Cumartesi, 25 Mart 2017

Ebu Katade el Filistini’nin IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’ye yazdığı açık mektub:

Ortadoğunun ünlü ilim adamlarından Ürdünlü Ebu Katade el Filistini’nin, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’ye yazdığı açık mektubu tercüme edildi.

Ebu Katade el Filistini’nin IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’ye yazdığı açık mektub:

İşte şuanda, sizlere karşı savaşılmasının gerekliliğini vurgulayan fetvalarımı geri çekmemiş olmama rağmen sana bu satırları yazıyorum. Çünkü sizler, selefiniz olan haricilerin yürüdüğü yolu, yöntem olarak benimsemeye devam etmektesiniz. Şüphesiz benim seninle yaşadığım ihtilafın, dünyalık bir arzudan, ganimet yarışından ve hevaya tabi olmaktan kaynaklı olmadığını sende çok iyi bilmektesin. Sizin aleyhinizde konuşurken, konuştuğum konularda Allah’ın huzurunda duruşuma ve şer’i kaidelere arz etmeden tek bir laf etmedim. Şayet iyice düşünürsen benim dini anlayışımın, insanları zan ve şüphe ile tekfir etmeyen ve nefse ödün vermeyen müslümanların dini anlayışıyla birebir uyuştuğunu göreceksin. Ben müslümanlara ve canlarına kast edenlerin dışında bir kimsenin kanını helal görmedim. İşte benim sizinle yaşadığım problemin aslı budur. Sonra benim sizinle yaşadığım diğer bir ihtilaf ise, sizin hilafet ilanına cüret etmeniz ve kendini dünyada yaşayan bütün islam ümmetine halife olarak atamandır. Sen kalkıp kendi taifeni, müslümanların cemaati olarak gördün ve sana itaat etmeyen ve senin hilafet şemsiyen altına girmeyen -yeryüzünde Allah yolunda savaşan- bütün grupları ve örgütleri fes ettin. Ki bu hilafet, hiçbir kimseyi muhatap almayı gerek görmeden, kimseyle istişare etmeden duyurduğun ve ayrıca haklarını eda etmeye güç yettirememene rağmen ilan ettiğin hilafettir.

Ben şuanda namazına devam eden ve her namazında Allah (azze ve celle)’nin “yalnızca sana ibadet ederiz ve yalnızca senden yardım dileriz” sözünü tekrarlayan bir adama hitap ediyorum. Umulur ki o namaz bu açık mektupta da zikredeceğim yaptığın şeylerden dönmene sebep olacak güzel şeyler peyda eder. Ben batıl sahibi bir kimsenin batılından, zalim kimsenin zulmünden ve cahil kimsenin cehaletinden dönmesini imkansız gören bir kimse değilim. Nelerin döndüğünü biliyorsan ve müslümanların diyarlarında hangi olayların yaşandığını araştırıyorsan benim söyleyeceğim şeylerin doğruluğunu en iyi anlayacak kişinin sen olduğuna inanıyorum. Sen kendi nefsini müslümanların tamamına bir sığınak kıldın, şeytanların ve düşmanların şerlerini onlardan def ettin!

Bir sene geçti ve sen müslümanların halifesi olduğunu iddia ettiğin ilanı daha fazla artırdın. Köprünün altından çok sular geçti. Bu hilafet ilanı hayır mı oldu şer mi diye Allah’ın huzurunda bir an olsun düşünmez misin? Senin bu hilafetinin, cihada ve mücahitlere hayır olduğunu ve müslümanlara bir rahmet olduğunu mu gördün yoksa islam ümmetine ve özellikle mücahitlere bir şer ve vebal olduğunu mu gördün.

Belki de sen şöyle diyorsundur; İşte biz şuanda Irak bölgesinde zındıklar ve mürtedlerle savaşıyoruz. Bu senin kendini halife ilan etmenle başlamış bir cihad mıdır? Yoksa seninde müntesibi olduğun rahmet ve bereket cemaatlerin mirası mıdır? Bu cihadı ortaya çıkaran sen değilsin ve senin başlatmış olduğun hilafette değil! Kapılardan bir kapıda veya mekanlardan bir mekanda hayır cihadı namına ne kattın? Yoksa sen hilafet ilanıyla bir adamın kalbinde ki birlikleri paramparça mı ettin ve aralarında sadece şeytan ile dostlarının sevinç duyacağı şerler mi peyda ettin?

Namaz kılan bir insanın kaybetmeyeceği kalan aklınla ve kalan dininle düşünmeye çalış ey adam! Hilafet ilanınla cihad ve cihad ehline ne gibi bir fayda sağladın? Müslümanlara ne tür bir fayda sağladığını sorma gereği duymuyorum bile.

Senin hilafetin, islam ümmetinin tamamının arzuladığı raşit hilafetten umulan bir adam gibi birisini ortaya koyabildi mi?

Senin hilafetin, cihat ehli için bir toprak mı fethetti yoksa senin, orduların ve yanında bulunan komutanların mücahitlerin elinde bulunan toprakları fethetmek için mi çabaladı?

