Pazar, 30 Nisan 2017

Nereden çıktı bu cihad? – Sol sitesinin cihad tezlerine reddiye!

Rus emperyalizminin Türkiye maşası olmalarına rağmen her fırsatta İslami kesimi emperyalistlerin maşası olmakla itham eden Sol sitesi, yeni bir iftira yazısına imzasını attı. (Tıklayınız) Sol sitesinin haberine Küresel Analiz yazarlarından Musab Demirci kısa bir reddiye yazdı:

* * *

Nereden Çıktı Bu Cihad? Sol’un Cihad Tezleri

“Cihad” bugün Ortadoğu’da gündemi şekillendiren ana unsurlarıdan. Üstelik o küresel bazda da oldukça önemli bir faktör. Bundandır ki “Cihad” küresel siyaseti anlamak için anlaşılması gereken önemli kavramlardan. Hatta içinde bulunduğumuz durumda “Cihad’a” karşı alınacak tavır büyük çoğunlukla kişinin küresel siyaset içerisinde aldığı tavrı şekillendirecek güçte. Ülkemiz solu çoğu zaman bu kavramı, tarihsel bir harekete indirgeyerek, 20. yüzyılın ikinci yarısında ABD’nin yeşil kuşak oluşturma girişimlerinin bir sonucu görür. Solun oldukça problemli olan bu kavrayışı devamında dahada problemli olacak bir analizler dizisinin yolunu açar. Alper Soner Alpan’ın 3 ocak tarihli “Sol” gazetesinde yayınlanmış “Nereden çıktı bu cihat ve cihatçılar?” yazısı bahsettiğim analizlerin kötü örneklerinden bir tanesi.

Ben Alpan’ın köşe yazısındaki tezlerinin anlamsız abartılar olduğu kanaatindeyim ve akademik bazda solun bu denli basit önermelerle uğraşmadığı ortada. Lakin Alpan’ın yazısındaki önermeler akademik bir çok yazının da damarlarında dolaşmakta. İlk olarak, cihadı Afgan halkının iradesinin bir ürünü değilde  ABD’nin soğuk savaş ve soğuk savaş sonrası savaş politikasının bir ürünü olarak kavramanın altında yatan fikirsel tutumlardan bahsetmek tartışmaya önemli bir yön verecektir. Bu noktada Sol’un 20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze uzanan özellikle de Afganistan’da ki cihadi tecrübelerin tümünü katıksız bir Amerikan projesi olarak görme eğiliminin altında yatan ana unsurlandan bir tanesi onun İslam dünyasına karşı takındığı oryantalist tavırdır. Çünkü bu önermenin içerisine düştüğü hatalardan biri, belkide en önemlisi, bu halkların kendi iradeleri ile böyle bir hareket oluşturmaktan yoksun olduğu inancını vurgulamasıdır. Bu şüphesiz bu halkları söylemsel düzlemde “aptallaştırmak”tır. Çünkü bu islami kökenli kültürlerin bu denli bir hareketi yönetecek akli melekelerden yoksun olduğu iddiasıdır da. Çok da vakit almayan Afganistan iç savaşına dair yapılacak kısa bir tarih okuması ile daha sağlıklı ve detaylı tezler üretmek yerine bu tarz önermeler üzerinde ısrar etmek halkları “aptal” olarak kavrama güdüsünin bir göstergesi değilmidir?

Oysaki Afgan iç savaşı göstermiştirki Afgan-Sovyet savaşı içerisinde Amerikancı guruplar olduğu gibi bunun tam tersi anti-amerikancı gruplarda kendilerine bir zemin bulmuş ve gelişmişlerdir. Ki iç savaş dönemini bu grupların bir hesaplaşması olarak okumak da mümkün. Taliban’ın Kuzey İttifak’ı karşısındaki başarısını solun ürettiği cihad tezleri içerisinde komplo teorilerine bulaşmadan açıklamak oldukça zor. Aslında bu başarı daha önce CIA’da Usame bin Ladin’i araştırmakla görevlendirilmiş özel bir brimde çalışan Michael Scheuer’in “Kudret Körlüğü” olarak türkçeye çevrilen “İmperial Hubris” kitabında değindiği yönlendirilemeyen Afgan iradesinin bir sonucu. Yazar kitabında yapılan tüm yardımlara(1) rağmen Amerikan kontrolünün sahadaki etkisinin oldukça az olduğunu detaylı bir şekilde açıklıyor. Tabi bu olguyu okumak için yazarın kitabına bakmaya gerek yok, olgunun tarihsel süreç içerisinde açıkça okunabildiği kanaatindeyim.

