Çarşamba, 29 Mart 2017

Deccal Rakka’da mı Çıkacak?

Resim: Sarıklı Genç
Resim: Sarıklı Genç

Resim: Sarıklı Genç

Bismillahirrahmanirrahim

Hamd, alemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. Salat ve selam Allah’tan aldığı vahyi insanlara tebliğ eden ve ümmetini Deccal’in şerrine karşı uyaran, onun fitnesinden kurtulma yollarını bize öğreten Hz. Peygamber’e olsun.

O Deccal ki; her peygamber ümmetini ona karşı uyarmıştır.[1]

O Deccal ki; Muhammed (sav) ondan çok bahsetmiştir.[2]

O Deccal ki; Peygamber onun şerrinden korunmak için namazında dua etmiştir. [3]

O Deccal ki; Adem (as) dan Kıyamete kadar onun fitnesi kadar büyük bir fitne olmayacaktır.

Peygamber (sav) sahabelerine o kadar bahsetmişti ki; sahabeler onu hurmalıklarda aramaya başlamıştı. Peygamber (sav) onları bu halde görünce ‘Ben Deccal’den başkasından sizin için daha çok korkarım. Eğer ben aranızda iken çıkarsa adınıza delil ile onu kendim susturacağım. Eğer ben aranızda değilken çıkarsa herkes kendisinin savunucusu olsun. Her müslüman için de Allah benim halefimdir. Şüphesiz ki o, kıvırcık saçlı bir gençtir. Bir gözü dışarı fırlamıştır. Ben onu Abduluzza bin Katan’a benzetiyor gibiyim. Sizden ona yetişen bir kimse Kehf Suresi’nin baş taraflarını okusun. Şüphesiz ki o Şam ile Irak arasında bir yerden çıkacak, sağda ve solda hızlıca fesat çıkartacaktır. Ey Allah’ın kulları sebat edin. (…) Arkasından rüzgarın estiği yağmur gibi hızlıdır. Bir kavmin yanına gelecek, onları davet edecek. Onlar da kendisine inanıp onun davetini kabul edecekler. Sonra semaya emir verecek, yağmur yağdıracak, yere emir verecek ekin bitirecek. (…) Sonra bir diğer kavmin yanına gidecek. Onları davet edecek ama onlar ona inanmayacak. O da yanlarından uzaklaşıp gidecek. Fakat bir sonraki sabah kıtlığa uğrayacak, ellerinde hiçbir malları kalmayacaktır.

(Deccal) bir harabeye uğrayacak, ona hazinelerini çıkar diyecek. Hazineleri erkek arılar gibi peşinden gidecektir. Sonra genç bir adam çağıracak, kılıçla ona bir darbe indirecek, her biri diğerinden bir ok atımlık mesafe uzağa düşecek şekilde ikiye bölecek. Sonra onu çağıracak o da gülerek yüzü parıl parıl geri gelecek. O bu halde iken yüce Allah da Meryem oğlu Mesih’i gönderecek. Dımeşk’in doğu tarafında Beyaz Minare’nin yanında sarı boyalı iki elbise ile ellerini iki meleğin kanatları üzerine koymuş halde inecektir. (…) Deccal’i Lüdd Kapısı[4]’nda öldürecektir. Sonra İsa’ya Allah’ın kendilerini Deccal’den koruduğu bir topluluk gelecek. Onların yüzlerini silecek ve onlara Cennetteki derecelerini anlatacak. (…)[5]

Peki, Deccal ne yapacak? Niye bu kadar üstünde durulmuş?

Deccal, dünyaya hâkim olacak, önce peygamberlik sonra da ilahlık iddiasında bulunacaktır. Allah, insanları imtihan etmek için ona bazı imkanlar verecektir.

Allahu Teala bu şekilde Hakk ile batılı birbirinden ayıracaktır. Kendisine delil ile iman edenleri şüphe, zan ve işaretlerle iman edenlerden ayıracaktır.

Bir gözü kör ve alnında ‘kafir’ yazan[6] bir insana nasıl olacak da neredeyse insanların hepsi inanacak?

Peygamber aleyhisselam sanki ilkokul 1. sınıf çocuğuna anlatıyormuş gibi ‘Deccal şaşıdır, Allah ise şaşı değildir.’ buyuruyor.[7]Aslında batıl olduğu bu kadar açık olan birine insanların kolay kolay aldanmaması lazım.

