Cuma, 26 Mayıs 2017

Muhaliflerin İdlib’te düzenlediği yerel yönetim seçimleri demokrasi midir, değil midir?

Sosyal medya ve kitle iletişim araçlarıyla İslami davet hızla yayılsa da, İslami şuurun ve hikmetin gittikçe azaldığına şahid olmaktayız. Kısaca açıklamak gerekirse, nicelik artıyor ama nitelik azalıyor.

Bunun en büyük sebebi ilimden, bilgiden ve hikmetten uzak bir neslin İslam’ı savunmaya başlamasıdır. Bu kişiler samimi de olsalar, gerek harici, gerek mürcie, gerek hadis inkârcısı akideleri ile İslam’ı inşa etmeye kalkarak aslında apaçık bir imha eyleminin bir parçası oluyorlar.

Bu travmayı atlatmanın yolu ise yeni İslam kuşağına İslam akaidini, İslam hukukunu ve İslam tarihini okutarak şuurlandırmaktan geçer. Aksi takdirde düşmana gerek kalmadan biz bizi yiyip bitirmeye, içten çürümeye devam edeceğiz.

Konumuza gelince haberi okuyalım;

Muhaliflerin kontrolü altındaki İdlip şehrinde şehirdeki belediyecilik faaliyetlerini yönetecek konsey seçimi gerçekleştirildi. Seçim komisyonu başkanı “Muhammad Salim Huder”, İdlib’i fetheden Fetih Ordusu’nun kontrolündeki şehrin yerel çalışmalarını ayrı bir konseye devrettiğini açıkladı.  Kent merkezindeki seçimlerde 25 meclis üyeliği için 85 aday yarıştı. Seçimlerde 25 yaş üstü olanlar oy kullandı. Konsey şehirdeki sosyal hizmetler ve geliştirme projelerinin yanında, yerlerinden edilerek şehre yerleşmiş vatandaşlar ile de ilgilenecek. Sandıkların açılması ve oyların tasnif edilmesinin ardından ilan edilen sonuçlara göre, en fazla oyu iletişim mühendisi Şadi Zeydani alırken, onu hukuk öğrencisi Abdulkahr Zakkur takip etti. İdlib Yerel Meclisi, ilk etapta kent merkezinde güvenlik ve belediye hizmetlerini üstlenecek. Ardından meclisin sağlık kurumları ve halkın yaşamını ilgilendiren diğer hizmetleri devralması bekleniyor.

Şu ana kadar belediye ve zabıta işleriyle de Fetih Ordusu çatısı altında askeri gruplar ilgileniyordu. Fetih Ordusu’nun şehrin belediye yönetim işlerini halk konseyine devretmesi, mücahidlere askeri operasyonlar ve planlar için daha fazla zaman verecek.

Şimdi soru şu; bu demokrasi midir değil midir? Oy vermek şirk ise, bu yapılan seçimin hükmü nedir?

Oy vermek, başlı başına şirk, haram ya da mekruh olan bir amel değildir. Oy vermenin amacı ve oy vermenin sonucuna göre bunun hükmü belirlenir.

İslami bir sistemde esas olan Allah’ın şeriatıdır, nizamıdır. Allah’ın dünyasında Allah’ın dediği şekilde yönetecek yöneticilerin seçilmesi hususunda ise İslam dini kesin bir nass ortaya koymamış, bu nedenle âlimlerin bu konuda içtihad yapmasının kapısı açık bırakılmıştır.

İslam tarihine bakacak olursak, İslam toplumunun yöneticilerinin birçok farklı şekilde seçildiğini, bununla birlikte âlimlerin itiraz etmediğini, cevaz verdiğini görmekteyiz.

İlk halife Ebubekir (ra), Ömer (ra)’ın kitleye bir nevi ısrarıyla başa geçti. Hatta ensarın lideri Sad bin Ubade muhalif kalarak biat bile etmedi. İkinci halife Ömer (ra) ise Ebubekir (ra)’ın vasiyeti ile lider oldu. Üçüncü halife Osman (ra) ise, 6 kişilik şura heyetinin istişaresi sonrasında, Abdurrahman bin Avf’ın (ra) halife adaylığından çekilip oyunu Osman (ra)’a vermesi ile seçildi. Daha sonraki Emevi ve Abbasilerde ise liderlik babadan oğula, ya da başka bir akrabaya geçti.

