Cuma, 28 Nisan 2017

Zevahiri, Türkiye’de ordunun darbe yapma ihtimali konusunda 1 sene önce uyarmış!

Mısır’da Mursi yönetimine yapılan askeri darbenin ardından olayları değerlendiren El Kaide lideri Eymen ez Zevahiri’nin konuşmasını, yeniden sizlere sunuyoruz:zevahiri-turkiyeden-misira-abd-ve-darbeciler

El Kaide lideri Eymen ez Zevahiri, Mısır’da yaşanan gelişmeleri değerlendirdiği ‘Helvadan Put Demokrasi’ isimli konuşmasında, arkasında ABD ve müttefiklerinin olduğunu belirttiği Mısır darbesini, geçmişte Türkiye ve Pakistan’da gerçekleşen darbelere benzetti ve İhvan Hareketi’ne tavsiyelerde bulundu.

El-Kaide lideri Eymen el-Zevahiri (1951-), Kur’an-ı Kerim’in 2. Suresi olan Bakara’nın 120. Ayeti; “Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır. De ki: Doğru yol, ancak Allah’ın yoludur. Sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyacak olursan, andolsun ki, Allah’tan sana ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” İle başlayan “Helvadan Put Demokrasi” isimli konuşmasında Mısır’da yaşananları değerlendirdi.

Mısır’daki darbeciler ve darbeye destek veren taraflara dair kapsamlı analizlerde bulunan Zevahiri’nin, ABD’nin ülkelerin iç politikalarına müdahalede geçmişte Pakistan ve Türkiye ordularına biçtiği rolü, bugün de Mısır’da hayata geçirdiğine dair değerlendirmesi dikkat çekti.

Yaşanan gelişmelerin demokratik mücadele yöntemlerinin başarısızlığına dair bir örnek olduğunu vurgulayan Zevahiri, İhvan Hareketi’ne yöntemlerini yeniden ele almaları ve İslam’dan taviz vermemeleri tavsiyelerinde bulundu.

Zevahiri sözlerine “Ey dünyanın dört bir tarafındaki Müslümanlar, Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun” şeklinde başladı.

Devamında Haçlılar, laikler, Amerika yanlısı ordu, Mübarek rejimi kalıntıları, İslami faaliyetler yaptıkları iddiasındaki bazı gruplar, Körfez rejimleri olarak tanımladığı kesimlerin ve ABD’nin girişimlerinin Muhammed Mursi (1951-) hükumetini devirmek üzere birleştiğini belirten el-Zevahiri, “Haçlı” olarak tanımladığı kesimin darbeden yana tavrına  örnek olarak, Mısır Hristiyanları lideri Papa Tavadros’un (1952-), Mursi’nin devrilişini tarihi bir gün olarak nitelemesini verdi.

El-Kaide lideri, Mısır’daki “Haçlıların” Mursi’nin devrilmesini, Mısır’ı bölüp kurmayı planladıkları devlet için bir adım olarak gördüklerini, Mursi’nin devamlı olarak “Müslümanlar ve Hristiyanlar arasında ayrım yapmıyorum”, “devletimiz vatan birliği esası üzerine kurulmuştur, itikadi ayrımlar üzerine değil” gibi sözlerine rağmen Mısırlı Hristiyanların hiçbir zaman Mursi’ye güvenmediklerini belirterek, darbeye olan desteklerine değindi. Sudan’da olduğu gibi Mısır’da da ABD ve İsrail’in ülkeyi bölme oyunu peşinde olduğunu iddia etti.

Mısır’daki laiklerin darbeye olan destekleri üzerinde de duran Zevahiri, bu kesimin önde gelen isimlerinden Muhammed el-Baradey’in (1942-) geçmişte Birleşmiş Milletler adına yaptığı faaliyetlere atıfta bulunarak, onun her zaman ABD’nin çıkarları uğruna çalıştığını, Irak’ın yıkımı ve işgalinde büyük rol oynadığını hatırlattı, şimdi ise görevinin Mısır’ın yıkımı olduğunu belirtti.

Laik kesimlerin önce Demokrasiyi helvadan bir put olarak inşa edip sonra da yediklerini, kullandıkları ‘Demokrasi, seçimler, seçme hakkı’ gibi söylemlerini unutmuş göründüklerini, geçmişte kutsadıkları ‘Demokrasi sandığı’na askeri darbe ile yüz çevirdiklerini ve İslam’ın sadece bazı hükümlerinin uygulanıyor olmasına dahi tahammül edemediklerini ifade eden Zevahiri, 1956 ve 1970 yılları arasında Mısır cumhurbaşkanı olan Cemal Abdunnasır (1918-1970) yanlısı bazı politikacıların da, Abdunnasır devrinde İsrail karşısında alınan ağır yenilgiler, işkence ve toplu tutuklamalardan utanmaksızın halen Mısır’da iktidar peşinde olduklarını ve darbeye destek olduklarını, tuhaf olanın ise İhvan Hareketi’nin bu kesimden olan bazı kişilerle son seçimlerde yaptığı ittifak olduğunu ifade etti. Bir diğer darbe destekçisi olan Amr Musa’yı da (1936-) eski rejim kalıntısı olarak niteleyerek, onun Hüsnü Mübarek (1928-) döneminde rejimde aldığı görevlere atıfta bulundu.

