Cuma, 26 Mayıs 2017

İyad Kuneybi: “İslami cemaatler neden zarar gördü?” (13. Oturum)

Tevhidi davet çalışmalarından dolayı hapiste bulunan Ürdün’deki değerli âlim Dr. İyad Kuneybi’nin 30 bölümlük “Şeriata Destek” vaaz serisini sizlere sunmaya devam ediyoruz.

İyad Kuneybi’nin bu ders serisinde günümüzdeki İslami hareketlerin, özellikle de batıl hareket metodu benimseyenlerin şüphelerini ele alıp çürütüyor ve hak menheci delilleri ile takrir ediyor.

13. Oturum – İslami Cemaatler Neden Zarar Gördü?

Es-selamu aleykum ve rahmetullah sevgili kardeşlerim. ”Üç adam” kıssasını anlatmaya devam ediyoruz fakat, aynı zamanda bir çoğunuzun şöyle dediğini de biliyorum: ”Kıssayı anlatmaya hatta silsileyi devam ettirmeye ne gerek var? Çünkü Arap baharı sonbahara dönüştü, görüldüğü kadarı ile artık şeriatın tatbik edilmesi emeli öldü.!

Allah’ın yardımıyla derim ki; bilakis bu konuyu konuşmaya asıl şuan daha çok ihtiyaç duymaktayız.

Allah teala der ki:

وَإِن تَصْبِرُواْ وَتَتَّقُواْ لاَ يَضُرُّكُمْ كَيْدُهُمْ شَيْئًا

”Eğer siz sabırlı olur, Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, onların hileleri size hiçbir zarar vermez.”(Ali-İmran-120)

Eğer biz, islam düşmanlarının islama kurduğu tuzaklar islami cemaatlere dünyaları ve dinleri hususunda zarar vediğini görüyorsak, o halde bu; bizde sorun olduğunu gösterir. Demekki sabır ve takva konusunda eksikliğimiz var demektir. (Ne yazık ki;) bir çok kimse Rasulullah’ın yolu üzerinde yürüme ve bunun sonuçlarına katlanma konusunda sabırlı davranmamış, ümmeti uyandırmak için içinde bulunduğumuz vakıa ile muamele ederken  Allah tealaya karşı takvalı olmayı başaramamıştır. İşte bu yüzden entrika ve tuzak kuranların zararı bize dokunmuştur. Kardeşlerim! Rabbimiz Allah tealanın kitabından ve tekerrür eden tarihten şunu öğrenmekteyiz ki; kafirlerin ve münafıkların tuzakları korkutucu değildir. Bu yüzden Allah teala şöyle der:

إِنَّ كَيْدَ الشَّيْطَانِ كَانَ ضَعِيفًا

”Şüphesiz şeytanın hilesi zayıftır.” (Nisa-76)

Bu yüzden ben, ne Amerika’nın ne Siyonistlerin ve ne de onların, müslümanların beldelerinde bulunan işbirlikçi ordularından ve askeri birliklerinden korkmuyorum. Çünkü Allah teala bunların güçlerini Kuran’ın bir çok ayetinde hakir görmektedir.

وَمَكْرُ أُوْلَئِكَ هُوَ يَبُورُ

”İşte onların tuzağı boşa çıkar.”(Fatır-10)

فَانظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ مَكْرِهِمْ أَنَّا دَمَّرْنَاهُمْ

”Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu: Biz onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.”(Neml-51)

وَلَا يَحِيقُ الْمَكْرُ السَّيِّئُ إِلَّا بِأَهْلِهِ

”Oysa kötü tuzak, ancak sahibini kuşatır.”(Fatır-43)

وَمَا يَمْكُرُونَ إِلاَّ بِأَنفُسِهِمْ وَمَا يَشْعُرُونَ

”Hâlbuki onlar hilekârlığı ancak kendilerine yaparlar. Ama farkında olmuyorlar”(En’am-123)

إِنَّ الَّذِينَ كَفَرُواْ يُنفِقُونَ أَمْوَالَهُمْ لِيَصُدُّواْ عَن سَبِيلِ اللّهِ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ

