Pazar, 22 Ocak 2017

Hamza bin Ladin’den babası Usame bin Ladin’e mektup (arşivden)

1991 doğumlu Hamza bin Ladin; Usame bin Ladin’in 18 oğlundan bir tanesidir. Hamza bin Ladin 2008 yılında internette yayınladığı bir videoda şiir halindeki sözleriyle, ABD ve müttefikleri İngiltere, Fransa ve Danimarka’ya karşı savaş ilan etmesiyle gündeme gelmişti.

Usame bin Ladin’in 2011 yılında Pakistan’da hayatını kaybettiği evde bulunan belgeler arasında Usame bin Ladin’in oğlu Hamza’ya yazdığı özel mektuplar da vardı. Bu mektupların bir tanesinde; Usame bin Ladin oğlu Hamza’ya; Amerikalılar ile mücadele ve Batı’nın çöküşü hakkında bilgiler veriyor.

Usame bin Ladin uzun süredir görmediği oğlu Hamza ile buluşmayı çok istiyordu. 2011 yılıda ele geçirilen belgelerde Hamza’nın İran’dan kaçırılmasının ne kadar zor olduğu konusunda yazışmalar var. İranlı yetkililerce ev hapsinde tutulan Hamza, Usame bin Ladin’in hayatını kaybetmesinden bir ay sonra  20 yaşında iken serbest bırakıldı. Hamza bin Ladin’nin şuanda nerede olduğu ve yaşayı yaşamadığı hakkında net bilgiler bulunmuyor.

İncanews’in çevirdiği Hamza bin Ladin’in babası Usame bin Ladin’e yazdığı mektup:

Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla…

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah’adır. Allah’tan başka ilah olmadığına, tek ve ortağı bulunmadığına şehadet ederim. Yine şehadet ederim ki Muhammed onun kulu, rasulu ve nebisidir. Salat ve selam onun, alinin ve ashabının üzerine olsun.

Değerli babacığım… Es Selamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu…

Babacığım nasılsınız, iyi misiniz? Allah’tan en iyi halde ve afiyet içerisinde olmanızı temenni ederim. Bu satırları size yazarken size karşı nasıl bir özlem içerisinde olduğumu Allah (azze ve celle)’den başka kimse bilemez. Bunları yazdığım bu vakitte dev duygular ve çeşitli hisler her yanımı sardı. Bu satırları size yazan kalemim bir mutluluk içerisinde. Dilim size selam gönderecek diye bir sevinç içerisinde. Vicdanım, size bu mektubum ulaştığında benden haber alacaksınız diye bir istek ve arzu içerisinde. Ancak bu nefsimin istediği bir şey. Tıpkı kalbimin bu uzun ayrılıktan dolayı derin bir hüzün içerisinde olduğu, sizinle buluşmak için can attığı ve bu ayrılık süresinin daha da artacağından endişe duyduğu gibi. Allah (azze ve celle) bizim bir araya gelmemizi ne zaman kolaylaştırır bilmiyorum. Aynı şekilde nereden başlayacağımı ve nerede son vereceğimi bilemiyorum. Kelimeler çok kalabalık. Fikirler karmakarışık. Bilemiyorum sizinle olan ayrılığımın acısından mı başlayayım. Yoksa sizinle buluşmanın umudundan mı başlayayım. Allah (azze ve celle)’den ertelemeden bir an önce bizi sizinle bir araya getirmesini diliyorum.

Sevgili babacığım… Ben ve kardeşlerim Halid ile Bekir; zeytin bağlarının orda sizinle ayrıldığımız zaman, sizler dağlara doğru yönelirken bu acı ayrılığın bu kadar uzun süreceğini hiç aklımdan bile geçirmemiştim. Sekiz sene peş peşe… Zeytin ağacının altında size baktığım son bakışı gözlerim hala çok iyi hatırlamakta. O bakışlarının her birini tespih yaptık Allah (azze ve celle)’yi onlarla zikrediyoruz. Sonra bize veda ettiniz… Bizler gittik… Sanki ciğerlerimiz söküldü de ciğerimizi orada bırakıp gittik.