Şuradan buradan adamların sana biat etmesi seni mutlu etti mi? Bu kimseler cihad için yeni maddeler midir? Yoksa onların sana biatı cihat yürüyüşünü zayıflatmakta mıdır? Aksine sana ait bu fitnenin girdiği bütün sahalarda şahit olunduğu gibi mücahitler arasında hasıl olmuş bir musibetten başka nedir bu?

Ey Kuran kıraatinde doktora sahibi! Ne yaptıklarını bilmeyen, kendileri için sorun olmayan ve hiçbir kuvveti bulunmayan kimseler için sevinmen ve bu kimselerle hilafet gücüne boyun eğen vilayetler ilan etmen doğru mu?

Harameyn’de, Yemen’de, Libya’da ve Horasan’da aklen, lisanen ve şeran bu bölgelerin vilayetler olarak isimlendirilmesine inanman doğru mu?

Bu vilayetler kendilerinde şeriat uygulanan vilayetler mi? Bu vilayetlerde bulunan müslümanların canı, malı ve ırzı güvence altında mı? Bu vilayetler senin emirlerini mi yerine getiriyor? Senin gücüne boyun mu eğiyorlar? Yoksa onlar, en büyük özellikleri mücahitlere karşı suikast düzenleyen, onlara karşı hileler yapan ve onları imha etme peşinde olan ve geneli çetelerden oluşan bölükler mi? Senin zihninde ki ve aklında ki vilayet ve hilafet bu mu ey adam?

Bu şeytanın sana karşı bir hilesi ve bir aldatması mıdır? Yoksa sen onun dostu ve kıyamet günü bütün sorumlulukları taşıyan kimse misin?

Yüzün ak olsun ey adam! Sizin yenilediğiniz en değerli şey kadınların tutsak edilmesi! Bununla övünün! Hilafetinizin ortaya çıkardığı en değerli şey kafir ve mürted zannettiğin mücahitlerin katledilmesi! Bununla da övünün!

Sana hatırlatıyorum; Irak’ta bizler savaşıyoruz argümanlarıyla gelme. Sana söylendiği gibi bu sizin hilafetinizin ve sizin ortaya çıkarttığı bir şey değildir. Aksine Irak’ta bulunan cihat, sizin sövdüğünüz ve en çirkin lafızları kullandığınız, en kötü lakaplar taktığınız, hayırlarını aldığınız ve sövgü, tekfir, tebdi ve öldürme gibi şerlerle karşılık verdiğiniz en hayırlı insanların ve önderlerin mirasıdır. Sende çok iyi biliyorsun ki şuanda tekfir ettiğini ve sapık gördüğün bu cemaatler olmasaydı sizin bu şerlerinizde olmayacaktı. Hatta şuanda övündüğünüz beldenizde zındıklara ve mürtedlere karşı yaptığınız cihatta olmayacaktı.

Ey adam bak bir sene geçti. Akıllı kimse nefsine müracaat eder ve amellerinin muhasebesini yapar. Kişileri verdiği meyveden tanırsın denilmiştir. Mücahitlerin saflarını ayırmaktan, onları öldürmekten, onları aldatmaktan ve en hayırlılarını öldürmek için avlamaktan başka ne yaptınız?

Bazı öncüleriniz şöyle diyorlar: Roma’nın fethini düşünün. Önünüzde müslümanların cesedinden ve kafirlere muvafakatten başka bir şey olmadığı halde bunu siz diyorsunuz!  Yoksa bu Roma fethedilmeden önce alınan malın başını fethetmek için uygun başlangıçlar mıdır?

Sizler ile müslüman arasında olan şey kopukluk ve parçalanmışlıktan başka bir şey değildir. Yaptığınız hiçbir şey yoktur ki şeytan sizi aldatıp insanları severek değil korkarak size sevk etmesin. Ancak bunlar şer ve buğz olarak dönecektir. Şehirler sizin yönetiminiz altına düşmeye başladı. Bu sizin kuvvetinizle değildir; ilahi belanın size olan ikramıdır. Her geçen gün daha bir düşüştesiniz. Bazı insanların sana şuradan buradan katılmasına sen vilayet gibi büyük lakaplarla isimlendiriyorsun. Senin bunların hilafetin manasını kaldırabileceklerine gerçekten aklın eriyor mu?

Son olarak; Tevbe kimsenin elinde değildir. Tevbe bizzat senin elindedir. Eline bulaşan kanların, safları parça parça etmenin, gönüllere verdiğin sıkıntıların, dilinizden dökülen batıl hükümlerin ve bu cehaletinizin sebeb olacağı ateşten kurtulmaya güç yettirmen ancak senin elindedir.

Elhamdulilallahi Rabbil Alemin.

Ebu Katede el Filistini

Kaynak : İncanews

 

 

BU HABERLER DE VAR!

Feylakur-Rahman’ın Drone ve Gopro kamerasından Şam-Cobar cephesi görüntüleri

Üç gün önce Tahrir Şam, Ahraruş Şam ve Feylakur-Rahman öncülüğünde gerçekleştirilen Şam saldırılarında “Allah’ın kulları Cobar’da …

İslam karşıtı milyarder David Rockefeller öldü

Yahudi işadamı Chase Manhattan Bankası’nı uzun süre yöneten David Rockefeller, 101 yaşında öldü. Dünya ekonomisinde …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir