Pazar, 30 Nisan 2017

“Suriye’deki Muhalif grupların birleşme süreci” – Mehmet Gazi

Bilindiği üzere Suriye sahasında grupların birleşme süreci uzun bir dönemdir gündemde. Bu birleşme serüveninde her grubun bir diğer gruptan çekinceleri ve pazarlıkları olsa da en büyük ve asıl sebep El Nusra’nın El Kaide ile açık bağıydı. El Nusra’nın El Kaide ile bağı diğer bütün siyasi ve idari ihtilafları bir kenara itmişti. El Kaide’den bağı koparılmalı ve bu olduğu an Suriye sahasında birleşmeye engel hiçbir şey kalmayacaktı.

Savaş devam ederken El Nusra, direnişin ve halkın selameti için, El Kaide ile bütün bağlarını kopardı ve bunu bütün kamuoyunun önünde yaptı.

El Nusra yeni adıyla Şam’ın Fethi Cephesi olarak mücadelesine devam etmektedir.

Suriye sahası, DEAŞ’ın Suriye’yi de içine kattığı projesi ve bu kanlı süreçten sonra sahayı ve direnişi ikiye bölmüştü.

Bu bölünme ile paralel olarak PYD üzerinden kuzey Suriye kantonlarını birleştirme süreci, Rusya’nın Lazkiye noktasında taviz vermeyişi, Türkiye’nin PYD’ye karşı Mumbiç rahatsızlığı ve Cerablus’tan içeri girişi ile birlikte Rusya’nın Esed rejimi ve Şii milislerle Halep’e yoğun saldırıları ve Halep’in düşmesi birbirini izledi.

Türkiye PYD’nin Fırat’ın batısından temizlenmesi ve DEAŞ’ın ülke sınırlarını tehdit eden canlı bomba eylemleri ve havan topu saldırılarından dolayı uzun bir zaman beklediği El Bab ve bundan sonra Mumbiç operasyonlarına başlattı ve sınır köyleri Azez, Çobanbey hattını Deaş’tan temizledikten sonra El Bab operasyonlarını devam ettirmektedir.

Türkiye sınır komşusu olduğu ve muhalefeti desteklediğinden dolayı El Bab operasyonuna TSK ve ÖSO iş birliğiyle başlama avantajını sağladı.

Aktif olarak TSK sahaya indi, bununla birlikte Rusya’da Halep’in düşmesiyle birlikte asker ve hatta polis gücüyle pilot bölge seçtiği Halep’te sahaya indi.

Sahaya inen iki ülkenin anlaştıkları ve kesin olarak ittifak ettikleri en önemli mesele, planladıkları kara hakimiyetlerini gerçekleştirmek. Bu tamamlanmadan muhalefetin kendi başlarına birleşmesine çok büyük bir tehlike olarak bakıyorlar.

Türkiye ve Rusya muhalefet üzerinde kontrollü bir birleşme süreci belirlemek istiyor.

Rusya; Muhalefetin sadece laik olan kısmına tahammül sınırları olduğunu ve bunu da aşamalı olarak geçiş hükümetleri ve rejim ile ittifak kurularak savaşı kontrollü sonlandırılacağı üzerine bir planı var.

Türkiye; Muhalefete, Rusya’dan daha fazla tahammülü var. Muhalefetin terör örgütleriyle bağlantılı olmayanları ve aşırı katı kuralları olmayanlarının ve en önemlisi kendi güdümünde olacak her türlü birleşmeye sıcak bakıyor.

İşte bu yüzden Rusya ve Türkiye ittifakının muhalifler politikasının uzun vadede önü karanlıktır. Uzun vadede TSK ve Rus askerlerini karada karşı karşıya gelme ihtimali yüksektir.

Kısa vadede değerlendirecek olursak, Suriye’deki gelişmelerin, kuralların büyük kısmı Rusya tarafından yapılmakta ve Türkiye tarafından kabul edilmektedir.

Muhalif direniş grupların ise “El Nusra’nın El Kaide ile olması direnişe zarar veriyor ayrılması gerekir”, diyenlerin bütün niyetleri ortaya çıkmıştır. Aslında kimler halkını oyalıyor, kimler direnişi başka pazarlıklar uğruna başkalarının masasına yatırıyor bu süreçte çok iyi anlaşılmıştır.

TV’lerde bilinçli olarak yapılan, kendisini fesih etmesine rağmen, El Nusra olarak isimlendirilen yapı tüm dünya’nın kamuoyunda kendisini feshetmesi bilinçli olarak karalanmaktadır.