Ordunun rolüne de değinen Zevahiri, Mısır ordusunun uzun zamandır ABD tarafından eğitildiğini ve donatıldığını hatırlatarak, Mısır’da ordunun kendi halkına karşı konuşlandığını, Mısır’ı geçmişte yenilgiye uğratan İsrail aleyhine harekete geçmeyen ordunun ülkedeki İslami hareketlere karşı devamlı teyakkuz ve saldırı halinde bulunduğunu kaydetti.

Yine Mısır ordusunun Filistin ablukasında başat rol oynadığını, hava kuvvetlerinin Afganistan ve Irak’ta da Müslümanlara karşı ABD safında savaşa katıldığını belirten el-Zevahiri, ABD’nin, geçmişte Pakistan ve Türkiye ordularını, bu ülkelerin iç siyasetini ABD çıkarları doğrultusunda kontrol altında tutmak için kullandığı gibi, bugün de Mısır’ın darbeci ordusunu bu ülkeyi kontrol altında tutmak için kullandığını vurguladı.

Kendi ifadesiyle “eski rejimde cellatlık yapmış ve bugün Körfez ülkelerinde konuşlanmış eski bazı yöneticiler ve Ezher Şeyhi gibi Mübarek rejimi kalıntıları”nın” darbeye desteğini şiddetle kınayan Zevahiri, asıl üzücü olanın geçmişte Demokratik yollar kullanarak yönetime gelmeyi İslam’a aykırı gören bazı kesimlerin üst üste tavizler vererek önce Mısır’ın Demokratik ve Laik Partiler Kanunu doğrultusunda partileşip seçime girmeleri, sonra Mısır rejiminin İslam dışı kanunlarını kabullenmeleri, sonrasında ise Mısır’ın ABD ve İsrail ile olan antlaşmalarına saygı göstermeleri en son ise darbecilerden ve laiklerden yana taraf almaları olduğunu belirtti. Bu grupların ‘zaruret ve acziyet’ mazeretine sığındığını ifade eden Zevahiri, bu özürlerinin geçerli olmadığını savundu.

İhvan Hareketi’nin hükumette olduğu dönemde, ABD’yi ve Mısır’daki laikleri İhvan’dan razı etmek istediğini ve bu doğrultuda adımlar attığını ama razı edemediğini belirten Zevahiri, geçmişte “Cihad yolumuzdur, Allah yolunda ölmek en büyük arzumuzdur” sözlerini tekrarlayan İhvan’ın bu şiarının, her ne kadar daha sonra ortaya konulan eylemler ile Hareket bu şiardan dönmüş olsa da, ABD ve laikler tarafından unutulmadığını belirtti.

1991’de İslami Selamet Cephesi’nin Cezayir’de, 2006’da Hamas’ın Filistin’de seçimleri kazanmasına rağmen yönetimden kuvvet zoruyla uzaklaştırıldıklarına atıfta bulunan el Kaide lideri, Mısır’da da seçimlerle İhvan’ın ezici çoğunlukla parlamentoda temsile sahip olmasına rağmen yönetimden uzaklaştırılmasının herkese ders olması gerektiğini kaydetti.

İhvan Hareketi’ne ve Mursi’ye Demokratik bir mücadele tarzının İslami olmadığını itiraf etmeleri ve gittikleri yoldan dönmeleri tavsiyesinde bulunan Zevahiri, onlara eski rejimden kalan tüm uluslararası antlaşmaları onayladıkları, Ümmet anlayışından uzaklaşarak Ortadoğu’da İngiltere, Fransa ve Rusya’nın 1916’da imzaladıkları ve Ortadoğu’nun günümüzdeki sınırlarında başat rol oynamış Sykes-Picot Antlaşması’na göre oluşan ulusçu ve laik bir devletin idareciliğini yapmayı kabullendikleri halde darbecilerin ve darbe destekçilerinin kendilerine tahammül etmediklerini hatırlatarak onlardan gittikleri yoldan dönüp İslam’a tam manasıyla teslim olmalarını istedi.

İhvan’ın, meselenin Mısır’ın iç meselesi veyahut sıradan bir politik mücadele olmayıp bir tarafta Haçlılar ve Siyonizm’in diğer tarafta ise İslam’ın olduğu büyük bir savaş olduğunu anlaması gerektiğini ifade eden Zevahiri, Mübarek rejimi devrildiğinde ülkedeki tüm İslami kesimlerin dillendirdiği, kesin bir şekilde İslam hukukunun Mısır’da hakim olması ve eski rejimin antlaşmalarından dönülmesi şiarına geri dönülmesini ve bundan taviz verilmemesini istedi, hak ile batıl arasında yol tutulmasının başarısızlıkla sonuçlanacağını, İslam için mücadele eden herkesin iyiliğini istediklerini belirtti.

Tevhid kelimesi etrafında birleşme çağrısı yapan Zevahiri sözlerine “Allah kendisine rahmet eylesin, Şehid Hasan el-Benna’nın davetinde olduğu gibi; Kur’an’ın ordusunu, Kur’an için mücadeleye çağırıyorum” sözleri ile son verdi.

incanews

BU HABERLER DE VAR!

CIA, Gülen’in gizlice Türkiye’ye gönderilmesini mi konuştu?

Eski CIA Direktörü James Woolsey, ABD Başkanı Donald Trump’ın istifasını istediği eski Ulusal Güvenlik Danışmanı …

Kuşadası’nda göçmenleri taşıyan bot battı: 11 ölü

Aydın’ın Kuşadası ilçesi açıklarında yasa dışı yollardan Yunan adalarına geçmeye çalışanları taşıyan lastik botun batması …