Pazar, 28 Mayıs 2017

AKP Sözcüsü Aktay: “Gözaltına alınanların sayısı şu an için 10 bin 410”

fffAKP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, FETÖ’nün darbe girişiminin ardından yaşanan sürece ilişkin, “Gözaltına alınanların sayısı 10 bin 410 kişidir. Bunların 287’si polis, 211’i rütbeli, 76’sı rütbesiz olmak üzere; 7 bin 423’ü asker, bunlardan 162’si general, bin 967’si subay; 2 bin 14’ü hakim ve savcı, 686’sı da sivil olmak üzere 10 bin 410 kişi gözaltına alınmıştır.” dedi.

Aktay, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı sonrası parti merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 15 Temmuz’daki darbe girişiminde ciddi direniş sergileyen Türkiye halkına muhabbetlerini, sevgilerini, saygılarını ve hayranlığını bildirdi.

Parti genel merkezinde gerçekleştirilen MYK toplantısında darbe girişimini ele aldıklarını, TBMM’deki çalışmaları değerlendirdiklerini anlatan Aktay, darbe girişimi sonrası partililerin hızlı bir şekilde organize olduklarına işaret etti.

Gerek dünyada gerekse Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk defa bir parlamentonun saldırıya uğradığını belirten Aktay, muhalefetteki ve iktidar partisindeki milletvekillerinin ise örnek bir davranış sergilediklerini aktardı. Milletvekillerinin saldırıdan kaçmayıp, TBMM çatısı altında toplanmasının Türkiye halkına da büyük bir cesaret verdiğini vurgulayan Aktay, “Bu hareket, Türkiye’yi esir almaya çalışan, halkın iradesini rehin almaya çalışan darbecilerin heveslerini de aslında kursaklarında bırakmıştır. Dünya parlamenterler tarihinde hiç olmayacak bir şey bu esnada gerçekleşmiştir. Halka tanklarla, helikopterlerle, uçaklarla açılan ateşlerin üstüne bir de parlamentonun içinde bulunan milletvekilleriyle birlikte toplantı halindeyken defalarca bombalanmasına bu millet şahit olmuştur.” diye konuştu.

Aktay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım başta olmak üzere halkın destansı mücadelesiyle darbenin püskürtüldüğünü bildirdi. Aktay, muhalefet partilerine, polise, halka ve kalkışmaya destek vermeyen TSK’nın şerefli mensuplarına teşekkür etti. Halkın büyük bir demokrasi destanı ortaya koyduğuna değinen Aktay, böyle bir halka mensup olmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu söyledi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Yasin Aktay, bu olayın halkı daha da bütünleştirdiğine, birleştirdiğine, kaynaştırdığına işaret ederek, şöyle devam etti:

“Burada halkımız göğsünü siper ederek, tankların üzerine, mermilerin üzerine yürümüştür. Bu esnada tabii çok şehitlerimiz olmuştur. Şu an itibarıyla şehitlerimizin sayısı 246’dır. Bu şehitlerimizin 62’si polis, Ankara’da 55, İstanbul’da 5, Muğla’da 2 polis şehidimiz var. 5 asker şehidimiz var. Bunlardan biri İstanbul’da, 4’ü Ankara’da. Geriye kalan şehitlerimiz sivil şehitlerimizdir.”

Aktay, 2 bin 185 kişinin ise yaralı olduğunu aktararak, 461 kişinin tedavisinin sürdüğünü, geri kalanın ise taburcu olduğunu belirtti.

Gözaltı sayıları hakkında da bilgi veren Aktay, şunları kaydetti:

“Gözaltına alınanların sayısı 10 bin 410 kişidir. Bunların 287’si polis, 211’i rütbeli, 76’sı rütbesiz olmak üzere; 7 bin 423’ü asker, bunlardan 162’si general, bin 967’si subay; 2 bin 14’ü hakim ve savcı, 686’sı da sivil olmak üzere 10 bin 410 kişi gözaltına alınmıştır. Gözaltına alınanların yargılamaları hızlı bir şekilde yürütülmektedir. Bunlardan 4 bin 60’ı ilk yargılamalar neticesinde tutuklanmıştır. Bu tutuklananların 151’i polis, 2 bin 430’u asker, bin 386 hakim ve savcı, 93’ü de sivil. 549 kişi denetimli serbestlikle serbest bırakılmış, 220’si serbest bırakılmış, gözaltında işlemleri devam edenlerin sayısı da 5 bin 581 kişi. Ölü olarak ele geçirilen 24 darbeci var, yaralı olarak da 49 darbeci ele geçirilmiş durumda.”

Aktay, AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısı sonrası parti merkezinde düzenlediği basın toplantısında, halkın darbenin ilk dakikalarından itibaren, sokaklarda milli iradesine sahip çıkmasının her çeşit takdirin üstünde olduğunu ifade etti.