Ama aldanacaklar çok olacaktır. Binlerce yıldır yağmur yağdıranın Allah olduğuna dikkatlice iman etmeyenin aldanması kolaydır. Devenin, göklerin, yerin ve dağların yaratılışına bakarak Allah’a imanını artırmayanların aldanması kolaydır.

Kuran’daki muhkem ayetleri bırakıp müteşabihle[8] uğraşanların sapması kolaydır. Muhammed (sav) in son peygamber oluşunun Kuran’da geçtiğini bilmeyenin; Allah’ın sıfat ve isimlerini delilleriyle öğrenmeyenin aldanması kolaydır.

‘Allah’ yazan bir karpuz çekirdeğine bakıp da bütün çekirdekleri yaratanın Allah olduğunu unutanın aldanması kolaydır. Hakk’a değil de işaretlere ve müphem (kesin olmayan) şeylere tabi olanların Deccal’e aldanması zor değildir.

Hakk denildiği zaman ne kastedilir? Hakk kelimesini duyunca aklımızda ne canlanır?

Hakk, sabit olan, şartlara göre değişmeyen demektir. Öyleyse bir mesele hususunda doğru mu yanlış mı diye düşünecek olursak bunu değişmeyen kurallara göre kararlaştırmamız lazımdır. Özellikle dini meselelerde ölçüt olarak manası açık ayet ve sahih hadislerin alınması gerekir.

Bir insanın müslüman olduğunun kanıtı, Kelime-i Şehadet getirmesi ve müslüman olduğunu söylemesidir. Bir mücahidin hak yolda olduğunun göstergesi Allah yolunda savaşıyor olmasıdır.

Kısacası bir insanın veya bir grubun Hakk üzere olup olmadığının ölçütü Kuran ve hadis olmalıdır. Öldükten sonra şehadet parmağının dik olması, akan kanın misk gibi kokması, yüzünün parlayıp tebessüm etmesi, görülen sadık rüyalar, Allah’ın nusret göndermesi ise birer işarettir.

Bunlar boş şeylerdir demiyoruz. Lakin bunlara bel bağlamak tehlikelidir. Bu tarz işaretleri haddinden dışarı taşırtmamak gerekir. Mesela sadık rüya dahi olsa sırf onunla amel edilmez, şehidlerde görülen haller onun bütün arkadaşlarının Hakk üzere olduğunu göstermez, Allah meleklerini yardıma gönderdiyse bu insanların daha sonra Hakk’tan sapmayacakları manasına gelmez.

Allah’ın her peygamberi Beni İsrail’den seçiyor olması son peygamberi de Beni İsrail’den seçeceği manasına gelmedi. Ama Yahudiler kendilerinden olmayan Hakk’a tabi olmadı.

Son peygamberin araplardan olması gelecek olan bütün halifelerin de Arap olmasını gerektirmedi. Kuran’ın arapça olması her arabı müslüman yapmadı. Asırlarca halifeliği elinde bulundurup Haçlılara karşı cihad eden Osmanlı torunlarının Haçlıların safında Afganistan’da savaşması kimseyi şaşırtmadı. Yıllarca Amerika’ya karşı cihad edenlerin de daha sonra saf değiştirmesi akıl dışında kalmaz.

Ahirzaman alametleriyle ilgili çok hadis vardır. Ancak yeri, zamanı ve kimlikleri açıkça belli değildir. Meryem oğlu İsa’yı nasıl tanıyacağız? Onu daha önce gören olmuş mu? Peki Mehdi’yi? Melhame-i Kübra’nın hangi tarihte olacağını biliyor muyuz? Şimdiye kadar kaç tane sahte Mesih, sahte Mehdi çıktı Allah bilir. Ve hepsine de inananlar oldu.

Peki ya siyah sancaklar? Hadislerde geçtiğini inkar etmiyoruz asla. Peki her siyah sancak doğru yolda olanları mı simgeleyecek? Ya da siyah sancak altında olan her grup, her asker her zaman hakk üzere mi olacak? Tüm bunlar mübhemdir.

Yolunu ayet ve hadislerle aydınlatmaya çalışmayıp işaret ve alametlere bakanların Deccal’e tabi olması çok doğaldır.