Alpan’ın yazısında dikkatleri çeken bir diğer nokta ise onun eğitim sistemi hakkında yaptığı alıntılamadır. Ben Alpan hakkında hüsnü zan yaparak onun Craig Davis’in metnini sağlıklı bir şekilde anlayacak ingilizceden yoksun olduğu kanaatine varıyorum. Afgan çocuklarına verilen eğitimin Nebraska üniversitesinde hazırlandığı iddiası, Craig Davis’in yazısında aşağıda alıntıladığım paragrafta geçmekte:

Another irony is that this textbook series was underwritten by U.S. grants. One of the responsibilities of the mujahidin-operated Education Center for Afghanistan was to write, print, and distribute textbooks. The ECA was funded by the Education Program for Afghanistan at the University of Nebraska at Omaha (UNO), under a $50 million grant from the United States Agency for International Development that ran from September 1986 through June 1994. The UNO program staff chose to ignore the images of Islamic militancy in the children’s textbooks during the first five years of the program

Metinde “One of the responsibilities of the mujahidin-operated Education Center for Afghanistan was to write, print, and distribute textbooks” geçen yerde yazar eğitim kitaplarını yazmanın, basmanın ve dağıtmanın sorumluluğunun bizzat mücahidler tarafından yönetilen eğitim merkezinin sorumluluğunda olduğunu belirtirken,  “The UNO program staff chose to ignore the images of Islamic militancy in the children’s textbooks during the first five years of the program” burada da bu kitapların içerisinden çıkarılacak yerleri seçme işinin de Nebraska üniversitesine kaldığını belirtmekte. Bu noktada metni böyle değilde Alpan’ın bize sunduğu şekilde okumak arasında ciddi bir farkın olduğu ortada. Burada Alpan’ın tamamen Amerikalılar tarafından hazırlanmış eğitim sistemi tezi bizzat kendi verdiği kaynak tarafından çürütülmüş oluyor.

İkinci bir noktada, Alpan’ın yazısında Afgan toplumunun kültürel dinamiklerini analiz yaparken önemsememiş olması. Onun iddiasını “cihadı Afganlara Amerikalılar öğretti” olarak anlamak mümkün gibi gözüküyor. Lakin cihad Afgan kültüründe kadınların yaptığı halılara (2) kadar geniş bir alanda etkisini göstermekte. Durum böyle olunca eğitim sistemi içerisinde kendisini göstermesi de şaşılacak bir durum olarak belirmiyor. Aksine bunu çok eskilere dayanan cihadi geleneğin yansıması olarak okumak oldukça tutarlı. Çünkü eğitimi kültürden ayırmak oldukça hatalı bir yaklaşım olacaktır.

Sonuç olarak Alpan’ın yazısı bir çok noktada tutarlı olabilecek nitelikte değil. Özellikle halklara karşı takındığı oryantalist tavır meseleyi kavramak için gerekli olan melekeleri erezyona uğratacak cinste. Ayrıca yazısında ethno-centric tutumları yakalamak da zor olmuyor. Cihad gündemi belirleyen önemli bir dinamik o yüzden onu kavramak daha detaylı çalışmaları gerektirmekte.

-Dipnotlar-

1) Burada şunu da belirtmekte fayda buluyorum dönemin ünlü alimlerinden Abdullah Azzam kitaplarında Amerikan silahlarının İslam dünyasından toplanan yardımlarla alındığını deteylı bir şekilde yazmaktadır.

2) http://kureselanaliz.com/2016/12/afganistan-savas-halilari-afgan-kadinlarinin-sosyal-yorumu/

Yazan: Musab Demirci

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Rockefeller ailesi hakkında arşivlerimizden çıkan şok belgeler! Osmanlı tarafından kara listeye alınmış

Hafta başında 102 yaşında ölen David Rockefeller’in dedesi John Davison Rockefeller’in kurduğu vakıf Birinci Dünya …

Dr. Hani Es Sibai: Mursi’nin öldürücü hataları

Makrizi Tarihi Araştırmalar Merkezi Müdürü Dr. Hani Es Sibai, Mısır’ın askeri darbeyle devrilen cumhurbaşkanı Dr. …