Daha önceki darbelere karşı koyamamış olan halkın, dünya tarihinde eşine rastlanmayacak duruş ve kahramanlık örneği sergilediğini, bütün dünyaya Türk milletinin nasıl bir millet olduğunu gösterdiğini aktaran Aktay, bu tarihi sahneleri gelecekte tarihçilerin destan gibi yazacağını bildirdi.

Aktay, Türk halkının 15 Temmuz’da yaşananlardan sonra meydanları doldurarak iradesine sahip çıkmasını da büyük bir takdirle izlediklerini belirtti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “meydanları terk etmeyin” çağrısına icabeten AK Parti’nin bütün teşkilatlarıyla meydanlardaki yerlerini aldığına değinen Aktay, “Bu meydanların sadece AK Parti’nin organizasyonu olmadığını da hassaten ifade etmek istiyoruz. Biz bu çağrıya icabet ediyoruz. Halkımızın ilk dakikadan itibaren sergilediği duruşa, biz de katılmış oluyoruz. Bu meydanlar bütün Türk milletinin meydanlarıdır, katılım da her kesimden, her partiden, her toplumsal kesimden insanlarla gerçekleşmektedir.” dedi.

Meydanlarda parti amblemlerinin olmaması konusunda hassasiyet sergilediklerini vurgulayan Aktay, meydanlarda ay yıldızlı bayrakla yer almaya dikkat ettiklerini belirtti.

Aktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Meydanları her partiden insanın doldurmasını özellikle istirham ediyoruz. Buradan, diğer partilerden de bu meydanları dolduran herkese gösterdikleri birlik, beraberlik, dayanışma ruhu dolayısıyla çok teşekkür ediyoruz. Gerek Cumhuriyet Halk Partili, gerek Milliyetçi Hareket Partili, gerek diğer partilerden vatandaşlarımıza bu konuda ortaya koydukları ortak şuur ve heyecan dolayısıyla çok teşekkür ediyoruz.”

“ÇİZDİKLERİ BİR İÇ SAVAŞ SENARYOSUYDU”

Meydanları boş bırakmamanın önemine dikkati çeken Aktay, “Meydanlarda birbirimize tutunmak çok önemli. Bununla dünyaya verilen mesajın çok önemli olduğunu hassaten ifade etmek istiyorum. Meydanlarda ya da sosyal medyada zaman zaman dile gelen bir takım mesajlar ve provokatif söylemler var olduğunu da üzülerek ifade etmek istiyoruz. Buna karşı parti teşkilatlarımızı her daim uyarıyoruz, uyarmaya çalışıyoruz.” diye konuştu.

Aktay, bu konuda herkesin çok dikkatli olmasını isteyerek, darbecilerin uyumadığını, başka başka planlar yaptığına işaret ederek, “Hele hele istediklerini başaramamış olmak dolayısıyla yaralı durumda olan bu darbecilerin her an, her çeşit çılgınlığı yapabileceklerini de hesaba katıyoruz. Buna dair hepimizde ayrı bir hassasiyet olması gerekiyor. Bu konuda yapabileceklerine dair en önemli şey, bizi birbirimize kırdırmak. Türkiye’de aslında çizdikleri bir iç savaş senaryosuydu. Çok şükür, bu senaryo gerçekleşmedi, gerçekleşmeyecek.” ifadesini kullandı.

Aktay, “Bu konuda mevzi birtakım provokasyonların olabileceğini ve teşkilatların hassas olması gerektiğini” vurgulayarak, bu konuda karşılaşılabilecek herhangi bir provokasyona meydan verilmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Özellikle bazı toplumsal kesimlerin hedef alınması ihtimali olduğuna değinen Aktay, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bazı yerlerde Alevi yurttaşlarımızın hedef alındığı, bir takım sosyal medya söylemleri… Bilakis bu meydanlarda kafi derecede Alevi vatandaşlarımız da bulunmaktadır. Bu meydanları dolduran ve demokrasiden yana tavır takınan Alevi vatandaşlarımıza da, Kürt vatandaşlarımıza da her kesimden vatandaşlarımıza da hassaten çok teşekkür ediyoruz. Onların da hep birlikte, beraber Türkiye manzarasını sergiliyor olmasını bu vesileyle ifade etmek istiyoruz.”

OHAL TEZKERESİNİN TBMM’DE KABUL EDİLMESİ

TBMM’de kabul edilen olağanüstü hal (OHAL) tezkeresine ilişkin değerlendirme yapan Aktay, Türkiye’nin olağanüstü hal uygulamasını, böyle bir olayın neticesinde 3 aylığına ilan ettiğini belirtti.

Aktay, Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) tavsiye kararı alınan söz konusu OHAL kararının, Bakanlar Kurulu tarafından da onaylanmasından sonra TBMM’ye gönderildiğini ve bugün neticelendiğini anımsattı.