”Şüphe yok ki, inkâr edenler mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcarlar ve harcayacaklardır. Sonra bu mallar onlara bir iç acısı olacak, sonra da yenilgiye uğrayacaklardır.”(Enfal-36)

Ellerinde yüzlerce strateji planı merkezleri, psikoloji, toplum bilimi, siyaset, basın ve savaş alanlarında uzman olan binlerce bilim adamının bulunmasına rağmen akıbetleri böyle olacaktır. Onlar daima tuzak kuracaklardır. Binlerce yayın istasyonları, radyo, dergi ve İslam’ı hedef alan programlara sahip olmalarına rağmen vallahi tuzakları umurumuzda değil. Çünkü  korkmamamız için Allah teala onları çabalarını küçük görmekte, işlerinin de çürük olduğunu bize haber vermektedir.

فَلاَ تَخَافُوهُمْ وَخَافُونِ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

”Şu halde, eğer iman etmiş kimseler iseniz onlardan korkmayın benden korkun”(Ali-İmran-175)

فَلاَ تَخْشَوُاْ النَّاسَ وَاخْشَوْنِ

”Artık insanlardan korkmayın, Ben’den korkun.”(Maide-44)

O halde bu korku nedendir? Maalesef Allah ile birlikte oluşumuzu kaybettiğimiz içindir. Evet! İslami hareketler Umumen Allah ile birlikteliklerini kaybetmişlerdir. Bu yüzdendir ki çok bir hile bile onlara zarar vermektedir.

وَلاَ تَكُ فِي ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ× إِنَّ اللّهَ مَعَ الَّذِينَ اتَّقَواْ وَّالَّذِينَ هُم مُّحْسِنُونَ

”Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme. Şüphesiz Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.”(Nahl-127-128)

Maalesef ümmetin sıkıntılı bugününde birçoğumuz Allah’tan korkma konusunda da Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin menhecine tabi olma konusunda da gereği gibi davranmadı. Bu sebeple Allah teala ile birlikteliğimizi kaybettik. Gelin hep birlikte Allah teala ile beraberliğimizi nasıl kaybettiğimiz konusunda hakikatle yüzleşelim! Allah teala der ki;

وَلَن يَجْعَلَ اللّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً

”Allah, mü’minlerin aleyhine kâfirlere hiçbir yol vermeyecektir.”(Nisa-141)

Biz bugün kafirlerin bizim üzerimizde binlerce yol sahibi olduklarını görmekteyiz. Allah ise vaadinden dönmeyeceğine göre, o halde sorun nerededir? Tabi ki imanımızdadır! Sorun, islam için çalışan herkesin imanındadır! Bu ayetteki vaad hiç şüphesiz müminlere yapılmıştır. Buna rağmen bir çoğumuzun Allah’ın vaadi hakkında imanı zayıflamış, dünyevi sebeplere daha çok dayanır olmuşlar. Sonuçta birçok tavizler vermişlerdir. Bu, Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin yolu uzatılmış, merhaleler yokedilmiş ve hasat, zamanından önce toplanmaya çalışılmıştır.  Aynı şekilde zalimlere meyledilmemiştir. İşte bu sebeplerin neticesinde kafirler üzerimizde binlerce yol hakkı elde etmişlerdir.  Sonuçta başarısızlık üzerine başarısızlık yaşamışız. Allah teala şöyle der:

وَعْدَ اللَّهِ لَا يُخْلِفُ اللَّهُ وَعْدَهُ وَلَكِنَّ أَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ × يَعْلَمُونَ ظَاهِرًا مِّنَ الْحَيَاةِ

”Allah, (onlara zafer konusunda) bir vaadde bulunmuştur. Allah, vaadinden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler. Onlar dünya hayatının ancak dış yönünü bilirler.”(Rum-6-7)

Dünya hayatının zahiri görünen sebeplerine kalplerimizi bağladığımız için vaadini gerçekleştirme konusunda Allah tealanın vaadini garantilemeyi elimizden kaçırdık.

