Çarşamba, 29 Mart 2017

İran sevdası ayyuka çıkan Hüda Par köşe yazarlarına cevap

İran denilen devlet Suriye’de Rus ordusu ile, Irak’ta ise ABD ordusu ile birlikte Sünni kentlerini Sünnilerin başına yıktı, yüzbinlerce Müslümanı katletti. Buna rağmen göz göre göre İran propagandası yapmaya, gençlere pişkince İran’ı sevdirmeye çalışıyorlar! Bu dediğimiz katliamlar ve ihanetler üzerinden uzun zaman geçmiş olsa, belki içimizdeki gaflet ehli İran güzellemelerini yutabilirdi. Ancak aradan bırakın uzun zaman geçmesini, İran’ın Rusya ve ABD orduları ile beraber Sünni halka kıyımı şu an yaşanıyor ve yarın da devam ediyor olacak!

İnsanda ar olsa, haya olsa, İrancılık yapma derdindeyse bile en azından bu katliamların bitmesini bekler, aradan uzunca bir süre geçince alttan alta İran sevgisini aşılamaya çalışırdı. Ancak Saadet Partisi’yle İrancılıkta yarışan Hüda Par kadroları, artık takiyye bile yapmadan yeniden İran’ı Müslümanların gözünde meşrulaştırma çabasına devam ediyor. Bu pişkinliği ara ara sizlere göstermeye çalışıyorum. Yoksa her hafta inanın yazılarıyla sohbetleriyle bu rezalete devam ediyorlar!

Bu hafta da Hüda Par Genel Başkan Yardımcısı ve Dış İlişkiler Başkanı olan Sait Şahin köşe yazısında ucundan İran’ı eleştiriyor gibi yapsa da, son paragrafında aslında derdinin ne olduğunu anlatmış:

“İran, İslam Âleminin önemli bir parçasıdır ve İran İnkılabı da emperyalistlere/siyonistlere ve işbirlikçilerine karşı gerçekleştirilmiş son yüzyılların en büyük İslamî devrimidir. İçeriden ve dışarıdan ABD ve İsrail’e yem etmemek lazım.”https://dogruhaber.com.tr/yazar/sait-sahin/7357-/ )

Bakın İran’daki zulümlerden dolayı özellikle Belucistan’da halk ayaklanmaya başladı, toplu tutuklamalar ve idamlar var, Sait Şahin olayı kıvırmak için hemen suçu Batı’ya atarak “İçeriden ve dışarıdan ABD ve İsrail’e yem etmemek lazım.” diyor! Şu şartlarda İran gibi zulüm devleti içerden yıkılacak Sait Şahin, emin ol dışarıdan yıkılmayacak. Çünkü senin sözde İran – ABD karşıtlığının aksine, Şii İran rejiminin yıkılmaması için Batı elinden geleni yapacaktır. İran ABD’nin dolaylı karakoludur. Bugün Ortadoğu’daki ve Afganistan’daki Sünni kıyama karşı ABD’nin en büyük işbirlikçisi İran olmadı mı? İranlı yetkililer defalarca Afganistan İslam Emirliği (Taliban)’ın iktidarının yıkılışında ABD’yle beraber hareket ettiklerini açıklamadı mı? Yıl olmuş 2017, çocuk mu kandırıyorsunuz?

İran’ın eski cumhurbaşkanı Ahmedinejad, “Afganistan’da ve Irak’ta Amerika’ya yardım ettik” demişti:

İran’ın en üst düzey liderleri Taliban’a karşı ABD’ye neden yardım ettiklerini açıklıyor:

ABD’ye yem etmemek lazım diyor İran’ı. Peki Irak’ı? Peki Afganistan’ı? Peki Suriye kıyamını? Bunları bizzat İran ABD ve Rusya ile beraber yem edinmedi? İran askerleri ile Rus askerleri “omuz omuza” Halep’i işgal etmedi mi? İran’ı yem etmeyeceğiz diyenler, İran’ın ABD’den hiçbir farkı olmadığını görmeyecek kadar kör mü?

İran’ın Suriye ve Irak’ta son 5 yılda katlettiği Müslüman sayısı yüzbinler. Son 5 yılda İsrail ve ABD bu kadar Müslüman kanına girmedi bile!

Sait Şahin diyor ki “İran İnkılabı da emperyalistlere/siyonistlere ve işbirlikçilerine karşı gerçekleştirilmiş son yüzyılların en büyük İslamî devrimidir.”

Humeyni dediğiniz sözde devrim liderini önce Türkiye ağırladı, sonra Paris’e geçti, “devrimini” Paris’ten yönetti, sonra da Fransa’nın verdiği uçakla Tahran’a inerek devrimin başına geçti! Böyle bir İslami lider olabilir mi? Bu adamın devrimine İslami devrim denebilir mi? Avrupa ahmak mı ki bir İslami devrim liderini önce ağırlayacak, sonra da kendisi uçakla devrim başarılı olduktan sonra uçakla gönderecek?