Babacığım… Kalbimin derinliklerinde ne çok temenni ettim sizin yanınızda olabilmeyi. Özellikle beni 13 yaşımda terk ettiğiniz büyüme çağımda ne de arzulardım sizinle beraber olmayı. Şuan da 22 yaşıma ulaştım. Hala, sizin güzel tabiatınıza tabi olabilmek için ve nasıl ne şekilde olmamı istiyorsan öyle olabilmek için sizin yanınızda olmayı temenni ediyorum. Öyle kritik konumlara ulaştım ki bir dakika bile olsa sizinle görüşüp isabetli görüşlerinizden faydalanmayı temenni ediyorum. Ama devamlı sizinle benim aramda beni engelleyen zincirlerle karşılaşıyorum. Ancak bu konumlarda, nasıl büyük bir adam olunur bana öğretmenize ihtiyacım var. Allah’a hamd olsun biz kardeşlerimizle beraber sürekli birbirimize yardımcı oluyoruz. Bizden her biri diğer bir kardeşine nasihatten geri durmuyor. Hepimiz, sizin güzel övülmüş ahlakınızı ve tabiatınızı takip etme noktasında çok hırslıyız. Sürekli birbirimize sizin güzel ahlakınızı hatırlatıyoruz. Özellikle sizin ahlakınız noktasında uyarı yapanlar sizin yanınızda uzun süre kalmış kardeşlerimizdir. Kader diledi ve bir kavmin avuçlarına düştük ki hiçbir savaş barındırmıyor. La havle ve La kuvvete illa billah. Bu beni gerçekten çok hüzünlendiriyor. Mücahit kafileler yolunda ilerlerken ben onlara katılamıyorum. Mücahitler bu alanda büyük başarıları katederken ben demir zincirlerin engellediği bu mekanda oturmaya devam ediyorum. Ergenlik dönemimi burada geçirmeme rağmen hala bu mekanda durmaya devam ediyorum. Gençlik dönemine başladım ve geçliğimden büyük bir mesafe katetmeme rağmen hala aynı mekanda durmaya devam ediyorum. Gençliğimin geri kalanını bu demir parmaklıklar arkasında geçirmekten korkuyorum. Tıpkı dünyanın farklı farklı yerlerinde işittiğimiz bir çok kimsenin hali gibi. Ancak ben sizden basit bir istekte bulunacağım. Ben kesin bir şekilde bu isteğimi biz istemeden önce senin isteyip yapmak için çabaladığını biliyorum. Ancak yinede hatırlatmak istiyorum. Bu isteğim bizi bu kimselerin elinde güvenli bir şekilde biran önce çıkartmak için bütün uygun yolları kullanarak çabalamanızdır.

Kıymetli babacığım… Bazı acılarımı size aktardığım zaman bu beni rahatlatıyor ve bana acılarımı unutturuyor. Ben bu acıların hepsinin Allah (azze ve celle)’nin yolunda gerçekleştiğini zannediyorum. Bizim bu imtihanlar karşısında Allah katında bir çok büyük ecir var biliyorum. Buhari Sahih kitabında Enes (radiyallahu anh)’tan şu hadisi tahric eder: “Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Tebük savaşından dönüp Medine’ye yaklaştığımızda: ‘Medine’de öyle topluluklar var ki, sizin yürüdüğünüz her yerde, sizin geçtiğiniz her vadide şüphesiz onlar da sizinle beraber idiler’ buyurdu. Sahabeler: Ya Rasulallah! Onlar Medine’dedir dediler. Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem): ‘Onlar Medine’dedir, ama onları Medine’de özür alı koydu!’ buyurdu.” Bizlerde burada özürden dolayı alıkoyulduk. Ancak ne var ki bizim durumumuz onların durumundan daha farklı bir boyutta. Bizler içinde bulunduğumuz mekana kendimizi kapatmışız. Ancak Allah yolunda La ilahe illallah uğruna alıkoyulmuşuz. Her ne zaman bunu düşünsem iç dünyamda bir rahatlık, bir tatminlik ve bir saadetle karşılaşıyorum. Bizler burada Allah’ın fazlı ve keremiyle Allah’ın bizim için taksim ettiği şeylere tam bir rıza ile razıyız. Allah’ın bizim için seçtiği şeylerin en faydalı ve en faziletli şey olduğuna kanaat etmişiz.