Allah teala bizi düşmanlarımızla başbaşa bıraktığı için bizim planlarımız onların tuzaklarına karşı duramıyor. Biz, Allah tealanın birlikteliği olmaksızın kafirler karşısında çok zayıfız. Onların yüzlerce olmasına rağmen, bizim bir tane bile strateji planlama merkezimiz yok. Bizim islamla hükmeden bir tane devletimiz yok ama onların bir çok devleti var. Bir tane ordumuz yok ama onların bir çok orduları mevcuttur. Şayet biz Allah teala ile beraber olmanın garantisini verirsek, Allah bizim için tuzak kurar ve onların şerlerinden bizi muhafaza eder. Allah teala şöyle der:

إِنَّهُمْ يَكِيدُونَ كَيْدًا × وَأَكِيدُ كَيْدًا

”Şüphesiz onlar bir tuzak kurarlar, Ben de bir tuzak kurarım.”(Tarık-15-16)

Allah teala: ”onlar tuzak kurarlar, siz de kurarsınız” demedi. Çünkü biz zayıfız. Yine şöyle der:

وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ اللّهُ

”Onlar tuzak kuruyorlar, Allah da tuzak kuruyor.”(Enfal-30)

Şöyle demedi: ”Onlar tuzak kuruyorlar, siz de kuruyorsunuz.” Çünkü Allah teala bizim onların hilelerine karşı duramayacağımızı bilmektedir. O yüzden kendisi bizim savunur.

إِنَّ اللَّهَ يُدَافِعُ عَنِ الَّذِينَ آمَنُوا

”Şüphesiz, Allah inananları savunur.”(Hac-38)

أَلَيْسَ اللَّهُ بِكَافٍ عَبْدَهُ

”Allah kuluna yetmez mi?”(Zümer-36)

O halde bizim yerimize tuzak kursun ve bizi savunsun diye Allah tealanın gerçek kulları olmaktan başka seçeneğimiz yoktur.

Demek oluyor ki; asıl sorun islam için çabalayan bizlerin içindedir. Allah teala ise vaadinden dönmediği için kafirlerin hileleri müminlere zarar vermez. O halde kendimize gelmemizden başka yolumuz yoktur. Bugün bir çok müslüman, vaktinin çoğunu entrikacılara ve işbirlikçi askerlerini kınamakla geçiriyorlar. Bunlar zannediyorlar ki sorun onların bize kurduğu hile ve tuzaklarındadır. Hayır kardeşim, öyle değil. Allah teala şöyle der:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُواْ عَلَيْكُمْ أَنفُسَكُمْ لاَ يَضُرُّكُم مَّن ضَلَّ إِذَا اهْتَدَيْتُمْ

”Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez.”(Maide-105)

Onlara lanet okuyabilirsin! Fakat sorunun onların tuzak kurmalarında olduklarını düşünüyorsan yanılıyorsun. Şayet biz, hakiki manada Allah ile birlikteliğimizi sağlamlaştırırsak; Allah bize yeter ve onların hile ve tuzakları bize asla zarar veremez. Biz hidayet üzere olursak bu sapıklar bize zarar veremezler. ”Ey iman edenler! Siz kendinizi düzeltin. Siz doğru yolda olursanız, yoldan sapan kimse size zarar veremez.” O halde onların sapıklıkları ile kendini meşgul edeceğine, seni saptırmasınlar diye hidayet yoluna sıkıca tabi ol. Bugün bir çok müslüman halkı,  islami oluşumlara rağbet etmemek  ve basın ile aldanmakla kusurlu yapmaya çalışıyor. Hayır kardeşim öyle değil. Sorun bizde. Eğer biz değişim konusunda Nebi’nin (S.AV.) menhecine tutunursak Allah bizi onlara sevdirecektir. Eğer Allah bizi severse insanların kalplerine bizim sevgimizi koyar. Tıpkı hadiste geçtiği gibi:

ثم يوضع له القبول فى الارض

”Sonra Allah yeryüzünde o kişi insanlar tarafında sevilen makbul bir kişi yapar.”(Muslim)

إِنَّ الَّذِينَ آمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ سَيَجْعَلُ لَهُمُ الرَّحْمَنُ وُدًّا

”İnanıp salih ameller işleyenler için Rahmân, (gönüllere) bir sevgi koyacaktır.”(Meryem-96)

Biz, bu duruma islami cemaatler üzerinde şahit olmuşuzdur. Ancak ne zamanki kalplerini dünyevi sebeplere aşırı bağlayarak tavizler verince, hem insanların sevgisinden hem de Allah tealanın birlikteliğinden mahrum kaldılar.

