Çarşamba, 29 Mart 2017

Çeçen komutan Abdulhakim Şişani: ”Zafer silahların gölgesi altında”

Ecnadu’l Kavkaz lideri Abdulhakim Şişani kendisiyle yapılan röportajda Çeçenistan ve Suriye’deki durumu ve ‘savaşın meşruiyetini’ni değerlendirdi.

Nohchicho internet sitesi, Suriye’de savaşan Çeçen ağırlıklı savaşçılardan oluşan Ecnadu’l Kavkaz lideri Abdulhakim Şişani ile bir röportaj gerçekleştirdi. Abdulhakim Şişani röportajında, İçkerya Cumhuriyeti – Kafkasya Emirliği çekişmesi, silahlı mücadele – siyasi mücadele ayrımı, bölgedeki mevcut durum gibi konular hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

“Grubumuzda Kafkaslar olduğu gibi Araplar da var”

A​bdülhakim, senin cemaatin Suriye cephesinden gelen bilgilerde sıklıkla geçiyor ancak Suriye’nin dışındaki sıradan insanlar sizin siyasi görüşlerinizle ilgili pek fazla şey bilmiyor. Cemaatinizin geçmişinden bize biraz bahsedebilir misin?

Eğer beni şahsi olarak soruyorsan ben cihada 2000 yılında Umat Giri’nin cemaatinde başladım. Sorduğun şey Suriye’deki cemaatimiz ise, bu cemaat 2013 yılında kuruldu. Eve geri dönmek için yaptığımız başarısız girişimlerin ardından, bölgedeki Müslüman kardeşlerimize yardım etmek için Suriye cihadına katılmaya karar verdik.

İlk başta birbirini tanıyan kardeşlerden oluşan ufak bir gruptuk. Yerel bir grup olan Ensar eş Şam’a katıldık ve daha sonra Avrupa’dan, Türkiye’den ve bizim ana vatanımızdan başka kardeşler bize katılmaya başladı. 2014 yılı baharında Ensar eş Şam’dan ayrılarak bağımsız bir grup kurduk. Şimdiki isim, bayrak ve yapı daha sonra, 2015 yılı baharında teşkil edildi.

Ecnadu’l Kavkaz​’ın bir tanıtım videosu:

Grubunuzda sadece Çeçenler mi var? Yoksa diğer Kuzey Kafkas milletlerinden kişiler de var mı?

Cemaatimizde diğer Kuzey Kafkas milletlerinden, Suriyeliler’den ve diğer Araplar’dan kişiler de var.
“İçkerya Cumhuriyeti veya Kafkasya İslam Emirliği ile bağımız yok.”

Ecnadu’l Kavkaz’ın Çeçen İçkerya Cumhuriyeti ve Kafkasya İslam Emirliği ile bağlantısının bulunmadığı doğru mu?

Evet, bu doğru. (Abdülhakim, bunun nedeninin Suriye savaşındaki politikalarla baş edebilmek ve daha geniş bir strateji belirleyebilmek için alınmış bir karar olduğunu belirtiyor.)

“Hangi grup içinde olursa olsun, işgalcilerle savaşılmalı”

Çeçen İçkerya Cumhuriyeti ve Kafkasya İslam Emirliği siyasi grupları hakkında ne düşünüyorsun? Fikriyatınızın onlarla benzerlikleri ve farklılıkları neler?

Dinimizin müsaade ettiği her şeye açığız ve Rus işgalcilerle savaşılması gerektiği kanaatindeyiz. Fikri farklılıklarımızı konuşmadan önce kendilerini bu isimlere parazit gibi bağlayan kişilerden bahsederek başlamak iyi olur. Bunlar için İçkerya veya Emirlik yalnızca, kolayca yükselebilecekleri bir imkandan ibaret. Gerçekte bu kişiler evlerinde oturanlara (halka) hiçbir şekilde yardımda bulunmadılar. Bunlar dışında kalan kişilere ilişkin düşüncem şu: Bazı fikri meselelerde birbirimize katılmıyor olsak da bizlerin amaçları ve hedefleri var, bunları başarmak için el ele vermeli ve birlik olmalıyız. İlk ve en önemli meselemiz, topraklarımızı işgal eden Ruslardan kurtulmak. Rus zindanlarında halkımızdan ve diğer din kardeşlerimizden binlerce kişi var. Örneğin, mücahidlerin ailelerinden mürtedlerce zulmedilen ve evlerinden atılan ne kadar çok kişi olduğunu biliyoruz. Bu insanlara yardım etmek için İçkerya destekçisi, Emirlik destekçisi yahut bir başka grubun destekçisi olmana gerek yok, bir insan ve Müslüman olmak yeterli. Allah’a hamd olsun ki başkalarının başına gelenlere tepkisiz kalmayan insanlar var, onların karşılığı Allah katındadır. Muhtaç durumda olanlara gerçekten yardım etmek bizim sloganlarımızdan ve yüksek sesli beyanatlarımızdan çok daha değerli. Elbette, bu finansal kaynaklara ve insan kaynağına bağımlı ancak bu konularda birlikte çalışmak arzulanan sonucu getirecektir. Allah Kur’an’da der ki “iyilik ve takva konusunda yardımlaşın, günah ve haddi aşmada yardımlaşmayın.”

