşmasına neden olacaktır ve o zaman alınan katı sözler ve verilen bey’atlar hiçbir yarar sağlamayacak ve hepsi silinip gidecektir. Safı bölmeye karar vermiş bir kimse, sıyrılmak için kendisine bin sebep bulacak ya da uyduracaktır. Ne kadar delillerle gelirse gelsin hiç kimse onu ikna edemeyecektir.

Buna binaen kendinizi ne çok ne de az “Bey’at ettin mi yoksa etmedin mi?” “Sahadaki meşru olan cemaat hangisidir?” “Bey’at etmen gerekir” gibi meselelerle meşgul etmemenizi rica ediyorum. Zira bunların ardında ne vakıada ne de şer’an büyük yararlar bulunmamaktadır. Safların sıklaştırılması, kelimelerin birleşmesi ve çabaların uyumlu olması, birçok zamanlar ve deneyimlerle başarısız olduğu neredeyse sabit olmuş bu uygulamalardan çok daha önemlidir. Şeriatın size geniş bıraktığı konularda kendi kendisini dara sokmayın.

Kendi aranızda sizinle birlikte çalışanları aşağıdaki şekil üzere ayırabilirsiniz:

Birincisi: Kavrayış, eylem ve ciddiyet bakımında cemaatin temellerini oluşturan bey’atlı kimseler.

İkincisi: Eylem ve kavrayışta öncekilerden çok fazla farklı olmayan aynı zamanda işitip itaat eden sempatizanlar ve birlikte hareket edenler. Bunlar, zorlama, sıkıntı verme ve mecbur etmeden zamanla kendilerinden bey’at istenilecek olan kesimdir.

Üçüncüsü: Diğer Müslümanlardan olan destekçiler.

Bu şekilde bu uzun savaşımızda yararlanılabilecek hiçbir güç heder olmamış olacaktır.

İcma ile cihadda münafıktan yardım almanın caiz oluşunu, aynı şekilde fasıktan da yardım almanın caiz oluşunu hatta bilindiği üzere fakihlerin zikrettikleri şekillerle müşrikten bile yardım almanın caiz oluşunu hatırlayın. Meselede büyük bir genişlik bulunmasına rağmen kendinizi eylemlerinizi zorlaştıracak şekilde dar bir daireye sıkıştırmayın.

Bir kez daha tekrarlıyorum: Savaş uzundur. Bu husus bir cemaat olarak sizden, diğer seçkin cemaatlere karşı şefkatli bir babanın muamelesi ile muamelede bulunmanızı, hasım ve çekişme içinde birisinin uygulamasında bulunmamanızı gerektirmektedir. İhtiyaç duyduklarında onlara yardımcı olun, iyilikte bulunduklarında onlara teşekkür edin, size bir karış yaklaştıklarında onlara bir zira yaklaşın, fertlerinizi onları kınamaktan ya da fedakârlıklarını hafife almaktan men edin. Hataların ıslah edilmesi ve düzeltilmesi sadece liderler ya da liderlerin akıl, hikmet, doğru görüş ve istişare ehlinden olan kimselerle sınırlı olmalıdır.

4-Müslümanların avamı, içerisinde yüzmüş olduğunuz denizinizdir. Onlar hakkında Allah’tan korkun. Bir cemaat olarak onlara karşı insanların en yakını, en yumuşak olanı ve en merhametlisi olun. Onları rahatlatacak ve koruyacak olan her işte onları kendinizin önünde tutun. Onların kazanılması için gücünüzün yettiği her şeyi ortaya koyun. Allah’a yemin olsun ki onlar bu kör imtihanda kayaları eritecek bir sabır gösterdiler. Eğer bu büyük hazineyi kendi hatalarımız sebebiyle yitirirsek, Allahu teâlâ huzurunda mesul olacağız. Bu insanların yıllarca hatta uzun bir zaman korkutma, tahrip ve fesat araçlarının kalpleri ve akılları üzerinde çalıştığı dönemlerde yaşadıklarını unutmayalım. Bu da onlardan sadır olacak ve tağutların baskısı altında yaşamış oldukları tih yıllarının bir yansıması olarak sayılarak birçok yönlerine tahammül gösterilmesini gerektirmektedir. Hatta kendi fertlerinizden Müslümanların avamına karşı aşırı tutum sergileyenlere karşı sıkı davranmalısınız. Böylece deşik genişlememiş ve kendi ellerimizde yollarımıza diken ekmemiş oluruz.

İnsanlar, sıkıntılarında onlara yakın olduğunuzu hissetmelidirler. Yaralılarının taşınması, göç edenlerin yollarının kolaylaştırılması ve güzel hitapta bulunmaları gibi uygulamalarla kendi gözleriyle hakikatleri görecek ve ileride size karşı yürütülecek olan medya saptırmalarına aldanmayacaklardır.

5-En güzel şekilde uzaklaştır. En azından oluşum, bina ve tesis devresindeyken bu merhalelerde buna dikkat edilmelidir. Akrabaların zulmüne karşı son derece tahammüllü davranmalısınız. Sefihlere karşı özelliklede uydu, internet vb. araçlarla medya gücüne sahip olanlara karşı sessiz kalmaya çalışmalısınız.

Bunda en hayırlı olanı: “Cahiller onlara seslendiklerinde ‘selam’ derler.”

Bazı insanların, kendilerine cevap verilmesiyle harekete geçtiklerini ve sadece bununla huzur bulduklarını bilmelisiniz. Merhalenizin başlığı “Başına gelenlere sabret” olmalıdır. Allahu teâlâ’nın insanların kalplerini şeyh Usame (rahimehullah)’ta topladığını ve dillerini ondan engellediğini iyi düşünün. Bunun nedeni, onun doğruluğu, dilinin iffeti, kendisini savunmakla meşgul olmaması hatta kendisini düşmanlarından daha fazla eleştirmesidir. Bu şekilde cemaatiyle olgunluk ve fazilet derecelerine yükselmeyi istemiş, ona buna cevap ve eleştirilerde bulunmakla meşgul olmamışlardır.

Değerli kardeşim: Söz uzundur, yazdıklarım, maksadın konu başlıklarıdır, fedakârlıkların meyvelerinin en güzel şekilde alınabilmesi için bağlantıların ve nasihatleşmelerin devamı gelecektir. Burada bulunan hayır ve doğruluklar Allah’ın tevfikiyledir. Bunların dışındakiler ise nefisten ve şeytandandır.

Hayırlı ve seçkin askerlerinize selam olsun. Allah’a hoşnut olacağı şeyler gösterin. Kuşkusuz bu din sağlamdır, ona yumuşaklıkla yaklaşın. Allah sizinledir amellerinizi zayi etmeyecektir.

Es-Selamu aleykum.

Kardeşiniz Abdulhalim (Ebu Yahya El-Libi)

6 Receb 1433

Mütercim: Muhammed Atta

BU HABERLER DE VAR!

Bugün yapılması planlanan Humus (Vaer) tahliyeleri ertelendi

Suriye’nin Humus kentinde bugün yapılması planlanan tahliye işlemlerinin pazartesi gününe ertelendiği bildirildi. 20 bin sivil …

Tahrir’uş Şam’ın askeri emirleri Cevlani ile Ebu Salih Tahhan Hama planı yaparken (Foto Galeri)

Tahrir’uş Şam Heyeti askeri emiri Şeyh el-Fâtih Ebu Muhammed el-Cevlânî ile, Ahrar’uş Şam’ın genel askeri emirliği …