Oysaki Sünni “devrimci” liderlere bir de bakalım. Molla Ömer’i ve Usame’yi öldürebilmek için ABD öncülüğünde Fransa’nın da dahil olduğu NATO orduları Afganistan’da yüzbinlerce ton bomba attılar! Humeyni Paris’te kahvesini yudumlayıp röportaj veriyordu, bugün ise Suriye’de Sünni “devrimci” liderleri ABD, Avrupa ve Rusya havadan, İran ve Esed karadan bombalıyor!

İran’daki muta fuhuşu Türkiye’deki fuhuşu bile geçmişken İran devrimini kimse bize İslami devrim falan diye yutturmaya kalkmasın. İran devrimi olsa olsa Şia devrimidir. Zaten Humeyni’nin anayasasının en başına Devletin resmi mezhebi olarak İsna Aşeriyye yazması da devrimin derdini ortaya koymuştur.

Ayrıca İran devrimi “son yüzyılların en büyük İslamî devrimidir” tezi de Sait Şahin’in boş bir iddiasıdır. Son yüzyıllar lafı zaten saçmalık, Osmanlı varken Sünni dünya zaten bir bütündü, gavur bir devlet mi vardı da İslam devrimi yapıyorsunuz? Bu yüzyılda ise İslam devrimi olarak Afganistan’da bir başarı sağlandı. 1996 yılından 2001 yılına kadar İslami bir nizam kurdu Taliban. Ancak tüm Batılı güçlerin (55 ülke) birleşik orduları tarafından bu devrim bitirilmek istendi ve Afganistan işgal edildi. İran da bu devrimi bastırmak için elinden gelen yardımı ABD’ye verdi. İran için en büyük tehlike, Sünni bir İslam devletinin kurulmasıdır. Çünkü böyle bir devlet, dünyadaki Müslümanların sadece yüzde 10’u Şii olduğundan İran balonunun tamamen sönmesi, propaganda gücünün bitmesi demek olacak. Bu nedenle Sait Şahin’in aksine, “Son yüzyılın İslamî devrim mücadelelerini bitirmek için en büyük proje İran’dır” diyoruz.

Kimse şimdi bize kalkıp da “cımbızla tek cümle/paragraf seçiyorsun” gazeli okumasın. Zaten “yerli” İrancılarımızın takiyye taktiği de budur. Yazı alakasız bir şeyi bile anlatsa, araya vermek istediği cümleyi koyar, okuyucu bu fikrine alıştırır. Bakın aynı taktiği bu haftaki köşe yazısında bir başka Hüda Par yazarı Mehmet Yavuz yazısına şunu sıkıştırdı:

“İran’ın ölümü Türkiye ve İslam Âlemi’nin; Türkiye’nin ölümü ise İran ve İslam Âlemi’nin felaketi demektir.”

(Kaynak: http://www.medyatimes.com/gundem-haberleri-huda-parli-mehmet-yavuz-iranin-olumu-turkiye-ve-islam-aleminin-felaketidir-12684.html )

Dikkat ederseniz yine aynı tez, yine aynı mana. İslam alemi için İran çok önemliymiş de, İran’ın ölümü İslam aleminin ölümüymüş de… Dikkat ederseniz Suriye Sünni halkının ölümünden, Irak Sünni halkının katledilmesinden bahseden yok! İşin trajik yanı, İran değil bunlar ölüyor, ama yine de Hüda Par bize “aman İran ölmesin” dramasını çiziyor! Bu eleştirimiz sadece İran’ı da kapsamıyor, İslam üzerine olmayan hiçbir devletin ölümü İslam alemi için bir felaket olmaz, aksine yeni filizin doğmasına vesile olabilir.

Kusura bakmayın ama atamız Yavuz Sultan Selim Çaldıran’da o çok sevdiğiniz İran’ı öldürürken İslam alemi bırakın ölmeyi, kendine geldi! İran Şia’sı tarihte Moğolların ve Haçlıların işbirlikçisiydi, bugün de ABD ve Rusya’nın işbirlikçisidir. İslam dininde ihanetin cezası da ortadadır, şeriatın kestiği parmak da acımaz, bunu Hüda Par’lılar da bir gün anlayacak. Allah’ın izniyle elbet İran zulüm devleti de yıkılacak ve o gün İslam alemi sokaklara dökülüp bayram yapacak. İçimizdeki İrancılar da İsrail ile birlikte yas tutar artık…

Arap Şii Molla İran’ın gerçek yüzünü anlatıyor:

Selahaddin Dağıstan

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

CIA, Gülen’in gizlice Türkiye’ye gönderilmesini mi konuştu?

Eski CIA Direktörü James Woolsey, ABD Başkanı Donald Trump’ın istifasını istediği eski Ulusal Güvenlik Danışmanı …

Kuşadası’nda göçmenleri taşıyan bot battı: 11 ölü

Aydın’ın Kuşadası ilçesi açıklarında yasa dışı yollardan Yunan adalarına geçmeye çalışanları taşıyan lastik botun batması …