Aktay, şu ifadeleri kullandı:

“Bu konuda birtakım bazı insanların hassasiyetleri, özellikle dostların, muhalefet partilerinin samimi biçimde sergiledikleri birtakım uyarıları dikkate alıyoruz. Onları samimiyetle değerlendiriyoruz ama onları da belki rahatlatacak bir şey olarak söyleyelim. Bu olağanüstü hal, milletimize karşı alınmış bir tedbir değil, bilakis devletimizin devletine uyguladığı bir olağanüstü hal. Yoksa milletimizin hayatını öyle ciddi biçimde etkileyecek bir olay, bir uygulama olmayacaktır.

Esasen bu konuda Birleşmiş Milletler Siyasi ve Medeni Haklar Sözleşmesi’nin 4. Maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 15. Maddesi de böyle bir uygulamaya her zaman imkan vermektedir. Bu, yasal sınırlar içerisinde olmaktadır. Takdir edersiniz ki çok büyük bir olayla, çok büyük bir saldırıyla karşı karşıyayız. Buna darbe diyoruz ama bu aynı zamanda Türkiye’nin varlığına, egemenliğine karşı çok büyük bir saldırı. Bu saldırıyı, saldırının neticelerini bertaraf edebilmek, bu saldırının olumsuz neticelerinden Türkiye’yi kurtarabilmek için çok ciddi tedbirler almak gerekiyor. Devletin birtakım hızlı tedbir alması gerekiyor. Bu hızlı tedbirler içerisinde tabi ki alınması gereken kanun hükmünde kararnameler, buna dair birtakım çalışmalar yapılıyor şu anda. Bunların hızlı bir şekilde yapılması gerekiyor.”

“ŞİMDİYE KADAR BU UYGULAMAYI DEVREYE SOKMADIK”

TBMM’yi by-pass etmek, TBMM’yi devre dışı bırakmak gibi bir durumun asla söz konusu olmadığını vurgulayan Aktay, şunları kaydetti:

“(Olağanüstü hal uygulaması) Avrupalıların bu konuda ortaya koyduğu eleştirileri anlamakta zorluk çektiğimizi söylemek istiyorum. Doğrusu Avrupalılar Fransa’da veya Belçika’da yakın zamanda yaşanan iki tane terör saldırısından hemen sonra önce 6 ay, sonra bir 6 ay daha süreyi uzatmak suretiyle uyguladıkları bir olağanüstü hal uygulaması var. Biz Avrupalıların karşılaştığı türden terör saldırılarıyla çok daha fazla karşılaştık ama şimdiye kadar bu uygulamayı, bu tedbiri devreye sokmadık ama şu anda böyle bir tedbir artık takdir edersiniz çok çok gerekli. Çünkü sadece bugün, gözaltına alınan şahıs sayısı 10 bin 410’u bulmuştur.”

Ankara’da askeri bir hareketlilik olduğuna ilişkin haberlerin hatırlatılması üzerine, bu konuda kendilerinin de duyumlar aldıklarını ancak Ankara Valiliği’nin konuyla ilgili yayılan haberlerin asılsız olduğuna ilişkin açıklama yaptığını bildirdi. Aktay, “Haberler gerçekleri yansıtmamaktadır. Bu tür haberlere itibar edilmemesi gerekiyor.” diye konuştu.

SAS, SAT ve MAK komandolarından 200 kişilik bir ekibin kayıp olduğu yönündeki haberlerin sorulması üzerine ise Aktay, bu yönde bir bilginin bulunmadığını, Marmaris’te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kaldığı otele yönelik saldırıyı gerçekleştiren komandoların kayıp olduğunu, operasyonun devam ettiğini ifade etti.

YILDIRIM-BIDEN GÖRÜŞMESİ

Aktay, MYK toplantısı sırasında Başbakan Binali Yıldırım ile ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın yaptığı görüşmenin detayına ilişkin soru üzerine, Biden’in geçmiş olsun dileklerini ilettiğini ve konuyla ilgili Türkiye’nin desteğe ihtiyacı olması halinde her türlü desteği vermeye hazır olduklarını belirttiğini aktardı.

Biden’in, ABD’nin Türkiye’nin yanında durduğunu ifade ettiğine işaret eden Aktay, “Sonuna kadar bu darbecilerin demokrasiyi ilga etmek, ortadan kaldırmak için ortaya koyduğu bu tavrın asla yanında olamayacaklarını, hiçbir şekilde desteklemediklerini ifade ettiler. Gülen’in iadesi için, terörist başının Amerika’dan iadesi için Türkiye’den gelen hukuk dosyalarının, bazı dosyaların dikkatle inceleneceğini ve en kısa zamanda gereğinin yapılacağını ifade ettiler. Onun dışında tabii ki Türkiye’ye tam desteğini bu konuda ifade ettiler. Türkiye’de demokrasi ve istikrarlı bir demokrasi olmasının ehemmiyetine de işaret ettiler.” dedi.