Bir halk hareketi olan ve kendi ülke sınırları dışında hiçbir yapılanma ve eylem içerisinde olmayan ve bunu her fırsatta resmi beyanlarla yayınlayan, Şam’ın Fethi Cephesi için son günlerde büyük bir algı başlatılmıştır. Rus Büyükelçi Karlov suikastını bile Şam’ın Fethi Cephesi’ne (El Nusra yaptı denilerek) ihale etmeye çalışılmıştır.

Medyanın algı operasyonlarına karşı bir de El Nusra’nın kendisini fesih ederek Şam’ın Fethi Cephesinin ilan edilmesini birde halk tarafından yankılarını gözlemlemek gerekir.

Suriye halkı tarafından Şam’ın Fethi Cephesi’nin bu hareketi takdirle, fedakarlıkla karşılanmıştır. Suriye halkı, bu uygulama ile örgütün kendi menfaatlerini için değil, kendi halkının menfaati için savaştığını iyice anlamıştır.

Eğer başarı halkı kazanmaksa, Suriye’de savaşan tüm gruplar arasında sicili en düzgün olan grup, Şam’ın Fethi Cephesi ve Ceyşul Ahrar gruplarıdır. Dünya kamuoyu ne derse, ne yazarsa, ne yaparsa yapsın. Suriye’nin geleceğine Suriye halkı ve onların temsil hakkı verdiği direniş hareketi karar verecektir.

Gelelim Ceyşul Ahrar’a; Ceyşul Ahrar, Ahraruş Şam hareketinin askeri kanadı olarak son zamanlarda ortaya çıkmıştır. Bu oluşum Ahraruş Şam genel merkezinin isteyerek ve teşvik ederek değil, tabanından yükselen sesleri dindirmek için, teskin etmek için rıza göstermek zorunda kaldığı bir oluşumdur.

Ahraruş Şam’ın keskin ve tuhaf tavırlarından sonra, cemaatin içindeki hikmetli kişilerin rahatsızlığı ve tabanın desteği ile oluşturulan bir askeri kanattır. Bu hareket ayrılık yerine, parçalanmak yerine, siyasi kanata karşı askeri bir denge kurmayı tercih etmiştir. Aslında bir nevi siyasi kanada yumuşak bir darbe yapılarak, “artık nasihat dinle ve halkının sesine kulak ver” denilmiştir.

Muhalif grupların birleşmesine ve en önemlisi basına sızan muhalif liderlerin toplantısında alınan kararda, yani Heyyetul İslamiye oluşumuna, Ahraruş Şam genel merkezi değil, askeri kanadı olan Ceyşul Ahrar’ın desteği olmuştur. Lakin ittifak edilen bütün kararlara Ahraruş Şam genel merkezi tarafından veto gelmiştir. Çok şükür ki, Ceyşul Ahrar bu oluşuma desteğini ve daha büyük bir şekilde müzakerelerin artacağı sinyalini şuan siyasi kanada hissettirmiştir.

Bazı kardeşler, Ahraruş Şam’a hayıflanırken, “hem anlaşıyorsunuz hem neden veto ediyorsunuz” şeklinde kızmaktadır. Evet olayın aslı budur ve Ahraruş Şam’ın içinde büyük fırtınalar kopmaktadır. Askeri ve siyasi kanadında çok çetin bir süreç devam etmektedir.

Rusya Türkiye blokunun muhalif grupları birleştirme senaryosu ile, Suriye sahasında sadık ve ihlaslı olan direniş komutanlarıyla halkın birleşme senaryosu dağlar kadar farklıdır.

Şuan çok çetin bir masa siyaseti dönmektedir, eğer İslam şurası altında bir birliktelik olmaz ise Suriye’de mücahitlerin işi zora girecektir. Altı yıllık Cihad, dalga dalga ifsada uğrayacaktır.

Ve bugün İslam şurasına karşı olan diğer gruplar ve siyasi liderler yıllar sonra başını ellerinin arasına koyup şehidlerin, gazilerin ve muhacirlerin laneti karşısında bir çıkış ve kurtarıcı bulamayacaklardır.

Değerli kardeşler; şaşırtan şu ortamda dinimiz, yetimlerimiz, Ehl-i Sünnetimiz için çok dua edin.

Bir sonraki yazı: “ABD’nin sahadaki planı ve El Bab operasyonu”

Yazan: Mehmet Gazi

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Azez’de bombalı araç saldırısı: 3 ölü, 10 yaralı (Foto Galeri)

Suriye’nin Azez ilçesinde bomba yüklü araçla saldırı düzenlendi. Saldırı sonucunda 3 kişinin hayatını kaybettiği, 10 …

Hama’da Esed askerlerinin toplanma alanının TOW ile vurulma anı (Video)

Esed rejiminin Hama’da kayıpları devam ediyor. Muhalif grupların 3 farklı operasyon odası kurarak saldırdıkları Esed …