“Özgür topraklar ve şeriatın hakimiyeti”

Çeçen ya da Pan – Kafkas devleti kurulması konusunda düşüncelerin neler? Böyle bir devletin kurulması çağrılarının şu anki çıkarlar uygun olacağını düşünüyor musun?

Müslüman topraklarının özgürleştirilmesi ve bu topraklar üzerinde Allah’ın hükmünün ikamesi… Bu her Müslümanın görevi. Bağımsız toprak ve şeriat, bunlar Müslüman bir devletin temel özellikleri. Elbette hepimiz böylesi bir devletin kurulmasını hayal ediyoruz ve bunun için çalışıyoruz, bir ya da birkaç Müslüman halk tarafından kurulsa bile. Ancak, mevcut şartlarda tek bir küçük milletin sınırlarıyla böyle bir devlet kurmanın pratik olarak imkansızlığını anlamamız gerekiyor. Zira komşularımız kana susamış imparatorluklar. Cevher Dudayev bunun hakkında konuştu, ondan önce Şeyh Mansur, İmam Şamil ve diğer liderlerimiz, Kafkasları ve diğer Müslümanları Rusya ile savaşmak için bir araya getirmeye çalıştılar.

Ecnadu’l Kavkaz lideri (solda), Tahriru’ş Şam kadılarından Abdurrezzak el Mehdi (ortada) ile beraber

Birinin çıkıp geleceğini, bize bağımsızlığımızı vereceğini yahut toprağımızda nasıl yaşayacağımıza karar vermemizi sağlayacağını düşünen birinin tarihimize bir göz atması gerek, bugünden başlayıp ilk çağlara kadar. Müslüman ülkeler olmayan Ukrayna ve Gürcistan bile Rus saldırganlığından kurtulamadı. Bugün de bu ülkelerin bulunduğu bölgeler örtülü bir Rus işgali altında. Bu yüzden biz gerçek bağımsızlığı yalnızca Rus yahut bir başka işgale karşı ayağa kalktığımızda kazanabiliriz. Çeçen İçkerya Cumhuriyeti milletimizin tarihinde her zaman şanlı bir bölüm olacak. Bozulmamış kalan olağanüstü liderlerimiz vardı. Fakat anlamamız gerekiyor ki başka bir çağ başladı ve bize yeni mücadeleler getirdi.

Kısa bir süre önce, Ramazan Kadirov’un temsilcileri seni, Çeçen gençleri yerel polise saldırılar düzenlemeye teşvik etmekle suçladı. Bu ne ölçüde doğru?

Muhtemelen, internette künyesinin Abdulhakim Şişani olduğunu söyleyen ve daha sonra tutuklanan adamdan bahsediyorsun. İsim aynı olduğu için bir karışıklık olmuş. Kolluk kuvvetlerine yönelik saldırılara gelince, herkes bunun meşru olduğunu biliyor. Bir diğer soru ise bu saldırıların uygulanabilir yahut efektif olup olmadığı. (Böylesi saldırılarda) öldürülen kardeşlerimizin sayısı yok edilen mürted (dinden dönmüş) sayısından fazla olduğu zaman üzülüyoruz. Öyleyse bu soruya maslahat ve mefsedet (fayda ve zarar) süzgeciyle bakmak gerek. Nihayetinde ben, bu kadar uzak mesafeden kardeşlerimizi böyle saldırılar yapmaya da kısıtlamaya da hakkımız olmadığını düşünüyorum.
“Ben teröristsem, onlar ne?”

ABD’nin yayınladığı bilgilerde senin cemaatin terör saldırıları düzenlemekle suçlanıyor. Buna nasıl cevap vereceksin?

İlk olarak, bu suçlamalar İdlib’in özgürleştirilmesiyle başladı. İşin ilginç tarafı bu operasyona 6 bin civarı mücahid katıldı; Nusret Cephesi, Ahraru’ş Şam ve aynı zamanda ÖSO grupları, ılımlı olarak ifade edilenler; fakat bazı sebeplerle biz terörist olarak isimlendirildik. Bir röportajında Şamil Basayev şöyle söylemişti: “Peki o zaman, ben teröristim, ya onlar ne?” Biz de soruyoruz, eziyet eden Müslümanlara yardım ettiğimiz için bizlere terörist deniliyorsa Beşşar, Putin ve dünyanın çeşitli ülkelerinde on binlerce insanı öldürmeye devam edenler ne? Birkaç Kürt grup terörist olarak niteleniyordu, fakat şimdi, NATO üyesi olan Türkiye’de terör saldırıları yapmaya devam ettikleri gerçeğine rağmen onlarla ortak oldular. Aynı şey daha önceden terör listesinde yer alan ancak şimdi ortakları haline gelen Hizbullah için de geçerli. Onların kelime oyunlarını ve siyasi çıkarları üzerine bina edilmiş isimlendirmelerini görebiliyoruz.