Ey İslam’ı ikame etmek için çalışan ! Ne vaktini zayi et, ne de hatalarını asacağın bir askı ara. Yeis, karamsarlık ve umusuzluğu bırak. Bunlar sana fayda vermezler. Kendinle yüzleş, çünkü hata sende.

قُلْ هُوَ مِنْ عِندِ أَنْفُسِكُمْ

”De ki: “O (musibet), kendinizdendir.”(Ali-İmran-165)

Allah’ın birlikteliğini kaybet, o yüzden düşmanlarımızın zararları dünyamıza ve dinimize dokundu.

Tüm bu anlattıklarımız sebebiyledir ki: Biz, şeriatı doğru şekilde anlamak, Allah tealanın razı olduğu bir değişim metoduna ve düşmanlarımızla girdiğimiz bu savaşta Allah tealanın beraberliğini elde etmeninin sebeplerini öğrenmek için bu sohbet silsilesine  en çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönemdeyiz. Nitekim Allah teala vakıamıza hakim kılması için, önce müslümanlar olarak şeriatı kalbimizde ikame etmemiz gerekmektedir. Peki, nasıl? Allah tealanın bizi eğittiği yol üzere. Önce şer’i sebeplere tutunacağız, sonra Allah teala bunları bizim için bereketli kılacak. Nitekim Arap baharında Allah tealanın dengeleri nasıl altüst ettiğini ve bize hiç ummadığımız yerlerden fırsatlar açtığını gördük.

Ama eğer şeriatı fehmetmemiz bulanık olursa; hangisini tatbik edip hangisini etmeyeceği konusunda insanın serbest olduğunu, şeriatı ikame etmeye şer’i olmayan vesilerle ulaşamanın mümkün olacağını, islam için çalışan kişinin şeriatın hükümleriyle amel etmemesinin mahzurlu olmayacağını düşünürsek  veya hükümetme makamına ulaşmak için bedavadan tavizler dağıtırsak tabiki Allah teala bize şeriatı ikame etme şerefini bahşetmez. Aksine şeriatın davetçileri rasullerin varisleri olmalıdırlar.

Allah teala şöyle der:

اللّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُ

”Allah, elçilik görevini kime vereceğini çok iyi bilir.”(En’am-124)

Allah teala risaleti için sadece layık olanları seçtiği gibi, şeriatını ikame etmek için de ancak ehil olanları seçer. Kardeşlerim, -bir İslam devletinin kaim olup olmamasına bakmadan- şeriatı nefislerimizde tazim etmek, bu silsilemizin asli amacıdır. Bu silsilenin amacı, Allah tealanın şeriatına karşı şaibesiz selim bir kalbe sahip olarak ona kavuşmaktır. Bu sohbet, üç adam kıssasını bitirmeden önce gerekliydi.

Hülasa: Yaşadığımız ülkede şeriatı hakim kılmak ve Allah tealanın beraberliğini kazanmak için onun şeriatını ibadet kastı ile anlamaya ihtiyacımız vardır.

Bir sonraki oturumda buluşmak üzere. Es-selamu aleykum ve rahmetullah.

Mütercim: Ebu Hasan / Twitter: @asl__34

Küresel Analiz / Özel Haber

12. Oturum – Başarının Sebeplerine Tutunmak:

http://kureselanaliz.com/2017/02/iyad-kuneybi-basarinin-sebeplerine-tutunmak-12-oturum/

BU HABERLER DE VAR!

Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir

        ”Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir” Bazı insanlar sürekli …

Dr.İyad Kunaybi – Çocuk Yetiştirmek

Küçük oğullarınız ve kızlarınız büyümeye başladıkça onlar üzerinde hâkimiyet kurmanız zorlaşır. Sonra da yeni evler …