Perşembe, 25 Mayıs 2017

Ebu Katade el-Filistini: “Cihadi akımda olması beklenen değişimler”

Küresel cihadın muteber kabul edilen alimlerinden Ebu Katade El Filistini’ye cihadi akımın son durumuyla ilgili sorulan bir soruya karşılık verdiği cevabı Küresel Analiz olarak sizlere sunuyoruz.

***

Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile.

Ondan yardım dileriz. Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur. Salat ve Selam yaratılmışların en şereflisi, gönderilen Resullerin imamı, efendimiz Muhammed’e, onun ailesine ve ashabının tümünün üzerine olsun.

Faziletli Şeyhimiz Ebu Katade Allah sizi korusun ve gözetlesin. Şeyhimiz bildiğiniz üzerine cihadi taife içinde çok büyük menheci değişimler var. Şeyhimiz özellikle cihadi taifenin meydan da olan komutanlarının ve ideologlarının arasında fitne ve ihtilafında ortaya çıktığı bir dönemde bu değişimleri en az kayıpla atlatmanın nasıl mümkün olduğunu bize açıklar mısınız?

Ebu Katade el-Filistini: İnan bana cihadi taifedeki değişimler diğer cemaatlerinkinden çok daha fazla olacaktır. Cihadi taifenin çoğu Şeyh’i ve bu taifenin evlatları bu değişimin farkında değiller. Var olan koşullar, bizim kaderi olarak isimlendirdiğimiz durum kendi üslubunu ve fikirlerini üretir. (Kaderi) sır bir üslup, bir fikir bir vaziyet ortaya koyar.

Cihadi taife uzun bir süredir dıştan veya kendi içinden kaynaklı cüz-i açılımlar ve  kapanmalar içindedir. Kendine özel (mustalahi) bir medrese kurarak kendini ümmetten ayrı görme hitabını eklemiştir. Örneğin “muvahidler” lafzının kullanımı imtiyaz sahibi bir grubu ifade etmek için kullanılmıştır. Buna ümmetle cihadi taife arasına güven sorunu eklenmiştir. Sadece ümmetle sınırlı kalmayıp, cihadi taife ile diğer İslami cemaatlerin arasını ayırmıştır. Bu da islami cemaatlerin cihadi taifeden kaçışını uzak kılmaz. İslami cemaatler, çoğu maslahi ve dışlayıcı ibareler sebebi ile cihadi taifeden kaçmıştır.

Cihadi taifenin selefi çizgeye girmesi ile cihadi taife diğer gruplarla kapışmaya taşınmıştır. Bu sloganı taşımıştır. Kimisi verdiği hükümlerde çok aşırı gitmiştir. Buna örnek olarak Seyyid İmam’ın cihadi harekete katılıp, cihadi hareketten, ümmetten uzak yaşan, aşırılığı örgütsel bir perde ile uygulayan bir grup türetmiştir. Tüm bunlara büyük bir güven açığı eklenmiştir.

Böylece cihadi hareket toplumda yayılamama, topluma nüfuz edememe hususunda adeta sofilerin tarikatlarına benzemiştir. Ben daima şunu söylerim: Cihadi hareket aşırılık ile asla cisimleşmez, bir arada olmaz. Çünkü ğuluv (aşırılık) bir dışlamadır. Ümmettin tamamen değişmesini sağlayacak kaynağının maddesi yine ümmettin kendisidir. Yani cihadın şiarının, gayesinin  (ümmetten ) birr (iyi olanla) ve facirle beraber tatbik edilmesidir.

Cihadi hareketler meşrutiyet kazanabilmek için akidemizin şiarını yükseltti. Örneğin kendisini selefi bir örtüye büründürmek istedi. Cihad gibi bu da kendi mesuliyeti olamamasına rağmen. Eğer ayırmak gerekiyorsa cihadi hareketler idari bir şıktır. İlmi bir şık değildir.