İmanın zirvesi olan cihada göz dikmiş şehadet sevdalısı gençlerimizin Mehdi, Hilafet, Melhame-i Kübra, nüzul-ü İsa, Kudüs’ün fethi, siyah sancaklar, Şuayb bin Salih gibi kıyamet alametleriyle heyecanlanıp Deccal’in şerrinden kurtulmuş havasına girmesi ava giderken avlanmakla sonuçlanabilir.

O Deccal ki; Allah’ın güvence verdiği Peygamber’i bile farz namazlarında onun şerrinden Allah’a sığınıyor. Peki, biz bunu hiç aklımıza getiriyor muyuz?

Allah şerrinden muhafaza etsin şayet biz hayattayken Deccal çıkacak olursa Peygamber (sav)in ona karşı okumamızı emrettiği Kehf Suresi’nin başlarını ezberledik mi?

Hilafetin tekrar geleceği hadislerde geçmektedir. Mehdi’nin çıkacağı geçmektedir. İsa(as)ın ineceği de geçmektedir. Ancak ne zaman nerede gerçekleşecekler tam olarak belli değildir. Mehdi (as) Harameyn’de ortaya çıkacaktır. Ama hangi yıl çıkacağı belli değildir? İsa (as) Dımeşk’e inecektir. Ama hangi sene hangi gün ineceği belli değildir? Deccal ise Irak ve Şam arasında bir yerde ortaya çıkacaktır. Ama hangi yıl hangi gün çıkacağı belli değildir.

Hz. Ömer ra’ın torunu Salim bin Abdullah şöyle demiştir: Ey Irak ahalisi! Sizler küçük olan şeyleri ne kadar çok soruşturuyorsunuz. Buna rağmen büyük işleri ne kadar da çok işliyorsunuz. Babam Abdullah bin Ömer’i şöyle derken dinledim: Rasullah (sav)i: ‘Şüphesiz fitne buradan gelecektir.’ Buyururken dinledim. Bu arada eli doğu tarafını işaret ederek ‘Şeytanın boynuzlarının çıktığı yerden diye ekledi. Hâlbuki siz birbirinizin boynunu vuruyorsunuz. [9]

Şu hadisleri de eklemeyi zorunluluk olarak görürüm ki günümüzde müslüman ve mücahidlerin kanlarını helal gören tekfir de aşırıya kaçan ve aslen Irak’tan çıkan gruba sempati besleyen kardeşlerimiz iyi teffekkür etsinler.

DOĞU tarafından bir topluluk çıkar. Kur’an okurlar ama okudukları boğazlarından aşağı inmez. Her ne zaman bir grup bitse yeni bir grup çıkar. TA Kİ SONUNCULARI İÇERİSİNDEN DECCAL ÇIKINCAYA KADAR’ [ek-1]

Abdullah ibni Ömer’in aktardığına göre Peygamber (sav) dedi ki: ‘Kuran okuyan bir grup çıkar ki okudukları Kuran boğazlarından aşağı geçmez.’ İbni Ömer Peygamber (sav)’in ‘Her yeni grup çıktığında sonu gelir.’ Sözünü yirmiden fazla tekrar ettiğini duyduğunu belirtti. ‘TA Kİ SONUNCULARI İÇERİSİNDEN DECCAL ÇIKANA KADAR’[ek-2]

Abdullah bin Amr Peygamber (sav) den şunu işittiğini söylemiştir:

Sünen-i Ebu Davud’da geçen bir hadiste de Peygamber (sav) bizlere ‘Ehlas’ ve ‘Duheyma’ fitnelerinden bahsetmektedir. Bu fitnelerin sebebinin Ehl-i Beyt’ten olan bir kişi olacağını haber verip bizi uyarmaktadır. ‘O kendisini benden (Kureyşi, Huseyni) sanmaktadır. Ama benden değildir. Ancak muttakiler benden olabilir’ demiştir. Sebep olacakları fitnelerin bu ümmetten herkese zarar vereceğini ve tekfirin o zamanda çok yaygınlaşacağını belirtmiştir. Daha sonra Müslümanlar iki kutba ayrılacak birinde sadece iman olup hiç nifak olmayacak diğerinde de sadece nifak olup hiç iman olmayacaktır. Peygamber (sav) o günde veya o günün yarınında DECCAL’i beklememizi haber vermiştir. [ek-3]

Şeyh Abdullah el-Muhaysini bu konuda yaptığı uyarılarda şunları söylemektedir:

‘Kan dökücülüğüne ve yoldan çıkmışlığının açıklığına rağmen cahil insanların Bağdadi’ye tabi olduklarını görmekteyim. Öyleyse diyebilirim ki; bu insanların açıkça belli olsa dahi DECCAL’e tabi olmalarına şaşırılmamalıyız.