Sevgili babacığım… Sizi, Allah’a hamd olsun benim ve kardeşlerimin tamamının senin yürümüş olduğun yoldan yürümekte olduğumuzla müjdelerim. Allah (azze ve celle)’nin bizlere ibadet ve şeriat kılmış olduğu cihad yolunda… Ümmetimiz derin yaralarla şikayet ediyor. Kardeşlerimiz öldürülüyor. Şeyhlerimiz aşağılanıyor. Kadınlarımıza tecavüz ediliyor. Çocuklarımız kesiliyor. Bütün bunlar her yerde her mekanda gerçekleşiyor. La havle ve La kuvvete illa billah. Allah’ın bize bahşettiği nimetlerindedir ki bu yolu seçen salih bir baba ile rızıklandırıldık. Ki öyle bir zaman da yaşıyoruz ki bu yolu seçenler yok denecek kadar azdır. Sınırlanmayacak özürlerle cihattan geri duruyorlar ve şöyle diyorlar: (Bu sıcakta sefere çıkmayın) Tevbe 82 Bizler bu menhec üzere yürümekteyiz. Allah’ın izniyle bu yol üzere yürümekteyiz. Yaşadığımız müddetçe Allah yolunda cihada devam edeceğiz. Ya zafere ulaşacağız ya da en büyük amacımız olan şehadete ulaşacağız. Bizimle beraber olan Şeyhler (Allah onları mükafatlandırsın) bizi bu yola kitap, sünnet, selefin duruşları ve yaşadıkları bazı tecrübelerle yönlendirmekten geri durmuyor. Biz ancak yakında Allah’ın izniyle bizim için hazırlanan fırsatı beklemekteyiz. Öyle ki kaçırdığımız şeyleri tekrar elde edebilelim.

Değerli babacığım… Bir çok seneler geçmesine rağmen ben sizi büyük bir müjde ile müjdeliyorum. Öyle ki bu müjde ile kalbinize sevinç ve mutluluk getirebileyim ve bu müjde ile sizin iyiliklerinizden bir cüze ulaşabileyim. Allah’a hamd olsun Allah beni ilim yoluyla nimetlendirdi ve bana ilim yolunu sevdirdi. Önümde, ilim öğrenmede bana yardımcı olacak uzun boş vakitlerim var. Aynı şekilde beni bu yola yönlendirecek ve bana yardımcı olacak çok değerli arkadaşlar edindim. Allah’a hamd olsun bu yola başladım ve bana izin verilen her vakitte ilim tahsil etmeye başladım. Ben Kuran ezberimi iyice güçlendirdikten sonra Buluğul Meram kitabını ezberlemeye başladım. Fıkıhta Subulus Selam kitabını, akidede Akidetul Vasitiyye kitabını, Tahavi akidesinin büyük bir bölümünü ve Fethul Mecit kitabını ders olarak aldım. Aynı şekilde iki tane Mustalahul Hadis kitabını, hadislerin tahric edilme yöntemlerini, isnat yöntemlerini ders olarak aldım. Yine Usulu Fıkha dair iki kitabı ders aldım ve ben şu anda üçüncü kitabı okuyorum. Aynı şekilde Kavaidul Fıkhiyye, Acrumiyye ve Rahbiyye fi Mevaris kitablarını ders olarak okudum. Beni buna cesaretlendiren ve teşvik eden şeylerden bir tanesi de Allah’ın ecrini arzulamak. Oğlunun bu yolu seçtiğini duyduğun zaman size bir sevinç kaynağı olacağını biliyorum. Sürekli beni ilim tahsiline teşvik eden aziz anneme bir müjde olacak biliyorum. Allah’ın fazlı ve keremiyle öğrenimimi artırmaya devam ediyorum. Bunların hepsi Allah (azze ve celle)’nin bana olan nimetidir. Şayet O olmasaydı ben bunların onda birini bile öğrenemezdim. Allah’ın bizim üzerimize nimeti o kadar çok ki sadece O sayabilir. Sonra beni bu yola teşvik eden şeylerden bir diğeri ise siz ve anemin beni ahlaklı bir şekilde yetiştirme ve eğitme yöntemleriydi. Bir diğeri ise bizimle beraber bulunan şeyhlerin beni yönlendirmesiydi. Allah’a beni bu nimetle nimetlendirdiği için hamd ediyorum. Aynı şekilde beni güzel bir şekilde yetiştirdiğiniz ve gücünüz yettiğince benim için en güzelini seçtiğinizden dolayı sizlere teşekkür ediyorum. Allah’tan beni Onun sevdiği ve senin sevdiğin gibi oğul kılmasını niyaz ediyorum. Daha fazla ilim tahsil edebilmem için beni salih dualarınızda unutmayın. Bu dine hizmetçi olabilmem için, islama ve müslümanlara daha fazla faydalı olabilmem için…

