Pazar, 30 Nisan 2017

Napolyon Bonapart’ın İskenderiye konuşması

napolyon24453ce7303d4564

Mısıra girdiği günden beri şiddetli bir halk direnişi ile karşılaşan Napolyon halkı yanına çekebilmek için bir doğulu gibi giyinmeye başlamış, günlerce sarık ve kaftanla dolaşmış ve düzenli olarak cumalara gitmiştir(Lutskiy, 1969).

Tarih islam toprakları üzerinde egemenlik kurmak isteyen tiranların münafıklıkları ile doludur. Geçmişte olduğu gibi bu günde İslam toprakları üzerinde hakimiyet kurmak isteyen emperyalistler Napolyon’un yolunu izlemekten vazgeçmemişlerdir. Hatta Bush Haçlı Seferlerini ilan ederken kendince bir “doğru İslam” tanımı yapmaktan geri durmamıştır. Tarihin nasihalerle dolu sayfalarından bir kesiti; Napolyon’un İskenderiye konuşmasının bi bölümünü(1) Küresel Analiz okuyucularına sunar:

******

Esirgeyen ve bağışlayan Allah’ın adıyla, Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed onun elçisidir.

Eşitlik ve özgürlük üzerine kurulan Fıransız ulusunun adına, Fıransız ordusunun büyük generali ve lideri Mısır vatandaşlarının dikkatine sunar. Ezelden beridir ülkenizde hakim olan Memlük(2) beyleri Fıransız ulusunun onurunu kırmış ve tüccarlarına işkence etmiştir. İntikan saati geldi!

Yüz yıllar boyunca köle takımı dünyanın en güzel ülkesine eziyet etti. Ama Allah, göklerin hakimi, onların saltanatının sona ermesini istedi. Mısır halkı! Size buraya dininizi yok etmeye geldiğimi söyleyecekler onlara inanmayınız: Haklarınızı geri vermeye, zorbaları cezalandırmaya geldiğimi ve Tanrıya, onun peygamberine ve Kuran’a Memluklerin gösterdiğinden daha fazla saygı gösterdiğimi söyleyiniz. Onlara ayrıca akıl, yetenek, ve erdem hazretleri dışında bütün insanların Tanrı önünde eşit olduğunu söyleyiniz. Peki hangi akıl, yetenek ve erdem Memlükleri diğerlerinden ayırır onlar hayatın bütün zevk ve nimetlerini haksızca ele geçirmişken. Güzel bir arazi varsa, Memlüklere aittir. Güzel bir köle kız, yakışıklı bie küheylan yada iyi bir ev varsa, hepsi Memluklere aittir. Ama Allah insanlara karşı esirgeyen ve bağışlayandır ve onun inayetiyle Mısırlılar onların yerini almaya çağrılmaktadır.

En zeki, eğitimli ve erdemli olan yönetecek ve halk mutlu olacak.Mısır’da bir zamanlar muhteşem şehirler, uzun kanallar ve canlı bir ticaret mevcuttu. Bütün bunlar Memlüklerin tiranlığı ve açgözlülüğünün yıkımına uğradı.

Şeyhler, kadılar ve imamlar bizim gerçek müslümanlar olduğumuzu halka garanti ediniz. Roma’ya yürüyüp Hristiyanları Müslümanlara karşı kışkırtan papayı ezen biz değilmiydik? Tanrının Müslümanlara karşı savaşmayı emrettiğini iddia eden kara cahil Malta şovalyelerini yok eden biz değilmiydik? Buna karşılık Memlukler padişaha itaat etmiyorlar. Kendilerininkinden başka kural tanımıyorlar. Bizimle olan her daim mutlu olacaktır. Zenginleşecektir! Tarafsız kalanlara, bize katılmak için hala vakti olanlara ne mutlu. Ama eyvahlar olsun, üç kere eyvahlar olsun Memlukler için eline silah alana. Onlar mahvolacaklar!

******

1- Lutskiy, V. Borisoviç, 1969, Moderate History of the Arab Countries, Arap Ülkelerinin Yakın Tarihi, Yordam Kitap,2011.

2- Osmanlı Devleti Mısırda hakimiyet kurduktan sonra bölgenin idari kimliğine fazla dokunmamıştır. Eski Memluk beyleri Babıaliye bağlı beyler olarak hakimiyetlerine devam etmiştir.

Hazırlayan: Musab Demirci

Küresel Analiz / Özel Haber

BU HABERLER DE VAR!

Tahriruş Şam’ın Şeyhleri Hama Operasyonunda: “Büyük Hama savaşı nasıl başladı?” (TR Altyazılı)

Hama’da Tahrir’uş Şam önderliğinde muhaliflerin Esed’e büyük taarruzu sürüyor. Tahriru’ş Şam heyetinin genel şerisi Şeyh …

Heyet Tahrir Şam Hama operasyonundan görüntüler yayınladı (Video)

Suriye’de Muhalifler, Rejim güçlerine ağır darbe vurmaya devam ediyor. 8 Muhalif grup ortaklaşa düzenledikleri operasyonda …