Cuma, 23 Haziran 2017

Muhammed Atta: “Ahraruş-Şam emiri Ebu Ammar’ın son açıklaması üzerine bazı mülahazalarım”

Ahrar’u Şam genel komutanı Ebu Ammar Heyet Tahrir Şam’ın kurulmasıyla ilgili açıklama yaptı.

(Haberi için tıklayınız:  )

Suriye konusunda analiz uzmanı mütercim – yazar Muhammed Atta, Ebu Ammar’ın açıklamalarını değerlendirdi:

* * *

KUŞKUSUZ ALLAH ŞAM VE ŞAM EHLİ İÇİN BANA KEFİL OLDU

Kanımca Heyetu Tahriruş-Şam’a bu denli büyük katılımların olmasının nedeni, oluşumun Astana’ya gitmeyen gruplardan olmasıdır. Resulullah (s.a.v.)’ın Şam hakkındaki dualarının tezahürü olarak, Şam topraklarında uluslararası güçlerin düzenlerinin bir türlü tutmadığını görüyoruz. Birçok oluşumdan sonra Ceyşul-Vatani kuruldu ve başarısız oldu. Son olarak Cebhetu Tahriru Suriye kuruldu, o da başarısız oldu. Bu gün Suriye’de yaşayan küçük çocuklara bile bu türden grup ve oluşumlar hakkında soracak olsanız, verecekleri cevap aynı olacaktır; haramiler!

Dışarı güdümlü son kurulan Cebhetu Tahriru Suriye oluşumunda birçok müfsit grubun yanında Ahrar’da bulunuyordu. Bizzat şeyh Ebu Cabir’e böyle bir oluşumu nasıl kabul ettiklerini sorduğumda, böyle bir oluşumdan haberi olmadığını söyledi. Daha tuhaf olanı ise, Ebu Ammar’ın da böyle bir oluşumdan haberi olmadığını söylemesidir. Bundan da tuhaf olanı ise, yeni oluşumdan da haberi olmadığını söylemesidir.

Bunun öncesinde el-Heyetu’l-İslamiye adında bir oluşum oldu ve emir olarak Ebu Ammar seçildi. Naibi Zenki’nin emiri şeyh Tevfik, askeri mesul ise Cevlani olmak üzere birçok lider bu oluşuma imza attılar. Ancak Ebu Ammar ertesi gün şurasıyla istişare ettikten sonra bu oluşumun kabul edilmediği haberini yolladı.

Bununla ilgili olarak Ahrar’ın bazı savunucuları Ebu Ammar’ın şahsiyetinin güçlü olmadığını, Cevlani ve diğerlerinin baskıları altında kalarak karar aldığını belirtmişlerdir. Tuhaf olan ise, aynı kişilerin Ebu Ammar’ı Rusya ile görüşmek için Astana’ya göndermeye çalışmalarıdır.

Yeni oluşum altında bulunan bazı kimseler hakkında mahkeme talep edilmesi de bir çelişkidir. Daha önce Hama operasyonlarının yürütüldüğü sırada Cundul-Aksa’ya saldıran Ahrar, bu saldırısı sebebiyle hatların düşmesi gibi birçok büyük zararlara sebebiyet verdi. Sorunun çözülmesi için mahkemeye çağrıldıklarında ise, tavırları, Cundul-Aksa ile çözümün mahkeme yoluyla olmayacağı şeklinde oldu. Şimdi ise, Halep’in içerisinde hatları bırakarak ve silah depolarını Esed rejimine teslim ederek, dışarıda da aynı şekilde hatları bırakıp Fırat kalkanına giderek Halep’i ve onca Müslümanı yüzüstü bırakan grupların bir kısmının silahlarına el konulması nedeniyle mahkeme talep etmesi bir çelişkidir.

Son oluşumu -iğneleyici bir üslupla da olsa- tebrik etmesi ve bu oluşum hakkında ileri geri konuşulmasını yasaklaması ise olumlu bir adımdır. Zaten bunca olanlardan sonra Ahrar’ın agresif ve kibirli bir tavır sergilemesi kendi kendisinin sonunu hazırlaması olurdu.

Cihad cemaatlerinin başarısız olmalarının en büyük nedenlerinden birisi, yapılarını dış güçlere bağımlı hale getirmeleri ve en büyük potansiyelleri olan ümmetlerini ise ihmal etmeleridir.

Yüce Rabbimizin saflarımızı hak üzere birleştirmesi dileğiyle.

Muhammed Atta

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Hama’da Esed askerlerinin toplanma alanının TOW ile vurulma anı (Video)

Esed rejiminin Hama’da kayıpları devam ediyor. Muhalif grupların 3 farklı operasyon odası kurarak saldırdıkları Esed …

Bugün yapılması planlanan Humus (Vaer) tahliyeleri ertelendi

Suriye’nin Humus kentinde bugün yapılması planlanan tahliye işlemlerinin pazartesi gününe ertelendiği bildirildi. 20 bin sivil …