Şimdi bu tarz yöntemler ile İslam toplumunu yönetecek liderler seçilmiş ise, şu an seçim yöntemiyle oy vererek İslam hukuku sınırlarında kalacak bir yöneticiyi seçmenin ne mahzuru vardır?

Bir mahzuru olmadığından dikkat ederseniz İdlib’te yapılan seçimleri ne Suriye’ye, ne Türkiye’de, ne de başka bir beldede ilim ehli bir hoca eleştirmedi. Ancak ilimden, hikmetten yoksun kalan, ilk fırsatta Müslüman kardeşlerini tekfir etmeye hazır bir güruh türedi. Bunlardan bazıları hakikaten hastalık derecesinde sorunlu, bazıları ise İslami kavramlarla yeni tanıştığından aradaki farkı bilmeyecek kadar cahil ama art niyetli değil. Bu kardeşlerimize gelişen sosyal medyada âlimlerin ne dediklerini takip etmelerini, bu tarz konularda kraldan daha çok kralcı konuma düşmemelerini nasihat ediyoruz.

Peki, bu demokrasi midir? Tabiki değildir. Demokrasi, çoğunluğun dediğinin kanunlaşmasıdır. Örnek verecek olursak, İslam dininde kumar haramdır ve yasaktır. Demokrasilerde ise çoğunluğun çıkardığı kanunlarla kumar serbest bırakılabilir ki şu an demokratik ülkelerde bu nedenle kumar serbesttir. Tam tersi de söz konusu. İslam dini kadına tesettürü emreder. Demokratik ülkelerde ise çoğunluğun oy vermesiyle seçilen hükümet, peçeyi ve burkayı yasaklayabilir. Avrupa’da görüldüğü gibi. Yani demokraside çoğunluğun dediği mutlak kanundur. İslam’da ise çoğunluğun dediği Allah’ın dediği ile çelişirse hiçbir değer ifade etmez ve redddedilir. Yani İslami bir düzende tüm halk fuhuşevlerinin açık olması için oy da verse, İslam hukuku buna izin vermediğinden bu kanun çıkamaz. Halka da zaten İslam ahkâmına muhalif bir konuda öneri sunulamaz.

İdlib’te olan da tam da budur. İdlib’te seçimle başa geçen yerel yöneticiler, şehrin belediye işlerini, şehrini kalkındırmayı, ekonomiyi düzenlemeyi, vergiyi toplamayı, halkın sosyal sorunları ve hastaneler ile ilgilenmeyi gerçekleştirecek. Bunun yanı sıra İdlib’teki İslam hukukunu esas alan şeri mahkemeler de bağımsız olarak devam ediyor. Yani ortada bir sorun yok. Ortada bir sorun görenler, aslında İslam’ın ruhundan hiçbir şey anlamamış, modern bedevi harici adaylarıdır. Bu zihniyetlerini düzeltmedikçe, âlimlere ve mücahidlere güvenmedikçe de bir yol alamazlar.

Bakın birkaç gün önce bu konu Şam’ın Fethi Cephesi’nin askeri komutanlarından Ebu Amr’a soruldu. Kısa bir cevapla aslında bu uzun meseleyi de özetlemiş oldu:

“İdlip’teki halkımız bombardımana, tehcire ve birçok sıkıntıya maruz kaldı. Biz Şam’ın Fethi Cephesi olarak, onların sıkıntılarını ve acılarını hafifletmek amacıyla bunu yaptık. Kimin yönettiği önemli değil. Önemli olan Allah’ın indirdiği ile hükmedilmesidir.”

Selahaddin Dağıstan

Küresel Analiz

 

BU HABERLER DE VAR!

Musul operasyonu “sözde” durduruldu: Sivil katliamın videosu (+18)

Irak ordusu son günlerde çok sayıda sivilin öldüğü Musul’da IŞİD’e karşı yürüttüğü operasyonu durdurma kararı …

PYD lideri Salih Müslim, PKK medyasına Afrin, Menbic, İdlib ve Rakka hakkında röportaj verdi

PKK terör örgütünün iki haber ajansından biri olan ve Türkiye’den sitesine girişi yasak olan Fırat …