(…) Haricilerin özelliği şüphelere ve medyaya inanmak olduğu için Deccal’e tabi olmaları kolaydır.

(…) Kişi Siyah Sancaklılar, Merc-i Dabık (Melhame-i Kübra) gibi müteşabihlere bağlı kaldığı zaman bir gün ona tabi olur bir gün buna. Ve böylece sapıtır.

(…) Deccal’in alnında kafir yazılı olduğu halde neden Haricilerin sonuncuları ona tabi olur? Çünkü; onun yanında şüpheli şeyler vardır. Bu Cennet ve Cehennemdir der ve ona tabi olurlar.’ [ek-4]

Allah, hatırlatmayı emrettiği için ben de sadece hatırlatıcı oldum.[10] Maalesef günümüz insanları müslüman kanının haramlığı[11] ve tekfirin tehlikesi[12] konusunda açık ayet ve sahih hadislerle (yani Hakk ile) uyarıda bulunmamıza rağmen şehit fotoğrafları, rüyalar, menkıbeler ve kıyamet alametleri ile bize cevap vermektedir. Biz de bu kardeşlerimizin yoluyla onlara tekrar hatırlatmada bulunmak istedik.

Hidayet Allah’ın elindedir, dilediğine dilediği şekilde hidayet verir.

Sen hatırlat, hatırlatmak müminlere fayda verir.’[13]

Faydalı olacaksa insanlara hatırlat. Allah’tan korkan öğüt alacaktır. Bedbaht olan ondan kaçınacaktır.’[14]

Ben evvela kendim, sonra kafası karışık kardeşlerim ve sonra da tüm Müslümanlar için Allah’tan bizi Hakk’a ulaştırmasını ve Deccal’in fitnesinden korumasını diliyorum.

Sözlerimizin sonu alemlerin Rabbi Allah’a hamddir.

***

Twitter: @EymenHamza

-DİPNOTLAR-

[1] Buhari, Kitab-ul Fiten, 26.bölüm, hadis no:7122

[2] Müslim, Fitneler ve Kıyametin Alametleri, 6.bölüm, hadis no:7191

[3] Buhari, Kitab-ul Fiten, 26.bölüm, hadis no:7129

[4] Kudüs’e yakın bir yer.

[5] Müslim, Fitneler ve Kıyametin Alametleri, 20.bölüm, hadis no:7299,

[6] Buhari, Kitab-ul Fiten, 26.bölüm, hadis no:7131

[7] Buhari, Kitab-ul Fiten, 26.bölüm, hadis no:7122

[8] Müteşabih: manasını tam bilinmeyen, hüküm çıkartılması zor olan

[9] Müslim, Fitneler ve Kıyametin Alametleri 16.bölüm, hadis no:7226

[ek-1] Müsned: 6952, Hakim: 8558

[ek-2] İbn-i Mace: 174

[ek-3] Sünen-i Ebu Davud, Fitneler Kitabı, Fitneler ve Alametleri Bölümü 3. Hadis, hadis no:4244

[ek-4] Bid’at Ehlinin Yayınlarını İzlemenin Hükmü

[10] Ğaşiye Suresi:21

[11] Nisa Suresi: 92-93

[12] Nisa Suresi: 94

[13] Zariyat Suresi: 55

[14] A’la Suresi:9-10-11

EYMEN HAMZA/KÜRESEL ANALİZ

 

BU HABERLER DE VAR!

Rockefeller ailesi hakkında arşivlerimizden çıkan şok belgeler! Osmanlı tarafından kara listeye alınmış

Hafta başında 102 yaşında ölen David Rockefeller’in dedesi John Davison Rockefeller’in kurduğu vakıf Birinci Dünya …

4 Mısır askeri Sina’da öldürüldü

Cihad yanlısı gruplarla çatışmaların sürdüğü Mısır’ın Sina bölgesinde, dört asker öldürüldü. Zırhlı araca gerçekleştirilen bombalı …