Perşembe, 27 Nisan 2017

Al Risale : ”Türkistan Dağları ” 3. Bölüm

Al Risale : ”Türkistan Dağları ” 3. Bölüm

 

Suriyeli muhalifler tarafından çıkartılan Al Risale dergisi 2. sayısıyla okurları ile buluştu . 1. sayısı ile  ses getiren Al Risale dergisinin 2. sayısında ” Türkistan Dağları ”  başlığı altında Doğu Türkistan ve Türkistan İslam Cemaati’nede geniş  yer verilmiş.

2 bölüm olarak ele alınan ”Türkistan Dağları” yazısında 1. bölümde  Doğu Türkistan işlenirken   diğer bölümde  ise Doğu Türkistan cihadını sürdüren Türkistan İslam Cemaati’ne yer verilmiş .

Doğu  Türkistan Bülteni Haber Ajansı olarak takipçilerimiz için ingilizceden  tercüme ettiğimiz ”Türkistan Dağları” yazısını  parçalar halinde sizler ile paylaşmaya devam ediyoruz

 

2 bölümde sunulan Türkistan Dağları başlıklı yazının ilk bölümünü  türkçeye tercüme etmiş ve  2 bölüm halinde takipçilerimizin ilgisine sunmuştuk .

( http://www.doguturkistanbulteni.com/2015/10/26/al-risale-turkistan-daglari-1-bolum/)

(http://www.doguturkistanbulteni.com/2015/10/29/al-risale-turkistan-daglari-2-bolum/ )

 

Doğu Türkistan’daki kızıl  Çin zulmunün dikkat çekici bir şekilde ele alındığı  ”Türkistan Dağları 2” başlıklı yazının ilk bölümünü takipçilerimizin ilgisine sunarız .

 

+++++

 

Türkistan Dağları(2.Kısım) Düşün Ki ! Fiziksel istismarların yanısıra, Müslümanların İslami kimlikleri de bir saldırı mevzusu olagelmiştir. 1949’daki istiladan sonra, Mao hükümeti Müslümanların İslami kimliklerini deforme etme amacıyla Müslümanları etnik kökenlerine göre bölmüştür. Bu, Allah düşmanlarının sıklıkla kullandığı bir taktiktir. Kıymetli Müslüman kardeşim, senden bir an için kendini değerli Uygur Müslümanı kardeşlerimizin yerine koymanı ve onların kendi topraklarında maruz kaldığı herşeyi hayaletmeni istiyorum. Mahallendeki mescidin namazgahına zorla devlet başkanının portresinin konduğunu düşün.

 

Mescid şurasının bu devlet başkanının Komünist(Ateist) düşüncelerini onaylamayan zorlandığını düşün ki şuranın da bunu kabul etmesine imkan olmadığından mescidin tümden mühürlenip kapatıldığını ve askeri bir barakaya yahut da gece kulübüne dönüştürüldüğünü düşün! Düşün ki topraklarındaki alimler sırf Allah’ın kitabını taşıyor ve Rasulü(sav)’in sünnetini yayıyor diye tutuklanıp meydanlarda onur kırıcı muamelelere maruz bırakılıyor.

 

Düşün ki camiideki imam Cuma günü hutbeyi 20 dakikadan biraz uzun tutsa camiiden yaka paça sürüklenip çıkarılıyor. Bir baba düşün ki 13 yaşındaki pırıl pırıl oğluna Kur’an öğretemiyor çünkü; 18 yaşından küçüklerin Kur’an öğrenmesi kanunlarda apaçık bir suç olarak belirlenmiş ve cezası da 10 yıl hapis. Babanı düşün, 60’lı yaşlarının sonlarında sakallı diye hapsedilmiş sakal ki Rasulullah(sav) tarafından emredilmiş hükümet tarafından yasaklanmış! Ve babanızı “aşırı” derecede yüzünde kıl var diye hükümete gammazlayan kişi paldır küldür evinize giren kafir komşunuz.

 

Düşün ki babanın yanısıra annen ve kızkardeşin de tesettürü dolayısıyla hapiste ve herbirine ayriyeten 5600 $ da ceza. Buradaki kanunlar kadınların başlarını çıplak bırakmasından ve yüzlerindeki örtüleri de çekip atmasından yana. Hatta sakallı veya İslami bir giyimi olanların halk otobüslerine binmeleri dahi yasak. Müslüman tacirleri (restaurant ve alışveriş merkezi sahipleri) alkol ve sigara satmaya, bunların reklamını yapmaya zorlayan – tüm bunlar İslam’ın toplum üzerindeki etkisini azaltmaya yönelik- bir yönetim düşünebiliyor musunuz?

 

Her ne kadar bihaber olsan da Uygur Müslümanı kardeşlerinden, onların Ramazan ayını nasıl geçirdiğini Ramazan oruçlarının nasıl yasaklandığını gayet ıyi biliyorsun. Yerel yönetimler okullara dek ilanlar gönderiyor ve öğretmenlere Müslüman öğrencilere yemek yedirmeleri, şekerler vermeleri için yönergeler gönderiyor ki Müslüman çocuklar oruç tutmasın. Bu kafirler Müslümanların onurlarını koruyacaklarını anladıklarından kukla ‘İslami’ kurum ve kuruluşların oluşturulmasına öncülük ediyorlar ki bu organizasyonların aslen Müslümanları temsil etmesi beklenir!!

 

Bu bir iç rahatlatma göz boyama politikasıdır tıpkı Gulf ülkelerindeki gibi özellikle de Suudi Arabistan’daki “Saray Alimleri” veya “Dolar Alimleri” gibi. Bunların Çin’deki ornekleri: ” İslami Teoloji Enstitüsü” ve “Merkezi Çin İslam Kurumu”. İkisi de hükümet tarafından finanse edilip hükümet tarafından yönetiliyor. Geçen yıl(2014), Çin Komünist Partisi iktidarı ‘Strike Hard’ diye bilinen Doğu Türkistan’daki bölge Müslümanlarının yasal dini aktivitelerini hedef alan anti-terör kampanyasıyla Müslümanlara saldırılarını yoğunlaştırdı. Şu anda Çin, Doğu Türkistan’da bir milyonun üzerinde asker ve istihbarat üyesi bulunduruyor.

 

Yazmaya devam edip dergiyi kıymetli Uygur Müslümanı kardeşlerimizin bu şeytani Komünistlerin eliyle maruz kaldığı zorbalıkları anlatarak doldurabilirim. Elhamdülillah, Allah’ın lütfuyla Türkistan’dan kadın erkek milyonlarca kardeşimiz kutsal Şam topraklarına Allah için Cihad etmeye hicret etti..

 

Çeviri : Sümeyye Polat –@smyplt1

Kaynak : Doğu Türkistan Bülteni Haber Ajansı

 

BU HABERLER DE VAR!

Hint Yarımadası El Kaidesi’nden Urduca yeni video

Hint Yarımadası El Kaidesi’nin (AQIS) Urduca hazırladığı yeni videoyu ilginize sunuyoruz. 2014 yılında Eymen ez …

Rusya Libya’ya müdahale için Mısır’a askeri yığınak yapmaya başladı

Habertürk’te yer alan habere göre Ukrayna ve Suriye’deki askeri müdahaleleriyle Avrupa enerji hatlarındaki etkisini artıran …