Önemli olan cihadi hareket kendi kendisini ayrı görmede başarılı olmuştur. Eğer durum böyle değilse, cihadi olan bu hareket nasıl kendi içinde, ona mensup olduğunu iddia eden ve Hamas’ı tekfir eden bir yapıya izin verir mi örneğin? Bu cihad projesine vurulmuş çok bir darbedir. Necd tercübesi ve Muhammed bin Abdulvahhab’ın yolu bazılarının mantalitesini ele geçirmiştir. Tekrardan aynısını uygulamak istemektedirler. Cihadi hareket tağutlara karşıdır. Ümmet ise cihadi hareketin beslendiği kaynağıdır. Cihadi hareket kendisi ile beraber vazifeyi taşımak için ümmete etki yapar. Kendisini ümmetin alternatifi gören karşı akım ise oklarını ümmete çevirir. İkisinin arasında çok büyük bir fark vardır. Bu meselenin aslıdır. Buna dine yardım için ilahi irade eşlik eder.

Cihadi akım hakkında bir hakim gibi karar verecek olsaydık kendi davası için ümmeti harekete geçirip ayaklandırmada başarısız olduğuna hükmederdik. Nitekim cihadi akımın kendine hedef seçtiği tüm riddet daireleri ve küfür merkezleri, onun etkinliğini bitirmede başarılı olmuş ve cihadi akımın faaliyetlerini kısıtlamıştır. Burada bir not olarak söylemem gerekiyor: Maksatlarını gerçekleştirmede cihadi akımdan çok daha başarısız olan başka cemaatler bu eleştiriden dolayı sevinmesinler!

Bizim için önemli olan, bizi ilgilendiren şudur ki cihadi akım özellikle Arap baharı sonrası güvenlikte boşluklar ve zaafın oluştuğu bir ortamda ilahi nimeti elde etmek için çok daha kudretliydi.

Evet, Muhterem Şeyhimiz:

Peki bu aşamada cihadi akımda meydana gelmesini beklediğiniz dönüşüm ve değişimler nelerdir?

İleride yaşanacak değişimler temel olarak şu biçimlerde ortaya çıkacaktır:

-İdeolojik cemaat kavramının darbe alması ve ümmet projesi niteliğinde olan hususlar karşısında çökmesi

Bu durumdan ötürü cihadi akıma ümmetin kendi içinde bulunan pek çok virüs girecektir. Dolayısıyla cihadi akım parçalara ayrılacaktır. Varlık göstermek konusunda diretenler ise arka planda kalıp etkisiz ikincil öneme sahip yapılara dönüşeceklerdir. Tüm ümmetin projesi olmakla ilgisi bulunan cihadın varisliği de yeni realiteyi anlayabilen kişilere nasip olacaktır. Nitekim tarih şer’i veraset yoluyla el değiştirmez aksine takva prensibiyle ve sünnetlere, gerekli meşru yollara uymakla değişir. Burada şer’i verasetle kastettiğim; babalık, oğulluk, isim ve bir yere ve soya bağlılık sebebiyle var olan mirasçılıktır.

Aynı şekilde cihadi akımın yaşayacağı dönüşümlerden biri Nebi’nin (s.a.v) “Ensar azalır” buyruğunun gerçekleşmesidir. Cihat sancağını herkesten önce taşıyan grubun tesiri zayıflayacak ve fetihlerle sonradan Müslümanlaşanlara benzer kişiler yönetim ve komutayı üstlenecektir. Yani dün cihada düşman olanlar bugün o safta bir komutan, lider olacaktır.

Bu hususları Sünnetullahla ilişkili değişimler kategorisinde anlamak gerekir. Bahsedilenlere karşı olumsuz duruş sergilemek nasslara hasım olmak demektir. Çünkü Nebi (s.a.v) “Havuzumun başında benle buluşana kadar sabredin” buyurmuştur.

Sözü edilen değişimin emareleri ve işaretleri belirmeye başladı. Bunları kim anlarsa değişimin halini kavrar ve kendisini, ümmetin maksatlarını gerçekleştirmek dışında bir şey ilgilendirmez. Bu takdirde Ebu Eyyup el-Ensari (r.a) gibi tecrübeli ve eski büyükler yine Yezid bin Muaviye benzeri kişilerin emirliği altında cihat eder ve dine destek olma ve şehadeti gerçekleştirme dışında bir başka şeyle uğraşmaz.

Yüce Allah seni hayırla mükafatlandırsın.

Alemlerin rabbi olan Allah’a hamdolsun.

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir

        ”Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir” Bazı insanlar sürekli …

Dr.İyad Kunaybi – Çocuk Yetiştirmek

Küçük oğullarınız ve kızlarınız büyümeye başladıkça onlar üzerinde hâkimiyet kurmanız zorlaşır. Sonra da yeni evler …