“IŞİD ile bağımız yok ve hiç olmadı”

Rusya sürekli sizin IŞİD ile bağlantılı olduğunuzu ifade ediyor. Bu konuda ne söylemek istersin?

Rus propagandası, Esed’e karşı olan herkesi IŞİD olarak sunmaya çalışıyor. Rusya, hemen hemen tüm bombardımanları bilhassa IŞİD ile bağlantısı olmayan mücahidlerin kontrolündeki alanlarda yaşayan sivillere karşı yapsa da bunu IŞİD’e karşı savaş olarak sunmaya çalışıyor. Bizim IŞİD ile hiçbir bağlantımız yok ve daha önce de hiç olmadı.

Çeçenlerin arasındaki bölünmeleri aşmak için öngördüğün yollar neler?

Çeçenler arasındaki bölünmüşlüğün birçok sebebi var ve bu kök salmayı da başarmış vaziyette. Farklı dini anlayışlar, çeşitli siyasi görüşler ve daha birçok başka şey. Allah Kur’an’da şöyle buyuruyor: “Herhangi bir hususta anlaşmazlığa düştüğünüz takdirde, Allah’a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resûlüne arz edin.”
Aslında, bu ayrılığı gidermenin yolu basit ancak şahısların gurur ve hırsları bunu zorlaştırıyor. Biz, defalarca birlik için girişimde bulunduk. Ancak uzun süren görüşmeler neticesinde sonuç alınamayınca, bütün kardeşleri birleştirmekte başarılı olamayacağımızı düşünerek kendi halimizde kalmaya karar verdik.

Ecnadu’l Kavkaz birlikleri Hama’da rejime karşı operasyonda

Cemaatiniz sadece silahlı faaliyet mi yürütüyor yoksa kendi siyasi programınız da var mı?

Suriye’de faaliyetlerimiz genel olarak askeri operasyonlarla sınırlı. Geri kalan şeyler yerel Müslümanlar tarafından halledilmeli. Kafkaslardaki faaliyetlerimizde ise elbette bir siyasi program ve Kafkaslardaki durumu kendi çıkarımıza değiştirmek için detaylı bir proje olmak zorunda. Şu an her şey hakkında konuşamam ancak sadece savaşmak için savaşmadığımızı söyleyebilirim.

“Protestolar da meşru ancak esas mücadele savaş sahasında”

Avrupa ve Türkiye’de yaşayan Çeçenlerin birtakım protestolar düzenlediğini biliyoruz. Bunlara nasıl bakıyorsunuz? Sadece askeri yöntemlerin doğruluğunu mu savunuyorsunuz yoksa farklı siyasi mücadele yollarını da kabul ediyor musunuz?

Her şeye İslam’ın penceresinden bakmamız gerekiyor. Mitingler ve yürüyüşler düzenlemenin caiz olduğu alimler tarafından ifade ediliyor. Diğer mesele ise bu yöntemin pratik kullanımı. Elbette artıları var. İnsanlar, Çeçen toplumunun oldukça büyük bir kesiminin Rus işgalinden ve onların kuklalarının politikalarından memnun olmadığını görüyor. Toplumsal baskı sayesinde cellatların elinden kurtulan kardeşlerimiz oluyor. Ancak bilmeliyiz ki esas mücadele savaş sahasında olacak ve eğer gerçek bir savaş yapmazsak ve bizimle savaşanlara karşı elimize silah almazsak diğer mücadele şekilleri bize sonuç getirmeyecek. Bunu biliyoruz. Bazı insanlar siyasetle öylesine oynuyor ki gerçeklikle tüm temaslarını yitirmiş gözüküyorlar. Bazıları ise tüm savaşı internete taşımış halde.

Sonuç olarak, bizim halkımızın ve tüm Müslümanların akıbetini umursayan yurttaşlarımıza hitap etmek istiyoruz. Bizler Suriye’ye geldik çünkü burada da yardımımıza muhtaç olan kardeşlerimiz var. Buradan Kafkaslar’daki kardeşlerimize de yardım etme fırsatımız var. Halkımızın nasıl zor bir durumda olduğunu ve yurdumuzda neler yaşandığını görüyoruz. İşgalden sonra dahi insanlar dinlerini yaşayabiliyordu, çünkü savaşan ve canlarını veren kimseler vardı. Şimdi durum her gün kötüye gidiyor. İslam’ı yaşama fırsatı insanların elinden alınıyor. Bunun nedeni buna karşı duracak gerçek bir gücün olmaması. Pes etmemeliyiz. Haklı mücadelemizin çeşitli alanlarında harekete geçmek zorundayız.

MepaNews

BU HABERLER DE VAR!

Hama’da Esed askerlerinin toplanma alanının TOW ile vurulma anı (Video)

Esed rejiminin Hama’da kayıpları devam ediyor. Muhalif grupların 3 farklı operasyon odası kurarak saldırdıkları Esed …

Bugün yapılması planlanan Humus (Vaer) tahliyeleri ertelendi

Suriye’nin Humus kentinde bugün yapılması planlanan tahliye işlemlerinin pazartesi gününe ertelendiği bildirildi. 20 bin sivil …