Pazar, 25 Haziran 2017

“Günümüz Mürciesi’nin alim kriterleri” – Muhammed Ubeyde

Tarih boyunca İslama en büyük zararı veren iki büyük fırkadan biri olan Mürcie (biri de Haricilerdir) son günlerde yine pozisyonunu ortaya koydu. Makdisi vb ulemaya son derece insafsızca hatta ukalaca saldıran bu güruhu biz hiçbir zaman demokrat – laik tağutlara laf ederken göremediğimiz gibi onları din adına meşrulaştıran din adamlarını da alim olarak vasıflandırıldığına tanıklık ettik. İşin ilginci ise demokratik ibadet ve tazimleri din adına vecibe olarak isimlendirenleri ise alim oldukları gerekçesiyle savunan bu güruh; o saptırıcı din adamlarını şeriata muhalefet ettiği için eleştiren muvahhidlere ise “alimlerin eti zehirlidir, onlara karşı edepsizlik yapıyorsunuz” diye itham ediyorlardı.

Buradan şunu anlıyoruz ki; demek ki bunların alimlere saygıdan kastı dini sulandıran din adamlarına karşıymış! Makdisi ya da başka bir alim elbette eleştirilebilir. Ancak eleştiri heva ve hevesten değil, onların getirdikleri şüpheler vakıalar delillerle izale edilerek eleştirilir. Makdisi’yi eleştirenlerin birçoğu Makdisi’nin fikirlerini, iddialarını değil şahsını eleştiriyor. Kurtulan delil ile kurtulsun; helak olan da… Ancak eleştirilere cevap veremeyenler, çaresizliklerini eleştiri sahibini itham ekmekle, zanla, iftirayla kapatmaya çalışıyorlar.

Mürcie ilim ehlinin duruşuyla basiretiyle ilmiyle Allah’ın birliğine şahitlik etmesi gerektiği hakikatini göz ardı eder. Onlar alimlerin saraylarla mücadelesini tağutların deşifre olması hakikatinin ulemaya düşen görev olduğunu bilemezler. Çünkü onlar tağutlarla el ele olmaktan sıkıntı duymazlar. Onların gündemlerinde tağut diye bir kavram pek yoktur. Çünkü onlar tağuttan sadece şeytanı anlarlar.Davetlerinde tağutlar, nemrutlar, firavunlar yoktur. Çünkü onlar kurulu düzenlerle işbirliği içindedir. Onlar zindandan, davadan yoksundurlar. Çünkü davaları tevhidin özünden Resullerin yürüyüşünden habersizdirler. Onlar muvahhidlerle aynı karede gözükmek istemezler. Ama aynı kişiler tağutların dostlarıyla kardeş olurlar. İşte bu vb nedenlerden dolayı Makdisi’ye ilmi olmayan zanlarıyla, hevalarıyla saldırıyorlar. Çünkü dertleri Makdisi’nin şahsı değil; vela-bera’ya dayalı olarak şeyhin savunduğu tevhid akidesidir.

Son olarak Makdisi’nin bir sözüyle bitirelim: “Birisi beni yaptıklarımın şeri esaslara muhalif bir hata olduğunu ispat ettiğinde, beni o anda hatasından beraat etmiş olarak bulacaktır.”

Muhammed Ubeyde

Twitter: @muhammeddubeyde

Küresel Analiz / Haber Merkezi

BU HABERLER DE VAR!

Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir

        ”Nefret Eden Kerih Görsede Tevhid Önce ve Daimidir” Bazı insanlar sürekli …

Dr.İyad Kunaybi – Çocuk Yetiştirmek

Küçük oğullarınız ve kızlarınız büyümeye başladıkça onlar üzerinde hâkimiyet kurmanız zorlaşır. Sonra da yeni evler …