Kıymetli babacığım… Ben sizden ayrılırken daha on üç yaşını aşmamış küçük bir çocuktum. Ancak şuan büyüdüm. Bir adam seviyesine ulaştım. Belki de benimle karşılaştığınız zaman beni tanımayacaksınız. Çünkü çok değiştim. Allah’a hamd olsun ben yaşamaya devam ediyorum Allah beni saliha bir kadınla nimetlendirdi ve ondan da beni bir çocukla rızıklandırdı. İsmini sizin isminiz olan Usame koydum. Aynı şekilde Allah beni bir kızla rızıklandırdı. Adını annemin ismi olan Hayriyye koydum.  Allah’tan bu iki çocuğu sizin göz aydınlığınız kılmasını ve sizin hizmetinize vermesini dilerim. Oğlum Usame’nin size selamı var. Allah’tan ertelemeden biran önce hepimizi bir araya toplamasını diliyorum. İşte müjde verecek şeyler ortaya çıktı. Uzun gece geçti ve yalancı fecir doğdu. Sadece geriye fecri sadığın ve ona yakın olan şeylerin doğması kaldı. Annem ve onunla beraber olanların çıktığı gibi yakında Allah’ın izniyle bizde sürekli katılmayı beklediğimiz cihad kafilesine katılmak için çıkacağız.

Sözlerimi bitirmeden önce size acı bir veda ile veda ediyorum. Bana tebessüm ettiğiniz bütün tebessümleri, bana yönelttiğiniz bütün kelimeleri, bana doğrulttuğunuz bütün bakışları yad ediyorum. Bu sefer demire galip geldiğimi düşünüyorum. Bu mektup ile ani ziyaret yapıp aziz babama ulaştığımı düşünüyorum. Kısıtlı anlarda da olsa ona bu risalede tasalarımı ifade edebildim. Onunla sevinçlerimi paylaşabildim. Sonra yine Rahman ve Rahim’e bizi ayrılıktan kurtarması ve bana kendi katında ecir yazması için büyük bir umut ile kendi mekanıma döndüm. Şüphesiz O Cevat ve Kerimdir. Es-Selamu aleykum ve rahmetullahi ve berakatuhu

Salih dualarınızda bizleri unutmayınız.

Sizi çok özleyen oğlunuz Hamza Ebu Usame

1430 Recep /Temmuz 2009

Küresel Analiz / Haber Merkezi

BU HABERLER DE VAR!

Zerkavi’nin eşinden mektup: “Onları ölüyken de, diriyken de kızdırdın ve yordun” (arşivden)

Satış karlı çıktı ey Ebu Musab! Onları ölüyken de, diriyken de kızdırdın ve yordun… بسم …

Dr. Zevahiri’den yeni ses kaydı: “Allah’tan başka kimseye boyun eğmeyeceğiz” (Video)

Usame bin Ladin’le birlikte El Kaide hareketinin kurucusu ve şu anki lideri olan Dr. Eymen El …