“SUÇLAR KİŞİSELDİR, BİREYSELDİR”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin MYK toplantısında yer alıp almadığını ve toplantıda bu konuya ilişkin bir görüşmenin gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin soru üzerine Aktay, darbe soruşturması nedeniyle tutuklanan Tümgeneral Mehmet Dişli’nin, Şaban Dişli’nin kardeşi olduğunu anımsatarak, “Bizim ona bir suçlama istinadında bulunmamız asla söz konusu olmaz. Suçlar kişiseldir, bireyseldir, evrensel hukukun bir gereği böyledir. Aslında bugün Fetullahçı Terör Örgütü ile irtibatı dolayısıyla görevine son verilenlere yaklaşımımız şudur, hiçbir zaman birisi birinin kardeşi, akrabası, babası, oğlu diye suçlanacak değildir, suçlanmakta da değildir.” ifadesini kullandı.

Suçların bireyselliğine dikkati çeken Aktay, “Kim doğrudan doğruya irtibatlıysa bu terörist yapıyla, biz onları sadece bu soruşturma kapsamında veyahut da tedbir kapsamında almış oluyoruz. Çünkü bu yapının mahiyetini hepimiz artık keşfetmiş olmalıyız. Bu yapı son derece gizli, ezoterik bir yapı. Sayın Cumhurbaşkanımız onu en iyi kelimeyle aslında nitelemişti, ‘haşhaşi yapı.’ Bu haşhaşi yapı, babasını bile tanımayan bir yapıdır. Yeri geldiğinde kendi babasını, kendi kardeşini inkar eden, kendi kardeşine silah çeken bir yapı. Burada kendi örgütünden başka hiçbir şeyi kutsamayan bir yapı olduğu için bunlar, kardeşi kardeşe kırdırabilen, babayı oğula kırdırabilen, koparabilen bir yapı. O yüzden bu yapının büyük tehlikesi biraz da ondan kaynaklanıyor.” diye konuştu.

Aktay, partisinin teşkilatlarıyla ilgili değerlendirmenin de yapıldığını vurguladı. Aktay, şöyle devam etti:

“Orada da birtakım irtibatları olan varsa onlar da bir değerlendirmeyle ayıklanacaktır. Aramızda böyle insanların da kendini iyi gizleyen, iyi gizlemiş kripto elemanların var olabileceği biliniyor. Ama hiç kimse delilsiz bir biçimde bir muameleye tabii tutulmayacaktır. Bu konuda herkesin müsterih olmasını hassaten rica ediyorum. Delil yoksa hiç kimse suçlanmayacaktır ve hiç kimse dışlanmayacaktır.”

“BU DAVETE İCABET EDECEĞİZ”

CHP’nin bu süreçte düzenleyeceği mitinglere AK Parti’den çeşitli kademelerde katılım olup olmayacağına ilişkin soru üzerine Aktay, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin pazar günkü Taksim’deki toplantısına bir davet aldık, parti olarak da davet aldık. Bundan dolayı çok çok teşekkür ediyoruz. Bu davete de icabet edeceğiz. Çünkü bu artık bir siyasi partinin davası değil.” karşılığını verdi.

Meydanlarda diğer siyasi partilerin mensuplarının da katılmasını arzu ettiklerini dile getiren Aktay, alanlarda hiçbir siyasi partiyi hedef alan konuşmalar yapmamaya özen gösterdiklerini bildirdi.

Aktay, “Bilakis son derece evrensel, sadece darbecileri hedef alan, sadece Türkiye’nin bağımsızlığına, egemenliğine, vatanına, bayrağına göz diken, onu hedef alan düşmanlarını hedef alıyoruz sadece. Bilakis bunu milli birlik, beraberliğimiz için bir fırsat olarak değerlendirip, bunu hepimizin katıldığı, iştirak ettiği bir demokrasi şölenine dönüştürmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Yasin Aktay, CHP’nin Taksim’de gerçekleştireceği mitingde partilerinin, milletvekili ve bir genel başkan yardımcısı düzeyinde temsil edileceğini kaydetti.

BU HABERLER DE VAR!

CIA, Gülen’in gizlice Türkiye’ye gönderilmesini mi konuştu?

Eski CIA Direktörü James Woolsey, ABD Başkanı Donald Trump’ın istifasını istediği eski Ulusal Güvenlik Danışmanı …

Kuşadası’nda göçmenleri taşıyan bot battı: 11 ölü

Aydın’ın Kuşadası ilçesi açıklarında yasa dışı yollardan Yunan adalarına geçmeye çalışanları taşıyan lastik botun batması …